TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

KATİL TOHUMLARA SON!

Ekmeğimizle, oynadılar! Toprağımızla, sağlığımızla... Tarım ilaçları maskesi altında zehirlediler topraklarımızı. GDO’lu ürünleri “daha verimli” diye dayattılar. Artık top tüfek yerine, katil tohumlarla geliyorlar. Silahlı işgal yerini, tohumlara bıraktı. ABD, Irak’ı işgal ettikten sonra, yaptığı ilk iş Iraklı çiftçinin tohumunu elinden almak oldu. Ebu Garip Tohum Merkezi’ni vurdular. Burada M.Ö 8000 yıllarından beri çiftçiler tarım yapıyorlar. Her yıl ürettiklerinden, tohumluk ayrılarak, bir sonraki yıl ekerek, on bin yıllık bir tecrübe söz konusuydu. Sonra, ABD tohum şirketlerine mahkûm etti koskoca Irak’ı. Tohumun dili olsa da konuşsa! Afganistan’ın altını üstüne getirdiler, aynı şeyi yaptılar. Ülkenin tarımını bitirdiler. Hem Irak hem Afganistan’da şayet çiftçi, geleneksel tohuma dönecek olursa, ağır para cezası ve hapis cezası veriliyor. Arjantin'e, mısır ve buğday ekimini bıraktırıp açlığa mahkum ettiler. Soya dışında bir şey üretemez oldular. Meksika ve Brezilya’da da durum aynı... Bu yamyam çete birçok ülkenin yeraltı ve yer üstü zenginliklerini gasp etmekle kalmadı, topraklarını da zehirledi. Ölüm saçan tohumlar, savaştan daha fazla insan öldürüyor. Dünya tohum piyasasını elinde tutan İsrail, Genetiği Değiştirilmiş Organizma tohumlarla Türkiye'yi amansızca vurmaya devam ediyor. Arılar, kuşlar, böcekler ve rüzgâr gibi tozlaşmayı sağlayan etkenler genetiği değiştirilmiş polenleri ülkemize taşıyor. Gen kaçışı yoluyla yerli ürünlerimiz kanser değişikliğine yol açıyor.

Bu bulaşma sonucu bitki çeşitliliği de azalıyor. Bu nedenle yediğimiz içtiğimiz zehir!

İsrail'den gelen tohumlar çevreyi, eko sistemi korumayan tamamen kazanç ve sömürge amaçlıdır. Bu tohumların sadece bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. Fakat bunları bir defa almakla kurtulamıyorsunuz. Tohum toprağa ekildikten sonra artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz. Genetik tohum o toprağı bozuyor. Artık hep bu dandik tohumu kullanmak zorundasınız. İlerleyen zamanda ise toprak kanser maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor. Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana yanında kanser bedava! Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç pazarını da kontrol altına alıyor. Türkiye'de her yıl yüz binlerce kanser vakasının rastlanması asla tesadüf değil.

Anadolu'nun verimli toprakları son yıllarda uygulanan yanlış tarım politikasıyla her geçen gün daha da çoraklaşıyor. Kafa kurcalayan soru şu; Son derece tehlikeli GDO ithalatının önüne niçin geçilemiyor? Bu sorunun cevabı mı yok yoksa, tohumu dert edinmiş yetkili mi? Türk tarımı İsrail'in kontrolüne geçmek üzere! Bu GDO'lar sadece sebze ve meyvelerde değil, bebek mamasından çikolatalara kadar yüzlerce üründe bulunuyor. Neden kanser oluyoruz, anladık mı acaba!

Son yıllarda sıkça yaşanan arı ölümlerinin arkasında GDO'lu tohumlar olabilir mi? Tohumun ithal edildiği bir ülkede, tarım ve hayvancılığın gelişmesi beklenemez. O halde ne yapmalıyız?

Tek çare; İsrail'in 'katil' tohumlarına son vererek, lezzeti, tadı, kokusu ve dayanıklılığıyla kendini ispatlayan yerli tohumlara yönelmektir. Kendi tohum bankamızı kurma çalışmalarını hızlandırmalıyız. Tohum, gıda geleceğimizin sarsılmaz temelidir. Tohumu kontrol eden, gıda geleceğini de kontrol eder.

*

Tarımda hayaller Paris, gerçekler Bangladeş!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.