TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

NEREDE O ESKİ MESLEKLER

Şapçılık nedir bileniniz var mı? Ya da haratçılık, derbağcılık, köşkerlik, külekçilik... Bunların her biri şimdilerde tamamen unutulmuş mesleklerin adı. Teknolojik gelişmelerle birlikte değişim gösteren üretim biçimleri ve insanlığın değişen talep ve ihtiyaçları zamanla büyük bir el emeği, maharet ve ustalık gerektiren geleneksel mesleklerin kaybolmaya yüz tutmasına sebep olmuştur. Sadece bu meslekleri hatırlatmak için değil, belki de yeni nesilde bu mesleklere karşı azalan saygıyı kazandırmak ve eski geleneklerimizi tanıtmak için bu mesleklerden bazılarını sunuyoruz. 

Artık günlük hayatında yolculuk için ata binen kalmadığı için nalbantlık yerini oto lastikçilerine bıraktı. Kandillerde, bayramlarda tahta çubuk ucuna sarılı rengarenk macunları satmaya çalışan macuncular tarihi romanlarda yaşıyor.

Semercilik, Anadolu'da en yaygın bir meslekken günümüzde artık neredeyse yok oldu. Teflonunun icadıyla bakırcılık mazide kaldı. Yün ya da pamuğu kabartma işi hallaçlık, makineli sisteme geçişle yerini silikon ve elyafa bıraktı. Halat ve urgan yapanların son temsilcileri de çoktan ortadan kayboldu. Semt pazarlarında küfeleriyle hamallık yapan küfecilerde artık tamamen kayboldular. Ağaçların ince sürgünlerinden, bitkilerin odunlaşmamış saplarından faydalanılarak örgü yapan sepetçiler nerede şimdi? Sobaların daha rahat yakılabilmesi için çıra satan çıracılık da gözden kayboldu. 

Resmi kurumlarda matbu dilekçeler bulunduğundan arzuhalcilik de yok artık. Bir zamanların zenginlik nişanesi değirmencilik de teknolojiye yenik düştü. Kapı kapı gezen sütçülerin yerini market reyonları aldı. Deriyi bozulmadan 'terbiye eden' ustalar da göçtüler. Mahalleye gelen ayının 'hamamda kocakarılar' gibi bayılmasını keyifle izlediğimiz ayıcılık küçüklüğümüzün en seçkin eğlencelerindendi. Lunaparkta çocukların zincirli sandalyede döndüğü, dönme dolapçılık sevinçlerin en zirve dakikalarıydı. Sabahın 'ince örtüsünü' tiz sesleriyle kaldıran bohçacılar da pek yok. Sokaktan geçen yoğurtçunun çıngırak sesi, çoktan köşeye dikilen süpermarketin gölgesine karıştı.

Eski mesleklerle birlikte emektar sanatkârlar da uçup gittiler. Teknolojiye, yenildiler çaresiz. Gülüşlerin, hatıraların uçuştuğu günlerdeki gizli sayfalardır belki de meslekler. Eski bir şarkı gibi durgun ama, anlamlı kalıyor yüreğimizde bir zamanların meslekleri. Biz o eski biz değiliz artık.                            Geldiğimiz şehir bu değil. Şehir değişti. Zaman gideni geri getirmez, var olanı götürür. Akrebin yelkovanla girdiği yarışta yenik düşen biziz hep. Kahve yeni olsa da fincan hep eskilere kalkar. Ne varsa eskilerde var. 

*

Anlatılır, hatta ağlanır da ama gülünmez bir daha eskisi gibi...

.   

Biz o eski biz değiliz artık


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.