Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

MALEZYA

22 Mart 2008, Kuala Lumpur... Öğlenin sükûnetinde yavaşça ilerleyip, yorgun ve titrek insanlar arasından, yalnız geçip engebeli banko önünde duruyorum aniden selam dağıtarak. Fındık ışkını kadar ince, kibrit bilekli kadın polisi elinden tutup ilkokula kayıt yaptırmaya götürseniz 'bu daha sübyan' deyip kapıdan içeri sokmazlardı. O kadar ufak görünümlüydü. Merkeze 50 km mesafedeki havalimanından uçsuz bucaksız palmiye bahçeleri arasından geçerek uzaklaşıyoruz. Dünya palmiye yağı üretiminin yüzde 60’ının buradan karşılanıyor. İsmi, coğrafi konumundan dolayı Malayca'da 'çamurlu kavşak' anlamına gelen, kısaca KL. Gombak ile Klang nehirlerinin kesişme noktasında, 1800’lerin başında küçük bir madenci köyü iken, bugün zengin tropik bitki örtüsü, kauçuk üretimi, turistik mekanlarıyla Asya'nın tartışmasız en gözde destinasyonu. Yemeklik yağ ithalatçısı yerel işadamı ile 452 metre yükseklikle gökyüzüne yaklaşma yarışında bir zamanlar dünyanın en yüksek binası özelliğine sahip, şehrin simgesi Petronas ikiz kulelerine gidiyoruz. Kuleye alt katındaki satış ofisinden aldığımız biletle çıkıyoruz. Her birinde 76 asansör bulunan 88 katlı kulenin güvenlik sebebiyle ancak 86. katına kadar çıkılabiliyor. 42’nci katındaki çelik bir köprüde kenar çizgileri belirsiz boşluk gibi durmuştum. 1995'de hurma ve kauçuk ağaçlarının kesilip yerine kurulan, Malezya'nın hem yönetim, hem turizm merkezi  Putra Jaya bölgesinde akşam kırmızı yuvarlak bir külçe, yapay gölün üstüne doğru yavaş yavaş inmeye başlar; yekpare, geniş billur parçası ufuktan misli görülmemiş bir renk ve ışık yağmuru boşanır. Koyu sık çam ağaçlarının köklerinin merdiven basamakları, yosunlu taşların kadifeden minder gibi örtülü tatlı bir serinlik, rüyada duyulur gibi bir pınar şırıltısı masallardan kaçırılmış bir park... Bahar sevincin yeşil şalını şehrin buğulu yüreğine takmıştı sanki. Derme çatma binalara tıkışan bodur insanlarıyla, çığ bir gürültü içinde sallanan beşik gibi çin mahallesinde, birbirine karışmış tiksindirici yemek kokuları arasından hızlı adımlarla uzaklaşıyoruz. Dükkanların vitrin ve raflarında dünyaca ünlü markaların imitasyonlarını herhangi bir çekingenlik duymadan satan 'sakız' esnaflar sizi şaşırtmasın. Kelebek bahçesinde bir ressamın elinden çıkmış hissi uyandıran gökkuşağı kanatlarının desenlerinin büyüsüne kapıldığımız esnada, ansızın bastıran iri taneli muson yağmurundan dinozorları yok eden göktaşından kaçar gibi zıplayarak koşmuştuk.  Şehirde binlerce narin türüyle kuş parkı ve egzotik görünüşlü orkide parkları dönüş yolunda gözlerimizi kapattığımız anlarda aklımızdan çıkmayan güzelliklerdi. Malay kızların hayatta en büyük idealinin Türk erkekleri ile evlenmek olduğunu biraz şaşkın, biraz meraklı gözlerle öğreniyoruz. Her öğünde pirinç, bol baharat ve deniz ürünü tüketilen bir yemek alışkanlığı var. Çürük vişne cinsinden baharat kokulu beş yıldızlı otelde avuçlarına doldurdukları pilavları kafaya dikleyip yemesi Malay halkının kültürünü yansıtan ciddi bir ipucudur. 31 Ağustos 1957'de, İngiliz bayrağının göklerden indirilip yerine Malezya bayrağının asıldığı Merdeka meydanı 'güneş banyosu' yapabileceğiniz en nezih mekandır. Yolunuz bu tarafa düşerse, palmiyeleri kucaklamayı, orkideleri koklamayı ve gökyüzüne bakmayı unutmayın!

                                                *

Rüzgarın yönünü tayin edemeyiz ama geminin yönünü değiştirebiliriz. Haftaya; dünyayı bir kum tanesinde, çölü bir vahşi çiçekte görmek, sınırsızlığı avucunda tutabilmek için tılsımlı ülkede buluşalım.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?