Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

MİLLİ EĞİTİMİN KARNESİ NE DURUMDA?

Ekmekten sonra eğitim milletlerin en büyük 'gıdasıdır'. Türkiye'de temel sorunların en tepesinde defalarca neşter vurulan, sonra geçti sanılıp sarılan eğitim 'yarası' gelmektedir. Dünya eğitim liginde Türkiye'nin sıralamadaki yeri, nitelik ve nicelik olarak son sıralarda yer almaktadır. Üniversite giriş sınavları eğitim sisteminin aynasıdır. Bugün öğrencilik, ilim yolculuğu değil, diploma avcılığıdır! Eğitim fakülteleri puanı yettiği için başvurulan okullardan çıkarılıp, 'öğretmen' olmak aşkıyla yanıp tutuşanlara kapıların ardına kadar açıldığı, kafaları ve gönülleri terbiye eden nezih kurumlar haline getirilmelidir. Fakültedeki öğrencinin, atanamayan öğretmenler kervanında yer alma kaygısı, meslekteki gelişimlerine engel olmaktadır. Kamu Personeli Seçme Sınavından yeterli puan kapma hayaline kavuşamadığında, iyi bir öğretmen olma önceliği, 'KPSS celladına' kurban edilen adayları bu kabustan kurtaracak alternatif                    çözümler üretmeli.   

          'En başarılı öğretmen en çok ödev verendir' anlayışının hala hüküm sürdüğü yurdumuzda rekabetçi ve ezberciliğe dayalı bir eğitim uygulanırken, gelişmiş ülkelerde düşünmeye dayalı eğitim verilir. Öğrenmenin yeri okul görüldüğünden öğrenciye asla ödev verilmez. Bu yüzden oralarda akşamları çocuğunun proje ödevinde kartona boncuk dizen veli yok. Amaç dersi derste öğrenmek olduğundan ders kitapları bile nadiren kullanılır.

          Türk eğitim sisteminde iki eksik var. 1- Eğitim 2- Sistem... Mevcut eğitim sisteminin yapısı ihtiyaçlara cevap vermediği gibi, öğrencilerin kabiliyet ve becerilerini artırmayı destekler konumda da değil. Kendini mesleğin zirvesinde gören kimi öğretmenler kötü sınav sonuçlarında genelde öğrenme güçlüğünden bahseder. Oysa öğretme zorluğu çeken öğretmenlerin durumu hiç irdelenmez.

Çocuk yeterince gelişmiyorsa öğretmeni bunu hemen fark edip, öğrenme programını çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemelidir. Ev ortamı konforunda tasarlanan sınıflarda yaşayarak öğrenme modeline uygun alanlar üretip köhnemiş eğitim düzeninden, kişiye özel eğitime geçilmesi bir çıkış yolu olabilir. 

          Ders konu ve bilgileri kökten yenilenmeli. Sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant gibi üçgende trigonometrik fonksiyonları anlatan abartılı matematik problemlerinin hayatta hangi soruna çözüm getirdiğini söyleyecek var mı? Kaldırın bu dersi!

2004-2005 eğitim öğretim sezonunda 'davranış bilimleri' denen dersin sınav sorularından biri şu; ''aşağıdakilerden hangisi kedinin davranış tepkilerinden değildir?''

Hesapta dış ticaret okuyoruz! Bu ülkenin çocuklarının yarısının psikolojisi ailesinden, diğer yarısının eğitim sisteminden dolayı bozuk. Bu çocuklara yazmayı öğrettiler okumayı da ama, neyi okuyacaklarını öğretmediler. Her genç 'meşalenin' Türkiye'yi aydınlatması rekabete değil, işbirliği ve eşitliğe önem verilmesiyle mümkün.

Milli Eğitim´in, yeniden yapılanması konusundaki birikmiş arzular, bir başka bahara ertelenmeden, bu kadim ülkenin geleceğine dâhil edilmeli. Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüzyıl içinse insanları eğitin. Çünkü iyi bir eğitim bir çocuğun ve bir ülkenin kaderini değiştirebilir.

*

Bazen aynı dilde konuşmak yetmez. Bir de aynı yerden anlamak gerekir...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.