Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

SARI ŞEMSİYE

1898 senesinde ''Kira Sözleşmesi'' ile Büyük Britanya mandasına giren, 1 Temmuz 1997’den beri Çin'e özerk statüsüyle bağlanan Hong Kong Özel İdari Bölgesi, tarihinin en büyük siyasi krizini yaşıyor. Sömürge şehrinin, Çin’e bağlanmasının üzerinden geçen 22 senede, mevcut idarenin aldığı bazı kararlar toplumsal olayların zeminini oluşturdu. Geçen Nisan ayında Hong Kong parlamentosuna sunulan ve “hüküm giymiş veya hakkında suçlama bulunan kişilerin Çin’e iadesini kolaylaştıran” yasa tasarısı çöküşü hızlandırdı. Başlangıçta küçük marjinal grupların hareketi olarak filizlenen protestolar, giderek kalabalıklaşma eğilimi gösterdi. Aynı anda milyonlarca protestocu sokaklara dökülünce sokaklar yangın yerine döndü. 1989 yılında kanla bastırılan Tiananmen Meydanı Hareketinden sonra ülkedeki en ciddi sivil itaatsizlik ayaklanmasında hayat durma noktasına geldi. 'Sandviç Sınıfı' halkın demokratik hak ve taleplerini göz ardı eden Çin hükümetinin göstericilere karşı boyalı su, göz yaşartıcı gaz bombası ve gerçek mermi kullanması gerilimi daha da tırmandırdı.

Çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu demokrasi savunucularının gaz bombalarına karşı kullandıkları sarı şemsiyeler dikkat çekiyor. 'Şemsiye Devrimi' olarak adlandırılan ve 'Merkezi İşgal Et' sloganıyla yola çıkan yönetim karşıtı gösterilerde sarı şemsiyeler demokrasi hareketinin simgesi durumunda. Demokrasi yanlıları, çözüm sürecinin garanti ettiği daha geniş özgürlüklerin bir parçası olarak ayrı ve bağımsız bir hukuk sistemi sürdürme kararlılığı bölgedeki gerilimi özetler nitelikte…

Mesele Hong Kong olunca kendiliğinden gelişen bir halk hareketi demek pek mümkün değil. Asya'nın en büyük serbest pazarı ve limanı, en işlek ticaret, endüstri ve turizm merkezidir. 235 küçük adadan meydana gelir ve 8 milyonluk bir nüfusa sahip ultra zengin bir yerleşim ve yönetim sahası. İngiltere ile Çin arasında uzun yıllar devam eden işgal yarışının merkezindeki Ada'nın gerçek sahibi kim? sorusu zihinleri meşgul etmeyi sürdürüyor. Eylemcilerin Hong Kong Parlamentosu’na girerek İngiliz bayrağı asmalarının bir anlamı var. Bu kirli tezgâhın perde arkasında 'uzun bacaklı' İngilizlerin olduğunun sarsılmaz kanıtıdır. Çin Dışişleri Bakanlığı da daha önce yabancı bir gücün Hong Kong'u karıştırdığı açıklamasını yapmış, ABD ve İngiltere’ye bir an evvel Hong Kong’a uzanan 'kara elini çekmesini' tavsiye etmişti. Bu durum karşısında Amerika ise, Pekin’i suçlu göstererek demokratik seçimlere gidilmesi çağrısı yapmıştı. Her gün Batılı haber ajanslarında göstericilerin ön sıralarda yer bulması, Batı'nın Çin'in arkasından dolanma çabasıdır. İngiltere'nin ticaret, işgal hırsı ve sömürge geleneği bu bölgedeki karmaşanın en temel sebeplerindendir. Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine türlü işkence ve zulüm yapan katil Çin'in başı bu defa belada. Hong Kong asla sadece Hong Kong değil gibi görünüyor. Asya'nın en büyük 'pastasında' işlerin daha çok kızışacağa, pek yakında sofraya yeni 'kurtların' ineceği anlaşılıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.