Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

Fuhuş aldı başını gidiyor!

Bu yazı keşke yazılmasaydı. Yazı, fuhuş kölesi kadınların sesleri çıkmadığı için yazıldı ama sesleri çıksın diye de yazıldı... Sosyal çöküntünün eşiğindeki Türkiye'nin içten içe kanayan yarası, artık sanayileşen, tutması imkânsız bir kartopuna dönen fuhuş sektörü ahlaki erozyona paralel olarak katlanarak artıyor.

Fuhuş canavarının baş hızlandırıcısı televizyon dizileri en sarsılmaz aile kalesine her gece özendirici mahiyetteki müstehcenliği sokarak, aynanın kenarındaki fotoğraflar misali hayat parçacıkları savruk ailelerin kızlarına 'kıyısız' bir hayat sunmaktadır. 'Canlı kadın eti pazarı' genelevlerde kayıtlı binlerce hayat kadını çalışıyor, binlercesi vesika beklerken, binlercesi de gizlice fuhuş yapıyor. 

TCK’da zinanın suç olmaktan çıkartılmasıyla fuhuş olayları inanılmaz artış gösterdi. Fuhuş yaygınlaştıkça uyuşturucu madde bağımlılığı da hızla artmaya başladı. Kimi pervasız insanlar, araç camlarına, kaldırımlara, kapı altlarına kartvizitlerini alenen atmaktan çekinmez oldular. 

Ahlâki ve manevi erozyon korkunç boyutlara ulaştı. Çetelerin en büyük hedef kitlesi olan genç nesiller devasa bir bataklığa doğru sürükleniyor. Türkiye, büyük bir belanın içine düşmüş durumda. Devletin tüm idarecileri ve kurumları bu fuhuş pazarı ile mücadele etmelidir. Bu ülkedeki seks köleliğine artık son verilmelidir. 5237 sayılı fuhuş suçu ve yaptırımlarını tanımlayan Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesindeki ceza oranları daha ağırlaştırılmalıdır. 

Akşamın siyah ağı, günün ipliklerinde dokunurken, şehvetini yemleyen insan! Nefsin; üzüm hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin? Başkalarının namusunu çalan,   kendi namusunu kaybeder, unutma! Üzerine titrediğimiz toplumsal yapımızın 'çimentosu' aile kurumunun temel taşı, ayaklarının altından Cennet'e baktığımız kadın kutsaldır.  Cinsel eziyet, işkence, aşağılama, horlama gibi insanlık onuruna yakışmayan bu fuhuş köleliğine kim dur diyecek? İnsanı kaybetmekten daha kötü bir şey vardır: İnsanlığın anlamını kaybetmek...

Türkiye; erkek cinselliğinin sınırsız özgürlüğünü savunup da, kadınlara ahlak kriteri koyan çarpık fikir yapısının bir ürünü genelevlerle ne zaman yüzleşecek? Dünyadaki en sağır edici ses, yüreği yıldızlara, hasreti gönül direğine asık, acı çeken kadının suskunluğudur. Aslında güzel görünmek için değil, acılarını gizlemek için makyaj yapan, bedenlerinin vurulduğu soğuk yerde bir kapının aralığına biriken bakışların arasında kendi gözlerine yer arayan kadınların gözleri 'idam sehpasıdır' ve bu yüzden derindir göz çukurları. Bilekleri izlerle doludur. Ama kadın kollarını saklamaz. Çünkü saklanacak yarası kalbindedir!

Kayalık yarıklarında yuvalarını kurmayı bekleyen deniz kuşları gibi, biraz çaresizlik, biraz itilmişlikten yüzlerine iş-aş kapıları kapalı tutulduğundan ötürü bataklığa düşmüş, düşürülmüş 'avlar' için devletin kurtarma projeleri nelerdir? Yoksul, işsiz ve sahipsiz kadınlara yönelik sosyal güvenlik ve yardım mekanizmaları hızla işletilmelidir. Yaşadıkları, yaşamadıklarını yaşamasına engel gamlı kadınların kanayan yaraları sarılıp topluma kazandırılmalıdır. Sonuç olarak kimsenin tercih ve hürriyetine dokunamayız ancak, bireyler zorla cinsel zorlamaya itilmemelidirler. Kanun ve yasaklar, fuhuş yapanlara ve yaptıranlara engel olabilmelidir. 

*

Onların kırık hayalleri, hıçkırıkları, çığlıkları çok yerde karşımızda. Yalnızca Türkiye'nin bir kentinin umumhanesinde değil, bu yazının satırları arasında da...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.