Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜRK ANTRÖNERLERİNE GÜVENİN

Türk antrenörlerine niye şans tanınmıyor? Yabancı teknik adamlar niçin hep el üstünde tutuluyor? Sadece ahbap-çavuş çarkıyla dönen Futbol Federasyonu bu önemli konu yerine günlük yozlaşmış şeyleri tartışmayı yeğliyor. Güçlünün kuralları belirlediği Türk futbolunda yaşanan teknik direktör ve antrenör kıyımı, içinden sabun fışkıran yumuşak süngeri porselen tabağa bastırmaya benziyor! Zor şartlarda mesleklerini icra etmeye çalışan yerli antrenörler futbol sevgisinin birinci sırada olduğu bir ülkede proje üretilmemesi neticesinde istihdam problemi yaşıyor. Ecnebilere duyulan bu aşırı ilgi nereden geliyor? Bütçesi geniş takımlar yerli hocaya yönelme konusunda neden örnek olmuyor? En müreffeh ülkelerin hepsinin ortak özelliği kendi insanına değer vermektir. Türkiye futbolunun istikrarı yakalayabilmesi için yerli antrenörlere fırsat sunmak şart!

Takımların sportif başarılarında futbolcular kadar teknik kadronun da büyük etkisi tartışılmaz. 'Futbolun bilim adamları' antrenörlerin teknik-taktik bilgileri, iletişim ve idare becerileri takımların başarısını etkileyen temel faktörlerdir. Milyon dolarların döndüğü, futbolcunun çok ciddi paralar kazandığı bir piyasada "öğretmek" gibi ulvi kutsiyete sahip saha dışındaki aktörler düşük ücretle yaşamlarını sürdürüyorsa, Türk teknik adamlığı asla iyi yerlere gelemez. Bu çarpık yapı ne yazık ki, kalitesi tescil edilmiş yerli teknik adamlarımızın sportif rekabet yeteneğini sınırlamaktadır.

Türkiye'de futbol, aslında kör olan birinin labirentte çıkışı araması gibidir. Kulüp ve federasyon yöneticilerinin yanlış icraatları yüzünden hem milli takım hem de kulüp düzeyinde amansız hüsranlar yaşanıyor. Yönetim vasfından uzak idarecilerin sporda 'kılıç salladığı' ülkemizde, kurumsallaşmasını tamamlayamamış kulüpler, yaşadığı ufak bir başarısızlık halinde ilk iş teknik direktörü 'postalıyor'. Bu değişiklikle 'kötülüklerin' sona ereceği ve kısa sürede başarılı sonuçların geleceği düşünülmektedir. Aslında bu yaklaşım sonun başlangıcına giden 'hastalıklı' bir düşünce tarzıdır. 1959 yılında başlayan profesyonel lig serüveninde, sezon ortası 'hoca' değişikliği yapıp şampiyonluğu kazanan tek takım daha ortaya çıkmadı. Halbuki mesele çok basit. Türk futbolunda tek problem yönetici sorunudur. Kimse görmek istemese de 'Balık baştan kokar' sendromu var. Yabancı 'hocaları' değil futbola yabancı başkanları ayıklamak lazım! Yöneticiler sil baştan değişirse Türk futbolu yeniden doğar! 

Futbol endüstrisinin Türk hocalarına uluslararası arenada antrenörlük ortamı sunamayan sadece günü kurtarma çabasına düşen TFF, spora bakışını değiştirip, antrenörlerin kıyısına deniz olmaya çalışmalı! Türk antrenörü uçacak hiçbir gökyüzü bulamayan martı gibidir! Kargaların uğursuzluk çağrışımlı çığlıkları gibi spor basınının, saha sonuçları üzerinden başarısız ilan ettiği teknik eğiticilerin kariyerlerini olumsuz etkilediği çok açık. Kulüp başkanları yerli çalıştırıcılara kıymet vermeli, güvenmelidir. Televizyonlarda adının başına “spor” alan fakat her türlü konunun seviyesizce ele alındığı stüdyolardaki programlarda 'çerez' yapılan futbolumuzu yabancı istilasından ve kendisini Türk futbolunun vazgeçilmez temel yapı taşı gören asalaklardan kurtarmalıyız.

*

Herkesin çuvaldızı karşısındakine batırması sebebiyle futbolunun yerle bir olduğu ülkede, sadece çok parası olduğu için bir adam futbol aleminin başına getiriliyorsa geriye zaten söyleyecek bir şey kalmıyor...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.