sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

SINAV MERKEZLİ EĞİTİME SON

          Kaç tane üniversite var... Kaç lise ve kaç ilkokul var... Okul ve dersliklerin sayı miktarının fazlalığının hiçbir önemi yok. Türkiye, eğitim kalitesinde nerede?                                    Ortada övünülecek bir başarı var mı? İşte bu önemli. “Sayılara” odaklanmayın, nitelik ve kalite ne alemde? Buyurun size birkaç soru! Türkiye'de tüm çocuklar aynı eğitim imkanlarından yararlanabiliyor mu? Bakanlık liyakat esasına dayalı atama sistemi yapıyor mu? Devlet okullarının donanımı, deney gereçleri yeterli mi?

          Ülkemiz  son yıllarda pek çok sahada ilerleme sağladı ancak eğitime hangi pencereden bakarsanız bakın ortada bir başarı yok. Hiçbir öğrenci başladığı sistemle mezun olamadı!                  Ne eğitim, ne de sınav sistemi rayına oturdu! Defalarca bakan, sistem, müfredat ve sınav değişti. LGS, 2005 senesinde kaldırıldı, yerine OKS getirildi. 2008'de bu sefer de OKS kaldırıldı, yerine üç aşamalı SBS getirildi. Bu değişiklik de kısa ömürlü oldu. 2010 yılında yeniden tek sınav sistemine dönüldü. MEB, 2013 sezonunda bir kez daha ''makas değiştirdi''. Ortaöğretim kurumlarına giriş sınavının adı TEOG oldu. 2017'a geldiğimizde müfredat yine sil baştan değişti. TEOG ve YGS-LYS kaldırıldı. Üniversite giriş sistemi YKS oldu.                     2004-2013 arasında ortaöğretime geçişi sağlayan sınav sistemlerinde tam 5 kez değişiklik yapıldı. 2009; Üniversite giriş sınavları tek aşamadan iki aşamaya çıkarıldı. 2010; Düz liselerin Anadolu lisesine dönüşüm süreci başladı. 2012; 8 yıllık kesintisiz ilköğretim, 12 yıla dönüştürüldü. Böylece ilkokul 4 yıla düştü, ortaokul kademesi geri geldi.                     

          Yükseköğretim seçme ve yerleştirme sınavları kesinlikle gerçek manada başarı ya da başarısızlığı gösteren bir araç değildir. Başarısızlığı defalarca kesinleşmiş bir sistemin içerisinde yuvarlayıp duruyoruz… Öğrenciye düşünmeyi, problem çözmeyi değil, sadece seçenekler arasında dolaşmayı öğretiyoruz. Çağımızın ihtiyaçlarına cevap vermeyen bu köhnemiş sınav sistemi derhal terk edilmeli. Testler bildiğini tekrarlama ve ezber soru kaynaklar üzerine. Yani, hafızayı ölçüyoruz. Bilgiyi kullanma, sentez yapma yok.                        Elbette lise ve üniversiteye geçişte sınavlar olacak, bu kaçınılmaz. Ama, mesele sınavların niteliği. Öğrenciler sınav odaklı bir eğitim labirentinin içinde kaybolmaktadır.                               Sınav sonucundaki eleme ve yönlendirmeler zaten eşit olmayan eğitim sisteminde yeni adaletsizlikler oluşturmaktadır.    

          Eğitimde yerimizde saymıyoruz, hızla gerilere düşüyoruz. Problemleri doğru tahlil edememek başka sorunların kapısını da aralıyor. Eğitim, ilim yolculuğu değil, diploma avcılığına dönüştü! Eğitim fakülteleri puanı yettiği için başvurulan okullardan çıkarılıp, 'öğretmenlik' işine gönül verenlerin tercih ettiği nezih kurumlar haline getirilmelidir.  Fakültedeki öğrencinin, atanamayan öğretmenler kervanına katılma endişesi, meslekteki gelişimlere engel olmaktadır. Kamu Personeli Seçme Sınavından yeterli puan kapma hayaline kavuşamadığında, iyi bir öğretmen olma önceliği, KPSS 'celladına' kurban edilmektedir. Öğretmen adaylarımızı KPSS kabusundan kurtaracak alternatif çözümler üretilmelidir.

          Her öğrencinin yapısı ve yeterliliği farklıdır. Hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz! Bu nedenle öğrencideki başarısızlığın tek sebebi yoktur. Bir öğrencinin başarısı diğerinin başarısızlığına bağlı değildir. Çocuğu başkalarıyla rekabete sokmak öğrenciyi hedefinden uzaklaştırmakta ve psikolojisini bozmaktadır. Eğitimin amacı; öğrencinin ilgi ve kabiliyeti doğrultusunda yetiştirmektir. Öğretmenlerin niteliği, yetiştirilmesi, hizmet içi mesleki gelişim süreçleri başarısızlıkta sorgulanması gereken diğer ana başlıklardır.                                              

          Yurt savunmasının en güvenilir ve ucuz yolu eğitimdir. Modern toplumun ve toplumsal gelişmenin temeli olan eğitim, insanların eşitliğini, temel haklarını ve çocukların yararını gözetecek şekilde baştan aşağı yeniden düzenlenmelidir. Tüm okulların nitelik ve niceliği eşit seviyeye getirilmediği sürece sorunlar hep yerinde kalacaktır.

*

Hayatınız boyunca tek bir eğitim yazısı okuyacaksanız, bu olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.