Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

KÖPRÜBAŞI'NA SAAT KULESİ YAKIŞIR

Türkiye’nin tüm şehirlerinde var... Bölgedeki diğer birçok İlde, hatta orta boy sıradan bir şehirde bile var. Fakat tabelasında 'Büyükşehir' ibaresi bulunan Ordu'da hala bir saat kulesi yok. Kentlerin kültürünü, tarihini, mimarisini en iyi yansıtan mekânlardır saat kuleleri. Dünya'nın önde gelen şehirlerine baktığımızda dikkatleri ilk olarak saat kuleleri çeker. Bir şehri keşfetmeyle ilgili ilk heyecanı son tepeyi aşıp kenti yukarıdan gördüğümüz an hissederiz. Fakat bu gördüğümüz kentin kendisi değil gölgesidir aslında. Kentin asıl kimliğini içlerine girdiğimizde keşfederiz. Binalar kent estetiğinin çok önemli unsurlarıdır ama yapıları yan yana dizerseniz ortaya bir kent çıkmaz. 

Göğe akan bir ırmaktır zaman... Ve zamanın görünen yüzü saatler nice yolcunun şehre geliş ve gidişini denize fısıldar. Nice başlangıç ve vedaları. Nice buluşma ve kavuşmaları... Sağlıklı şehir; kent sakinlerine medeniyet çizgisiyle doğru orantılı mimari dokular sunabilen fiziksel mekânlardır. Ordu’nun şehircilik planında, gelişmiş ülkelerdeki ''zaman kültürü'' yok. Bülbül deresini vatandaşın izlemekten keyif duyacağı bir cazibe alanına dönüştüren Büyükşehir Belediyesi'nin Köprübaşı mevkiine fındığımızdan izler taşıyan saat kulesi tasarlaması kent içi turizmine ''nane ferahlığı'' tazeliği katacaktır. 'Dikiz aynası' misyonundan öte işe yaramayan çardakların yaya geçişlerinde lüzumsuz yığılmalara sebep oluyordu. Yeni düzenlemeyle yürüyüş mesafe alanı oldukça genişletildi. 

Matematik düzeniyle hareket eden kâinatta sayılar ve şekillerin güç yüklediği sembollerin insanı derinden sarsan büyüleyici dilleri vardır. Şehrin turizm imajını güçlendirmek için günün bölünmesi ve sosyal hayatın planlanmasında önemli bir araç olan saat kulesinin bir süs olmanın ötesine geçen farklı anlam ve görevi vardır.

Kıyıda martıların Sema'ya resim çizdiği, her yanı ılık süt tadında saran havada, Güneşin altın tozunu çiçeklere toz serper gibi savurduğu gün ortasında, öğrencilerden dolmuş yolcularına, saat kulesi altında buluşan her yaş gurubuna, herkesin hayatının kesiştiği en yakın arkadaştır akreple yelkovan. Gökyüzünün ihtişamını gölgeleyen çarpık binaların arasında yüreğimizin derinliklerinden gelen buyruğa uyarak zamanın dilsiz şahitleri saat kulesine sığınsak, gürültü kirliliğinde eksilmeden önünde hatıra fotoğrafı çekinsek, şehrin ruhumuza ilişmeye çalışan negatiflerini tesirsiz hale getirebiliriz belki.

Ne olur sanki... Fındık motifli bir saat kulemiz olsaydı. Ne olur yani Belediye şaşırtsa bizi. Aklımızdan geçeni getirip koysa karşımıza.

Gölgesinde sevinç çığlıkları atarlar mı martılar?
Lodos nazik davranır mı tuz kokan duvarlarına

Denizlerin en mavisini biz gibi seyreder mi?

Söyleyin ne kadar sever Ordu bizi? 

*

Yelkovana benzeyen bir kalemle yazıldı bu yazı! 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?