Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

PARİS, LONDRA, NEW YORK, ORDU

 

Yukarıda sıralamaya girmek her şehre nasip olmaz! Fakat başlığa aldanıp da aynı kalitede olduğunu düşünen fena halde yanılır. Peki diğer üç süper şehrin yanında sondaki garibanın işi ne? Acaba hepsinin de 'Büyükşehir' olması mı? Teknolojik üstünlüğü mü? Ekonomik gelişmişliği mi? Elbette Hayır.  Mesele şu ki; Hepsinin de ortak özelliği, aşırı derecede hayat pahallığı. Ordu, maalesef batılı şehirlerle at başı yarışır vaziyette pahallı bir yer. Gelir dağılımının adil olmadığı, hayat şartlarının    giderek ağırlaştığı Türkiye'de, dar gelirliler ve emekliler maaş zamlarını yıl başında belirlenen sabit bir orana dahil edilen enflasyon farkıyla birlikte alırken, alım güçleri giderek düşüyor. Ekonomik gücü fındığa dayalı Ordu'da durum daha da vahim. Türkiye İstatistik Kurumu'nun satın alma gücünde en pahalı il sıralamasında 'bizimkisi' üst sıralarda boy gösteriyor! Genelde mal ve hizmetlerin satış fiyatlarının ülke ortalamasından yüksek olduğu, özellikle giyim ve ayakkabı ana grubunda yüksek fiyat düzeyi endeksinde şehirlerden biridir Ordu.  Kurum tarafından açıklanan enflasyon oranlarının, geçim mücadelesi veren vatandaşın harcama kalemlerini ne kadar yansıttığı tartışmaları hiç bitmiyor. TÜİK'in enflasyon sepetindeki endeks değişiminin sokaktaki gerçek enflasyonu yansıttığı ne kadar inandırıcı? Ahalinin her gün satın  almak zorunda olduğu ürün ve hizmetlerdeki fiyat artışı göz önüne alındığında açıklanan ile hissedilen enflasyon arasında önemli farklar var. Gelirine, eğitim düzeyine, tüketim kalıplarına, alışkanlıklarına, yaşadığı yere vb. pek çok faktöre                  göre değişen tüketici cebinden çıkan gider kalemlerine bakarak enflasyon oranlarına şüpheyle yaklaşıyor. Düşük gelirli işçi, memur, esnaf, çiftçi ve emeklilerin tüketim   sepeti ile TÜİK’in baz aldığı sepet arasında 'uçurum' var. Enflasyon hesaplamasında kullanılan tartışmalı metot terk edilip değişik gelir grupları ve coğrafi farklılıklar esas alınarak düzenlenmesinin daha gerçekçi bir sonuca ulaşacağını düşünüyoruz. Enflasyonun asıl belirleyicisi tüketicinin cüzdanından çıkan, temel ihtiyaç malzemeleri için ödediği paradır. Çalı süpürgesi, pin-pon topu, traktör tekeri gibi emeklinin yaşam alanına girmeyen birçok ıvır zıvır kalem malzemeleri gerçeği yansıtmaktan fersah fersah uzak. Ayrıca hane halkı tüketimine ek olarak kurumsal tüketimle turistler gibi yerleşik olmayanların harcamaları da kapsam altında tutuluyor. Maalesef bu kriterlerle belirlenen enflasyon oranını vatandaşa izah edecek bir yapı da yok.  Dünyanın en pahalı benzinini, en pahalı etini, ekmeğini, sütünü tüketen, ilkel toplu taşıma araçlarıyla ulaşım sağlayan Türk insanı açıklanan enflasyon rakamlarını asla gerçekçi bulmuyor. Pahalılık, asgari ücretlinin yoksullaşmasına, hayat kalitesinin gerilemesine, gıda, ulaşım, ısınma, barınma gibi temel ihtiyaç harcamalarının kısılmasına yol açıyor. Ordu'da yaşam koşullarının, halkı ağır etkilediği gerçeğini herkes kabul etmelidir. Onun için merkezi ve yerel yönetimler tarım ve sanayi üretimine yönelik teşvik edici, yatırımı cesaretlendirici ciddi projeler ortaya koymalı. Yoksa mevcut haliyle dar gelirlinin piyangodan para çıkmadıkça gelirindeki artma oranı tefe-tüfeyi geçmeyecek.

*

Uçtuğumuzu zannediyoruz, meğer Dünya ayağımızın altından kaymış!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.