Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

SIRADAKİ HEDEF PAKİSTAN MI?

  Kitle imha silahları ve biyolojik füzeler bulunduğu konusunda hiçbir delil olmadığı halde hunharca Irak'a saldıran ABD'nin sıradaki askeri hedefi Pakistan’ı seçeceğinden Asya endişe ediyor. Ürküten senaryo: Sıradaki kim? Pakistan'ın İslam ülkeleri içindeki en büyük askeri gücü ve nükleer silahlara sahip tek Müslüman ülke konumunda bulunması ve  Kuzey Kore'ye nükleer teknoloji ihraç ettiği şeklinde Batı basınında çıkan kasıtlı haberler haydut ABD'nin askeri müdahalesine sebep olabilir. İran'la uzun sınır hattını paylaşan Pakistan'ın, bit yavrusu Suudi Arabistan ile ilişkileri Yemen savaşından beri kötü. Tekrarlanan Suudi isteklerine                   rağmen askeri bloğa katılmayı kesin olarak reddetti. Hepsi bu kadarla kalsa iyi. İslam ülkeleri arasında parlamenter sistemle yönetilen Türkiye'ye benzeyen tek ülke. Pakistan ile Türkiye arasında askeri ve ekonomik güçlü işbirliği var.

               Bölgesel sorunları çözmede güvenilirliği şüpheli Beyaz Saray yönetiminin Pakistan'a olan yaklaşımını sertleştirme kararı aldığı öne sürüldü. NATO üyesi olmayan ülkeyle diplomatik ilişkilerin seviyesini düşürme, insansız hava araçlarıyla yapılan saldırıları genişletme, yardımları kısıtlama gibi bir takım tedbirler üzerinde tartışmalar sır değil. Körfez'den sonra 'Doğu'yu da karıştırmaya uğraşan ABD'nin Pakistan'dan talepleri 11 Eylül saldırısından sonra bitmek nedir bilmedi. ABD, Afganistan'da Taliban karşısında zorlandıkça Pakistan'a yüklendi.  Aç gözlü Washington yönetimi tatminsizliğin doruğuna çıkıp, Pakistan'ı adı konulmamış bir savaşla açıkça işgal etti. Amerikan savaş uçakları, insansız hava araçları ve komando birlikleri Pakistan topraklarında yüzlerce operasyon düzenlediler.  Kırk binden fazla sivili katleden, çoğu kez Pakistan'dan habersiz saldırılar düzenleyen ABD ile girdiği ittifakta asla iflah olmayan Pakistan 50 yıllık zoraki müttefikliğinin bedelini ağır bir şekilde ödedi. Taliban’ı kurup destekleyen ABD'nin, Pakistan'a attığı öbür 'kazık' düşmanı Hindistan'a karşı bir müttefik kazanma vaadiydi.                            Ancak kahpe ABD 'kıvırınca' sonuç pişmanlık ve hüsran oldu. Afganistan ile bozuştuğu yetmezmiş gibi 2001 sonrasında Kabil'de Pakistan karşıtı bir yönetim kuruldu. 

               Orta Asya ve Ortadoğu'nun buluştuğu İran'ın güney doğusunda devrim muhafızları komutanlarına yönelik kanlı saldırı ABD'nin Pakistan ile İran ilişkilerini bozmaya yönelik tehlikeli bir hareketlenmenin önemli ipuçlarını veriyor. Krizden felakete doğru yalpalayan ülke, nihayetinde kendinin bir piyon olduğu sonucuna vardı. Pakistan'ı saldırı hedefinin dışında bırakmayı amaçlayan ''Suya sabuna dokunmayan'' şeklinde bir yaklaşım üzerine kurulu dış politikası, siyasi-ekonomik istikrarı bıçak sırtında tutuyor.  Yahut yerel bir deyimle söylemek gerekirse: ''Dhobi ka kutta: Na ghar ka, na ghat ka''. Yani Pakistan, çamaşırcının köpeği gibi; ne evine ait, ne de işine. 'Görünen köy'; hem kendisi, hem de etrafındakilerle sessizce savaşan bu mazlum devletin, kanayan yaralarını temizlemek için uzun süreye ihtiyacı olacak... 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?