TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

MÜTEAHHİTLER ESTETİK BİNALAR YAPSIN

Şehirlerimizi git gide modernleştiriyoruz, yeniliyoruz adı altında bir inşaat sahasına çevirdik. Bir türlü bitmeyen inşaatlar beldelerin tarihi ve kültürel yapısını o kadar bozdu ki artık geri dönüşü yok belki de. O estetik, güzel ve yeşil kentleri sadece eski fotoğraflarda görebiliyoruz. İnşaatlar bittiğinde ise önümüzde estetikten uzak çirkin binalar görüyoruz. Bina denilince sadece barınmak, işyeri, ofis gibi çeşitli gayeler için kullanılan mekânları düşünemeyiz. Bir binanın mimari formu, yapımında kullanılan malzemesi, planı o binaya karakter veren özelliklerdir. Bir yapıya tarihsel süreç içerisinde kültürel boyutta değer katar. Zamanın akışı, insanların yapıyla ilgili kültürel bağlarını değiştirmemiştir.

Estetik algı, ihtiyaçlardan sonra ortaya çıkan bir durumdur. Mimari tasarımlar kültürel detayları da barındırmaktadır. Söz gelişi bir milletin geçmişte yaşadığı önemli olaylar, savaşlar veya zaferler, o toplumun mimari algısını da etkilemektedir. Kentleşme dur durak bilmeden devam ederken, içinde yaşadığımız yapılı çevre de sürekli değişiyor. Betonlaşma doğal çevrenin sınırlarını zorlarken, nitelikli ve sürdürülebilir binalar inşa etmenin önemi her geçen gün artan bir konu.  Kamu yapıları içerisinde yapılaşmayı şekillendiren ve denetleyen kurum olarak özellikle de belediyeler öncü olmak gibi teşvik edici bir görevi olmalıdır. Mimari dokusu dikkat çekici ve çevre düzeni kültürel tarzı yansıtan, görenlerin dönüp tekrar bakacağı yapılara büyük hasret var.

Tasarımı kötü olan binaların insan psikolojsi üzerinde olumsuz etkisi vardır. Çevre tasarımı ve psikolojik denge arasındaki bağ, inşaat teknolojisindeki gelişime paralel olarak önemini kaybetti. Maalesef, yaşadığımız Ordu'da da mimari bir görsel şölen olduğunu söylemek çok zor. Ama, ''zararın neresinden dönülürse kardır'' hesabıyla hareket edersek, zayıf bir ihtimal de olsa durumu tersine çevirebiliriz. Meseleyi doğru anlamak şart! Estetik dediğimiz konu yıkık, dökük, sıvasız, boyasız hışır binalara makyaj yapmak değil! Dış cephe iyileştirme çalışmalarından bahsetmiyoruz, temelinden çatısına kadar gözden kalbe köprü kuran hoş binaları anlatıyoruz. Dev beton tarlaları içerisinde hissiz bir şekilde yaşayıp gidiyoruz. Türkiye'de korkunç derecede mimari bir kaos var. Boş bir sehpa mı, yoksa üzerinde vazo içinde bir çiçek duran sehpa mı tercih edersiniz? Çiçekli sehpayı görmek, kullanmak daha çok hoşunuza gider elbette. Çünkü kendisine eklenen  estetik bir değer vardır üzerinde.

Müteahhitler duysun diye!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.