Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

FINDIĞIN MI VAR, DERDİN VAR!

Türkiye’nin en fazla döviz girişi sağladığı ihraç ürünü fındığı üretenlerin her yıl yapılan tartışmalara karşın sorunları sürekli büyüyor. Odaların, borsaların, çeşitli kurumların fındık gündemli tartışmalarında, hazırlanan ‘raporlarda’ öneriler sunulsa da problemlerin yalnızca ‘tartışma’ boyutunda kalması çözümsüzlüğü derinleştiriyor. Yaptırım gücü zayıf üretici fındık üretimi süresince harcama paralarını tüccardan karşılamak zorunda kalınca fındığı toplamadan tacire teslim etmiş oluyor. Yine üretici Eylül'de yapması gereken harcamalarla borç ödeme zorunluluğundan fındığı pazara erken indiriyor. Buna bir de Karadeniz dışında yaşayıp fındık toplama zamanı gelenler eklendiğinde piyasaya sürülen fındığın oranı otomatik yükseliyor. Devlet fındığı milli ürün ilan etmediği sürece çiftçiye ‘pazara fındığınızı indirmeyin’ masalının inandırıcılığı yoktur. Tüccar ve ihracatçı da bunu bildiği için serbest pazar politikası gereği fındığı kelepire kapmaktadır. Fındık simsarları üreticiyi, ürününü ucuza pazara indirmeye zorlamak için fiyatları düşürüyor. Gaye ne? Fiyatı düşürerek piyasada ve üreticilerde panik ortamı oluşturmak suretiyle saklanan ürünlerin pazara indirilmesi hedefleniyor. Fındıkta, Ordu'yu ve ülkemizi kalkındıracak girişim becerisini ön plana çıkaran bir model geliştirmek şart. Devletimiz diğer tarımsal ürünler pamuk, tütün, ayçiçeği, buğdayda olduğu gibi Türkiye'nin gıda lokomotifi fındıkta da her yıl taban fiyat açıklamalı ve alımlarla piyasayı yabancı tekellerin denetiminden kurtarmalıdır.  Hükümet sektörün, yatırım ve istihdamını devam ettirebilmesi için fındığın korunma tedbirlerini artırması gerekir. Fındıktaki fiyat hareketleri belirsizlikleri üreticiyi derinden sarsmaktadır. Devlet fındığa 'üvey evlat' muamelesi yapamaz. Her seçim döneminin siyasi çerez malzemesi değildir. Karadeniz’de fındığın hayatına etki etmediği hemen hiç kimse yoktur. Son zamanlarda Karadeniz köylüsüne, fındık bahçelerini sökmesi, yerine kivi dikmesi yönünde bir dayatma var. Kivinin Karadeniz’de ekilmesi şart değildir, çünkü her iklimde yetişir; ama fındık her iklimde yetişmez; Karadeniz bölgesinin bitkisidir. Karadenizliyi fındık üretiminden vazgeçirmeye yönelik sinsi politikaların nedeni, dünyada fındığın kakao ile birlikte şekerleme vs. ürünlerde Amerikan bademine rakip bir bitki olması mı? Fındığın başına çorap örülmesi, acaba şeytan ABD’nin başından mı çıkıyor? Türkiye’de fındık üretim alanlarının daraltılması amaçlanıyor. Devletin bayır aşağı sarkan ağaçlardan bin zahmetle fındık toplayan gariban çiftçinin elinde kalan bütün ürünü alma politikasından vazgeçmesi, bu daraltmanın adımlarından biri mi? Hangi yönden bakarsanız bakın, Türkiye'deki fındık meselesi mide bozucu değil, düpedüz sinir bozucu hal almıştır. Nasıl ki; biri kabuk bağlamış yaramızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanama başlıyor yeniden, işte fındıkta öyle... Avucundaki fındığı satışta zorlanan üretici kesinlikle sahipsizdir.  Çilekeş üretici, 'boş laf üretme merkezlerinden' ümit olmadığının farkına varıp, tez vakitte teşkilatlanmalı.

*

Ordu'nun yaralarına dokunmak için!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?