Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

SINAV İMPARATORLUĞU!

Sınava hazırlık el yakıyor. Ortaokul ve liselerde ders kitapları MEB tarafından verilse de sınavları kazanabilmek için öğrenciler takviye kitaplar almak zorunda. Özel ders, kurs, soru kitapları derken ailelerin cebinden bir sınav döneminde devasa bütçe ortaya çıkıyor. Ortada müthiş bir kargaşa ve disiplinsizlik var. Sınavlar amacından saptı, eğitimin bir aracı olması gerekirken amacı haline geldi. Eğitimin temel hedefleri ve kazanımları bir yere itildi, sınav merkezli çıkmaz bir yola girildi. Adı her ne kadar değişse de dershaneler tam gaz yollarına devam ediyor. 

  Üniversite sayılarının fazlalığının hiçbir önemi yok. Türkiye, eğitim kalitesinde nerede? Ortada övünülecek bir başarı var mı? İşte bu önemli. “Sayılara” odaklanmayın, nitelik ve nicelik ne alemde? Buyurun size birkaç soru! Türkiye'de tüm çocuklar aynı eğitim imkanlarından yararlanabiliyor mu? Bakanlık liyakat esasına dayalı atama yapıyor mu? Devlet okullarının donanımı, deney gereçleri yeterli mi?

Son yıllarda pek çok sahada ilerleme sağlayan Türkiye, eğitimde başarısız. Hiçbir öğrenci başladığı sistemle mezun olamadı! Ne eğitim, ne de sınav sistemi rayına oturdu! Defalarca bakan, sistem, müfredat ve sınav değişti. Yükseköğretim seçme ve yerleştirme sınavı kesinlikle gerçek manada başarı ya da başarısızlığı gösteren bir araç değildir. Öğrenciye düşünmeyi, problem çözmeyi değil, sadece seçenekler arasında dolaşmayı öğretiyoruz. Çağımızın ihtiyaçlarına cevap vermeyen bu köhnemiş sınav sistemi derhal terk edilmeli. Testler bildiğini tekrarlama ve ezber soru kaynaklar üzerine kurgulu. Yani, hafızayı ölçüyoruz. Bilgiyi kullanma, sentez yapma yok. Öğrenci, iflas etmiş bir eğitim sisteminin labirenti içerisinde kayboluyor. Sınav sonucundaki eleme ve yönlendirmeler zaten eşit olmayan eğitim sisteminde yeni adaletsizlikler oluşturmaktadır.

            Eğitimde hızla gerilere düşüyoruz. Problemleri doğru tahlil edememek başka sorunların kapısını da aralıyor. Eğitim, ilim yolculuğundan çıktı, diploma avcılığına dönüştü! Eğitim fakülteleri puanı yettiği için başvurulan okullardan çıkarılıp, 'öğretmenlik' işine gönül verenlerin tercih ettiği nezih kurumlar haline getirilmelidir. Fakültedeki öğrencinin, atanamayan öğretmenler kervanına katılma endişesi, meslekteki gelişimlere engel olmaktadır. Kamu Personeli Seçme Sınavından yeterli puan kapma hayaline kavuşamadığında, iyi bir öğretmen olma önceliği, KPSS 'celladına' kurban edilmektedir. Öğretmen adaylarını KPSS kabusundan kurtaracak alternatif çözümler üretilmelidir.

            Her öğrencinin yapısı ve yeterliliği farklıdır. Hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz! Bu nedenle öğrencideki başarısızlığın tek sebebi yoktur. Bir öğrencinin başarısı diğerinin başarısızlığına bağlı değildir. Çocuğu başkalarıyla rekabete sokmak öğrenciyi hedefinden uzaklaştırmakta ve psikolojisini bozmaktadır. Eğitimin amacı; öğrencinin ilgi ve kabiliyeti doğrultusunda yetiştirmektir. Öğretmenlerin niteliği, yetiştirilmesi, hizmet içi mesleki gelişim süreçleri başarısızlıkta sorgulanması gereken diğer ana başlıklardır.                                              

          Yurt savunmasının en güvenilir ve ucuz yolu eğitimdir. Modern toplumun ve toplumsal gelişmenin temeli olan eğitim, insanların eşitliğini, temel haklarını ve çocukların yararını gözetecek şekilde baştan aşağı yeniden düzenlenmelidir. Tüm okulların nitelik ve niceliği eşit seviyeye getirilmediği sürece sorunlar hep yerinde kalacaktır.

*

Hayatınız boyunca tek bir eğitim yazısı okuyacaksanız, bu olsun.


 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.