TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

KARADENİZ'DE HAYVANCILIK BİTTİ

Daha düne kadar yeryüzünde kendini besleyebilen yedi ülkeden biriyken, bugün tarım ürünleri ithalatı, ihracatı geçmiş durumda. Bu nedenle köylümüz, çiftçimiz tam manasıyla bitik vaziyette. Şimdi de çiftçinin diğer gelir kaynağı hayvancılık da bitmek üzere. Atatürk'ün 'Türkiye bir tarım ülkesidir' anlamına gelen "Köylü milletin efendisidir" sözü de böylece zamanla hükmünü yitirmiş oldu. Et fiyatlarındaki yükselişi durdurmak için ithalat kararı alınması hayvancılığı çöküşün eşiğine getirecektir. Latin Amerika ülkelerinde yeterli sayıda hayvan kalmaması nedeniyle hükümet, son çare Güneydoğu Asya'da özellikle Hindistan ve Tibet büyükbaşlarının ithalatına yöneldi. Bibos ve Poephagus alt cinsi sığırların gümrük vergisi yüzde 135'ten yüzde 26'ya düşürüldü.

Körfez krizinin ardından bir süre Hindistan ve İran'dan süt ürünleri alan Katar'lı işadamı o ülkelerin ürünlerinin kalitesizliği nedeniyle Türkiye'yi seçmişti. Trabzon'dan Havza'ya kadar yayılan alanda tüm firmaları ziyaret etmiştik. Süt talebini karşılayacak hiçbir firma çıkmadı. Hatta Trabzon'un en önemli peynir firması sahibi fabrikasını Balıkesir'e taşıyacağını bildirdi. Hayvancılıkta ekonomik durum çok kötüleşti. Çiftçiler hayvanlarını daha buzağı döneminde satıyor. Mahalle kasabı kesecek hayvan bulamıyor. Büyükler alıyor, kırılma noktası bu. Mera alanlarının her geçen yıl daralması nedeniyle hayvan üreticileri hayvanlarını daha çok ahırlarda yem ile beslemek zorunda kalıyor. Yem fiyatlarına yapılan zamlar hayvan üreticiliğini çıkmaza sokuyor. 

Karadeniz, tarım ve hayvancılıkta geri bir noktada. Coğrafi şartları uygun olduğu halde mesleğini sürdürebilen kişi sayısında büyük azalma var. Sektörde pazarlama zincirinin uzunluğu göz önüne alındığında üreticilerin yaşadığı sıkıntıların hafife alınmayacak, büyük sorunlar olduğu görülmektedir. Et ve Balık Kurumu görev zararından kurtulmak için perakende et fiyatına zam yaparken besiciden aldığı karkas etin fiyatını artırmaması besicilerin tepkisine neden olmaktadır. Sürekli artan girdi maliyetleri nedeniyle süt-yem paritesindeki bozulma süt hayvanlarını erken kesime götürüyor.

Gelelim hayvancılıkta öne çıkan temel sorunlara.
1-Yem başta olmak üzere yüksek girdi fiyatları nedeniyle üretim maliyeti çok yüksek.
2- İthalat politikasıyla ülkeye yerli üreticinin maliyetinin çok altında fiyatlarla canlı hayvan ve et ithal ediliyor.
3- İşletmelerin ürettikleri et ve sütün pazarlanmasına yönelik planlama yapılmaması.
4- Yüksek verimli kültür ırkı veya melezlerin sürü oluşturulmaması.

5- Yem/süt paritesindeki dengesizliğin giderilememesi.

6- Çok sık mevzuat değişiklikleri nedeniyle sektörün önünü görememesi.

7- Hayvancılığın gelişimi için yem ve besicilik eğitimleri eksikliği.
8- Kredilerin geri ödemesinde sıkıntı yaşanması.

Özetin özeti; Türkiye’de tarım politikaları artık nutuklardan öteye geçmek zorundadır. Ülkemizin, coğrafyamızın hayvan varlığını artırarak, kendi kendine yeten bir ülke haline gelmeliyiz. Derdi çeken çözümü de en iyi bilebilendir. Bir çift sözde üretici birliklerine; ticari faaliyetler yapmak yerine önce hayvancılığın önündeki problemleri giderecek çözümlere odaklanın. Çünkü o tarafta da işler pek iyi gitmiyor ve çözüm daha fazla ithalat değil.

*

Bizden söylemesi…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.