TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜKETİM KÖLELİĞİ

İlk çağlarda ‘toplayıcı toplum’ tipi gelişti, insanlar doğada bulduklarını tükettiler.                Daha sonra avcılığın da eklenmesiyle avcı toplumlar meydana geldi. Böylece insanlık önce doğayı sömürmeye başladı. Yerleşik hayata geçtikten sonra tarım toplumuna dönüşümüyle birlikte, tüketim modeli de değişti ve Ortaçağa kadar toprak zenginlik göstergesine kaynaklık etti, toplumsal sınıflar oluşturarak, gücün mimarı oldu.             18. yüzyılda teknolojik kazanımlar, dünyanın seyrini kökünden değiştirdi.                           Üretimde buhar gücünün kullanımıyla başlayan sanayi devrimi, beraberinde makineleşmeyi, bu da seri üretimi getirdi. Nihayetinde toplumlar arz-talep denklemi üzerine kurulan kapitalizm kavramıyla tanıştı. Temel mantık şuydu; üretilen ürüne                talep yaratmak, yarattığı talebi kitle iletişim araçlarıyla geniş coğrafi alanlara yaymak.   Bunu uygularken halkı diğerlerine karşı öfkelendirerek, karınlarının açlığını unuturdular. Kimsenin işi hâlâ ciddiye aldığı yok. Vahşi kapitalizm yaşadığımız çağda insanları betona gömdü, hem de elbisesiyle, şapkasıyla, ayakkabısıyla... Sahip olduklarımızın kıymetini biliyor muyuz? Sabahları tıraş olurken ya da küvetleri doldurup keyif çatarken, Afrika'da her 60 saniyede 18 çocuk susuzluktan öldüğü aklınıza hiç geliyor mu acaba? Tüketimi çılgınlık düzeyinde yaşayanlar,  günün birinde, yıkanacak değil içecek su bulunamayacağını, türlü doğal afetlerin çok canlar yakabileceğini düşünüyorlar mı acaba? Tüketirken aslında tükendiğimizin farkına varıyor muyuz!  Çoğa sahip olmanın meziyet olmadığı, azla yetinmenin erdem olduğu hatırlanmalı değil mi? Misal; Kullanmadığımız elektrikli ev aletlerinin fişini prizden çıkarıyor muyuz? Fakir olduğu için, ülkenin çoğu yerinde elektrik bulunmayan Gine'de çoğu öğrenci başkent Conakry havalimanının sokak lambaları altında sınavlara hazırlanmaktadır. Yerel mağazalardan ve pazarlardan alışveriş yapmayı, yerli malı kullanmayı tercih ediyor muyuz?                  Zorunlu olmadıkça kısa mesafelerde araç sürmekten kaçınıyor muyuz? Ya da gölgesini satamadığı ağacı kesen küresel vampirlerin önümüze koyduğu borçlanma amaçlı tüketim modeline mi benzemeye çalışıyoruz? Amaçsız tüketimin bir teorisi yoktur.                O mevcut durumdur. Rüzgar esince başını yana yatıran gelincikler gibi, tüketim çılgınlığına alıştırılan kurbanlar, emperyalist sömürü düzeninin icat ettiği son esaret zinciri kredi kartlarının da eklenmesiyle artık kontrol yeteneğini kaybeden birer 'zombiye' dönüştü. Kullan-at ekseninde hayatları dönen insanların hürriyetleri ellerinden alınmış ve mutluluğu çalınmıştır. Bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir. İçimizde kratere dönüşen boşluğu neden fark edip hemen harekete geçmiyoruz? Mesela bu yazıyı okuduktan sonra bilinçli bir tüketici olma yolunda adım atın, harcamalarınızı sorgulayın ve tüketim alışkanlıklarınızı değiştirin.

*

Nasihat dinlemeyi bilenlere!..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.