OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TREN GELİR HOŞ GELİR

Seherin incecik örtüsünü kaldıran kuşların 'şiir okuduğu' buğulu bir patikadan süzüle süzüle bir trenin düdük çalarak geçtiğini duyunca ne yaparsınız? Tekerlerin demiryoluna martıların suya kanat dokunuşu gibi çıkardığı sesi dinlemek için, elinizdeki işi bırakıp kulak kesilmez misiniz? Gitmek fiilinin altını, çift çizgiyle en güzel çizendir trenler.           Veda, hasret, uzaklar deyince yolları bekleyen gözler için hemen trenler gelir akla. Gündüze aittir tren, gündüze dokunuşu, sesi ve geçişi... 

Ağaçları dansa kaldırınca rüzgar, yanaklarından uzayıp giden Güneşin günde iki defa şehri ateşe verdiği yerde trenlerin akarken bıraktığı izi şehrin gözlerinde ararsın. Trene benzer insan. Kendini geliştiren garından, dengesini kaybeden rayından çıkar. Gerçek yolcular gitmek için giderler; yürekleri balonlar gibidir, hafifçecik, niçin olduğunu bilmeden gitsek derler, maksat bir yere varmak değil yolda olmaktır. 

Konusu tamamen tren üzerine oldukça fazla sayıda kitap, şiir, türkü mevcuttur. Öyle ki kaçırılan fırsatlar için “treni kaçırmak”, girişilen işin zorluğunu anlatmak için “demirden korksaydık trene binmezdik”, işlerin yoluna girmesini belirtmek için “rayına girmek”, algısız gözlerle süzmeyi ifade için “öküzün trene baktığı gibi” deyimler, “sıra sıra odalar, birbirini kovalar” bilmeceleri, “tren gelir, hoş gelir; odaları boş gelir” tekerlemeleri günlük hayatta sıkça başvurulan kurgulardır. 

Tren olmalı, Sarp'tan Samsun'a tren olmalı. Devleti yönetenlerin, bölge bakanlarının ve milletvekillerinin Türkiye’nin demiryolu olmayan tek bölgesi Doğu Karadeniz'e  trenin kazandıracaklarının farkına varmalı, enerji ve zamanlarını bu yönde yoğunlaştırmalıdır. 

Altında sancıyla devinen toprağın asabi haykırışlarına aldırmadan, bazı şarkıları,  bazı şehirleri, bazı insanları birleştiren, içimizdeki fırtınaları başka vadilere,                        başka iklimlere doğru akıtan 'demir at' belki her seher güne biraz daha sarı duran Ordu'nun mahzun yüzüne taze gülücükler açtırır. Belki bir tren gelir uzaktan kimse inmez içinden, beklediğimiz hiç kimse de yok belki, olsun içi boş bile olsa, trenler var oldukça bir umut var demektir. Çünkü umut, uyanık insanların rüyasıdır. İçinden tren geçsin şehrin... Şehrimizin... 

*

Bu bir umudun yazıya dökülüşüdür.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.