Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

RUSYA'NIN SIRTI KAŞINIYOR (!)

1800’lü yıllar… Osmanlı ve Hindistan’daki Gürganiye hükümdarlığını yeryüzünden nasıl kaldıracağını planlamakla meşgul barbar İngiltere önce Gürganiye devletini parçalamaya karar verdi. Böylece hem Asya’daki müslümanları başsız bırakacak, hem de Hindistan’ın yeraltı ve yerüstü hazinelerini yağmalayacaktı. Fakat Osmanlı’nın buna mani olmasından korkuyorlardı.  Bunun için sadrazam Mustafa Reşid paşayı ayartarak, sıcak denizlere inme hülyasıyla yanıp tutuşan Rusya’yı devamlı tahrik ettiler. Şeytan İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan şapşal Rus Çarı 1. Nikola, 9 Ocak 1853’te  Petersburg sarayının yüksek ve geniş tavanlı salonunda, ince belli bardak kıvamında bir aşüfteyle dans ettiği baloda, İngiliz elçisine Osmanlı topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ve ardından apar topar 22 Haziran 1853'de Eflak ve Boğdan'a saldırdı. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853’te Rusya’ya harp ilan etti. Rusya’nın, 1853’den beri resmi devlet politikası Türk Devleti’ni yıkmak ve parçalamaktır. 30 Mart 1856 tarihine kadar Osmanlı’yı Rusya ile oyalayan, aynalara, sulara yüzünü gösterip kalbini gizleyen çıngıraklı yılan İngiltere diğer ahmak devletlerin dikkatini o yöne çekerek Hindistan’daki devleti yıktı. Rusya bu! Batı da bu! İkisi de haydut. Al birini vur öbürüne!... Şimdi de benzer bir tiyatro oynanıyor. Amerika'nın başını çektiği hınzır Batı, Nato, BM ne kadar fitne fücur varsa hepsi, ekonomisi düzlüğe çıkmış, savunma sanayi güçlenmiş Türkiye'nin elinden tutar gibi yapıp ateşe doğru itmektedir. Ballar balı Türkiye’nin güneyinde, Suriye 'kazanındaki' ateşe odun taşıyan, Türk hava sahasını pervasızca ihlal ederek uzun müddet kaşınan sırtını değneğe sürten Rusya, bıktırıcı haylazlığının sonucunda ummadığı anda Türkiye'den okkalı bir şamar yiyince üzerine süt tenceresi dökülmüş gibi havaya zıpladı. Geç de olsa Türkiye'nin 'elinin ağırlığının' Ukrayna veya Gürcistan hafifliğinde olmadığını anladı. Sınır bir ülkenin namusudur! 'Yandık bittik' diyen tavuklar anlamaz bunu! Moskof'un katil uçağı düştü diye ticaretini dert edinenler! İnsanlar katlediliyor, kadınların ırzına geçiliyor, toprakları ellerinden alınıyor. Az kazanın, azcık üşüyün! Rusya'nın bu küstah işgali, aslında Boğazlara ve İstanbul'a yönelik askeri bir tehdittir. Ekonomisi ve siyaseti 'nalları dikmiş' Rusya, Türkiye’nin 'ayağının altına muz kabuğu koyma' gibi alçak faaliyetlerine devam ederse, aklının rüzgârlarıyla havadaki fırıldak gibi dönerek içine düştüğü Ortadoğu 'kuyusundan' çıkma hesaplarıyla baş başa kalacaktır. Rus halkının dokuzuncu yüzyılda dışarıdan, kendilerini yönetmesi için çağırdığı bir denizci prensin etrafında toplanmasıyla temelleri atılan ve on altıncı asırda topraklarındaki Moğol yönetiminin zayıflayıp sona ermesiyle devlet haline gelen Rusya, köklü devlet geleneğine rağmen  son dönemdeki laubali davranışlarıyla, sesin geldiği yere yumruk sallayan kör boksörden farksız. Doksanlı yıllarda kimi azı sayılabilecek on dört 'dişi' sökülen Rusya, berduşluğunu sürdürürse, kıta büyüklüğündeki bedeninin kuruyarak çürüyen veremli ciğer gibi, solacağının farkına varmalıdır. Gölgelerin boyunun insanın boyunu aştığı, ateşin kızıl yumağı ile çevrilmiş yangın yeri Ortadoğu coğrafyasında, koskoca yaşadığı suda yüzme bilmeyen, suyun içinde yürüyen yengeç Rusya zehirli kıskaçlarının üstünlüğüne güvenmemeli. Çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı    karar verecek. Gün gelip sular da topraklar da aydınlanınca, 'Dur' denilecek yengecin serseriliğine...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.