Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜRK SAVUNMA SANAYİ

Uluslararası arenada, ülkelerin ekonomik ve siyasal alandaki gücünü belirleyen unsurlarından birisidir savunma sanayi. Teknolojik gelişmelere paralel olarak yeniliğe ve modernizasyona sürekli olarak ihtiyaç duymaktadır. Üç tarafı denizler, dört tarafı hainlerle çevrili bir coğrafyada yaşıyorsanız; ya yüzmesini iyi bileceksiniz ya da savaşmasını... Türkiye'nin güvenliği güçlü bir savunmadan geçiyor. Çağlar boyunca toplumların refah düzeyini, uluslararası ilişkilerini şekillendiren savunma sanayisi devletlerin pek çok politikasını doğrudan etkilemiştir. Bu sebeple Anavatanda güvende yaşamak, dünyada söz sahibi olmak için savunma sanayine önem vermeliyiz.

Türk havacılık sanayi faaliyetlerinin kurumsal yapısı, 1926 yılında Tayyare ve Motor Türk A.Ş.’nin (TAMTAŞ) kuruluşu ile ilk somut adımını atmıştır. 1950'de kurulan Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) 1983-1984 senelerindeki yasal düzenlemelerin ardından günümüzde savunma sanayimizin devlet sermayeli büyük kuruluşu olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkemizin jeopolitik konumu gereği önem arz eden Türk Savunma Sanayisi son yıllarda azami seviyede önemli yol aldı. İhracattaki genel eğilimin aksine geçen yıl ortaya koyduğu başarılı performansı 2018'e de taşıdı. Küresel pazarda ilk 10 ülke arasına girmek için kıyasıya bir rekabete yelken açtı. Türk birliğinin çelikleşmiş iradesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının karşılanmasında yerli katkı payı yüzde 54’ü aşarken, ihracatta kat edilen mesafe gelecek adına müjde aşılamaktadır. Ateş çemberi bir bölgede barışın tesis ve idamesi için caydırıcılığa birinci derecede önem veren Türkiye'yi savunma sanayinde üst lige taşıma hedefiyle yeni yol haritaları hazırlamalıyız.

Kalkınmanın önemli bir parçası olan Savunma sanayinde stratejik bütünlük için Devletimiz, KOBİ'leri ekonomik boyutu büyüyen, teknolojik gereksinimi devamlı artan savunma sanayi sahasına yönlendirmeli, firmaları teşvik eden girişimlere başlamalıdır. Savunma sanayi alanında Türkiye kendi bağımsızlık çağına girmiştir. Savaş ihtimali her zaman var ve vakit kaybedecek lüksümüz asla yok. Bu nedenle modernizasyon projelerine ve yedek parça imalatına çok önem vermeliyiz. Nükleer silah gelişmelerinin de içinde olmak için sert adımlar atmalıyız. Düşman devletlerinin hızla devam eden nükleer silah üretim çabalarına baktığımızda, ülkemizin geç kaldığını söylemek yanlış olmaz. Türkiye'nin nükleer varlığı, bir saldırı eylemi düzenlemeyi düşünen yeminli Türkiye düşmanlarını caydıracağına şüphe yok. Ticari amaçlı reaktör maskesiyle nükleer bombaya kavuşan katil İsrail'in kanlı ellerini Birleşmiş Milletler 'sabunuyla' yıkadığı sır değil.

Düşman, eskiden toprağın altına inmişti, şimdi suyun da altına indi. Denizlerin ölçüsüz boşluklarında hak ve menfaatlerimizi koruyan denizaltılarımızın da modern imkan ve kabiliyetlerde donatılması dosta güven, düşmana korku salacaktır. Saldırıyı hep karadan bekleyemeyiz. Harbin uzaya sıçraması halinde bile göğün boşluklarında saldırı amaçlı askeri tehditleri savurmak ve mevcut caydırıcılık düzeyini artırabilmek açısından yeni saldırı sistemleri geliştirmeliyiz. 

*

Yüce Allah Türkiye'yi korusun ve yüceltsin!..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.