Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

SÜPERMARKET 'TUZAKLARI'

Tüketicinin daha çok harcaması için özel çalışmalar yürüten süpermarketler mağaza tasarımından ürün dizilimine, mekan planından, raf boyutuna, reyon sırasına kadar alışveriş alışkanlıklarınızı etkileyecek 'tuzaklarla' dolu. Markete ekmek almaya gidip de aklınızda olmayan bir araç dolusu yiyecek satın almak küresel bir davranış. Baştan sona kurnazlıkla planlanmış süreç olan marketler sizi içeri çekmeye, orada tutmaya ve para harcamaya yönelik olarak tasarlanmaktadır. Hiç düşündünüz mü? Bir sefer markete girince dışarı çıkmak pek de kolay olmuyor. Süpermarketlerin ortak özelliği tek yön kapılar. Dışarı çıkış yolu bulmak için mağazanın büyük bir bölümünü -satın alınacak cazip malların arasından ilerleyerek- geçmeniz gerekiyor. Tek yönlü giriş kapısının ardından karşınıza mutlaka meyve-sebze reyonu çıkar. Bunun çok geçerli bir sebebi var: Tombul domatesin kokusu, sulu üzümün rengi insanı hem neşelendirir hem de acıktırır. Satış hedefleri çerçevesinde sizi yönlendirdiği, ele geçirebileceği şekilde dizayn ediliyor. Misal; deterjan reyonunda yeni yıkanmış çamaşır kokusu salınması ya da enfes taze ekmeklerin giriş yakınlarına dizilmesi satın alma hissini kamçılayan diğer taktiklerdir. Çoğu kez pişirici fırın olmadığında, ekmek kokusu yayan spreyler kullanılmaktadır. Hemen yan tarafta,  pasta reyonunun bulunması asla tesadüf değildir. Buradaki tılsım ekmekle beraber diğer ürünlerin de taze olduğu algısını bilinç altına yerleştirmektir. Acımasız gerçek şu ki parlak ışık altında sebzedeki su, üzerine çiy düşmüş, yeni toplanmış gibi aldatıcı görüntü sunması bir dekordan ibaret. Süt ürünleri reyonunun girişten uzakta bulunması, listesinde süt ürünü bulunan müşterinin, mağazayı baştan sona kat ederek süt, yumurta, peynir ve yoğurda erişinceye kadar bir sürü cazip ürünün arasından geçmesini sağlamaktır. En cazip ürünler çoğunlukla koridorların orta kısmına yerleştiriliyor ki; en kararlı alıcıların bile alternatifleri görerek dikkati dağılsın. Gaye ne? özellikle alıverişten hoşlanmayan erkekler doğrudan ihtiyacı olan maddeye gidip sonra da geldikleri yoldan geri döndükleri “U dönüşü” adı verilen durumu ortadan kaldırmak. Müzik ise sizi markette oyalanmaya teşvik eden araçtır. Marketler, pahalı ürünlerini sattığı alanlarda küçük yer karoları kullanmayı tercih eder, sebep sizin hızlı gittiğinizi hissetmenizdir. Aslında yavaşsınızdır ama bunu fark etmezsiniz. Ayrıca süpermarketlerde pencere ve saat de yoktur. Heba ettiğiniz zamanın farkındalığından uzak bol bol alışveriş yapın diye. Tüm bu geciktirme taktiklerinin mantığı basit. Mağazada ne kadar uzun süre kalırsanız, o kadar çok ürün görüyorsünüz, ne kadar çok ürün görürseniz de o kadar harcama yaparsınız. Mağazada uzun süre geçirenlerin mantıklı ürün seçimlerinden vazgeçip duygusal alışverişe yönelmesi kaçınılmazdır. Asıl tuzak rafların dizilişindedir. Pahalı ürünler göz hizasına konulurken, jenerik markalar ulaşmak istediğinizde eğilmek gereken en alt rafta durur. Peki şeytana pabucunu ters giydirecek bu 'hilelerden' korunma yolları nelerdir? Evde, alışverişe çıkmadan evvel hazırladığınız listeye sadık kalın. Alışverişi ailece vakit geçirme zamanı görmeyin. Sadece haftanın belli bir gününde alışverişe çıkın. Karnınız açken alışveriş yapmayın. Sadakat kartlarına yerleştirilen RFID yongasıyla mağazaya girdiğinde, cebindeki karttan müşteriyi tanıyıp takip edildiğini, tercihlerini analiz ettiğini sonuçlar çıkardığını.bilen kaç kişi var?

*

Bu yazı bittiğinde süpermarketlere, tünele girer gibi daha ihtiyatlı yaklaşacaksınız...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.