Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

KUZEY KORE AMERİKAN EMPERYALİZMİNİ SONLANDIRABİLİR

1950-1953 yılları arasındaki savaşta ABD, Kuzey Kore’nin 78 şehrini, binlerce köy ve kasabasını haritadan sildi, nüfusun yaklaşık 9 milyonunu öldürdü. Sinuiju şehrinde 12 bin binadan sadece bin tanesi, Kanggye'de 8 bin binadan sadece 500’ünün ayakta kaldığını hatırlatırsak yıkımın boyutunu anlamak için yeterlidir. Bu acı tablo, Kuzey Korelilerin asla aklından çıkmadı. Savaşın ilerleyen döneminde Kuzey Kore’nin kaybedileceğini anlayan Çin, 250 bin kişilik orduyla müdahil olunca bugünkü şekliyle Kore ikiye bölündü. Ateşkes tamamdı ama, barış anlaşması imzalanmadığı için kâğıt üzerinde savaş hâli devam ediyor.                                                                                                                                                                     

1971-2012 arasında 'düşman kardeşler' bakanlıklar düzeyinde 600 küsur toplantı yaptı. Kuzey’in birleşmek için öne sürdüğü en önemli şart kendisine geçmişte ölüm kusan Conilerin Güney’den çekilmesiydi. Bu teklifin Çin ve Rusya’yı kuşatma stratejisinin çökmesi anlamına geldiğini düşünen Washington yönetimi kardeş ülkelerin birleşmesini engelleyip bölgeye ahtapot kavrayışıyla tutundu. Kore halkının bölünmüş kalmasının günah keçisi Kuzeymiş gibi gösterilse de hakikatta sorumlu Güneydir. ABD diktatörünün sıkça ''haritadan sileriz'' tehditlerinin muhatabı Kuzey Kore'nin sanıldığı kadar kolay lokma olmadığını belirtelim. Huduta yığılı 21 bin top ve füze rampası bulundurması sınırın yalnızca 56 kilometre uzağındaki Seul ve civarındaki                                      25 milyon kişi açısından tarifsiz felaket demektir. Çünkü Kuzey Kore’nin elinde her bir tanesi tek salvoda 350 ton konvansiyonel patlayıcı yüklü füze fırlatabilen çoklu roket fırlatıcıları Güney yakasının başkenti ve ötesini cehenneme çevirecek güçte. Ayrıca Kuzey Kore’nin dizelli denizaltı filosu son derece düşük hızları sayesinde denizde tespit edilmesi çok zor olduğundan, ABD donanmasına rahatlıkla ulaşabilir.

Kuzey Kore’den balistik füze denemelerini ve nükleer silahlanma programını durdurmasını isteyen savaş manyağı Amerika'nın, enik İsrail'in ve BM daimi üyesi ülkelerin sahip oldukları silahlar sayesinde dünyanın geri kalanı üzerinde askeri ve siyasi tehdit oluşturduğunu unutmayalım. Üstelik ABD nükleer cephaneliğini geliştirmeyi sürdürdüğünü ilan edebilecek kadar pervasız. Yani bu ikiyüzlü ülkeler nükleer silahlanmanın engellenmesinden çok, mevcut dengelerin korunması amacına hizmet ediyor. En ilginci ise Japonya'nın, herhangi bir askeri çatışma durumunda Hiroşima'yı atom bombasıyla dümdüz eden ABD'nin yanında saf tutacağını açıklaması, Asya’da en namert ülke olduğunu ispatlar niteliktedir. Sürecin “hangisi daha deli” yarışında kendini kanıtlama çabasına dönüşmüş olması, tarafların geri vites yapma niyeti taşımaması sebebiyle etki tepki döngüsüyle savaş uçurumuna yuvarlanması çok yakın.

Dış istila tehlikesine karşı 'aşırı savunmacı' bir tutum sergileyen Kuzey Kore'nin nükleer başlıklı kıtalararası balistik füze denemeleri Türkiye için endişe gerektirecek bir durum değil, rüzgar esiyorsa bırak söğüt düşünsün, çınara zaten bir şey olmaz. Dünya barışına asıl tehdit bütün kötülüklerin anası ABD ve terörist İsrail'dir. Kendi yağıyla kavrulan Kuzey Kore hiçbir ülkeye zarar vermezken dünyayı Kuzey Kore tehdidi ile korkutan eşkiyanın önde gideni ABD’nin savaş, darbe, cinayet ve katliama karışmadığı ülke neredeyse yok. Gerçekte Kuzey Kore’nin davranışları  emperyalizme karşı caydırıcı amaç taşıyan bir savunma ve Amerika'yı terbiye eden bir reflekstir. Bundan dolayı Kuzey Kore’yi nükleer güç olma çabaları yüzünden kınamak, kahpe ABD’nin arzuladığı algı hedefine büyük bir destektir. Aslı astarı olmayan “aslanlara yem etti”, “sevgilisini astırdı”, “üvey kardeşini zehirledi” cinsinden magazin iftiraların arkasına kapılıp bu propaganda savaşının mezelerinde kaybolup ve bu ispatsız iddiaların ortaya çıkış yerlerinin Yahudi medya kuruluşları olmasını hesaplayamayan bazı kafalardaki boşluk uzayda yok, içler acısı...

*

Siz onlar gibi değilsiniz. Anlar gibisiniz...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.