TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

İŞTE TÜRKİYE'DE EĞİTİMİN HALİ (2)

Üniversite giriş sınavları eğitim sistemimizin aynası. Bugün talebelik, ilim yolculuğu değil, diploma avcılığıdır! Eğitim fakülteleri 'puanı yettiği için başvurulan okullardan çıkarılıp, 'öğretmen' olmak aşkıyla yanıp tutuşanlarca tercih edilen nezih kurumlar haline getirilmelidir. Bu işe gönül verenlere kapılar ardına kadar açılmalı. Fakültedeki öğrencinin, atanamayan öğretmenler kervanında yer alma kaygısı, meslekteki gelişimlerine engel olmaktadır. Kamu Personeli Seçme Sınavından yeterli puan kapma hayaline kavuşamadığında, iyi bir öğretmen olma önceliği, henüz birinci sınıfta KPSS 'celladına' kurban edilmektedir. Öğretmen adaylarımızı KPSS kabusundan kurtaracak alternatif çözümler üretmeli. Memleketimizde en başarılı öğretmen en çok ödev verendir anlayışı hala sürerken, Finlandiya’da öğrenmenin yeri okul görüldüğünden öğrenciye ödev verilmez. Bu yüzden Finlandiya’da akşamları çocuğunun proje ödevinde kartona boncuk dizen veli yok. Ders kitapları nadiren kullanılır. Amaç dersi derste öğrenmek. Rekabetçi ve ezberciliğe dayalı bir eğitim yerine düşünmeye dayalı eğitim verilir. Türkiye'de döngü bu kadar kısırken, sistemin üretken bireyler yetiştirmesini beklemek elbette güç. Finlandiya’da, okul kantinlerinde su, süt ve meyveden başka hiçbir şey yok. Bizde okul kantinleri sahil otellerin açık büfesi gibi ne ararsan mevcut. Bu da son örnek olsun! Finlandiya’da, eğitimin amacı kişilik yaratmak. Toplumun merkezinde yer alan okul sadece eğitim hizmeti değil, sosyal hizmetler de sunuyor. Toparlarsak; Eğitim kıvılcımla ateş yakmaktır, boş bir kabı doldurmak değildir. Çocukların öğrenme ihtiyacı  desteklenirse eğitim kalitesi de o kadar yükselir. Öğrenmeyi kişiselleştirin. Yani standart eğitim düzenini değil, kişiye özel eğitimi destekleyin. Kalplerde sevinç, gözlerde ışık dolu eğitim görmek istiyorsak rekabete değil, işbirliğine ve eşitliğe önem verilmelidir. İşin ilginç tarafı da “Başarınızın sırrı nedir?” diye sorulduğunda “Öğretmenlerimizdir” diyorlar. Altı kalın çizgilerle belirginleştirilecek en can alıcı nokta burası. Farkı anlamak ve her genç 'meşalenin' Türkiye'yi aydınlatmasını arzuluyorsak, devleti yönetenler şapkasını önüne koyup bir kez daha düşünmesi, verimsiz ve etkisiz sistemi gözden geçirmesi şart! Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüzyıl içinse insanları eğitin. Çünkü, iyi bir eğitim bir çocuğun hayatını değiştirebilir. Bir çocuk değişir, Türkiye değişir.

Bazen aynı dilde konuşmak yetmez. Bir de aynı yerden anlamak gerekir...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.