Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜRKÇE'DE 'MUTLUYUM' NASIL DENİR?

Her ülkenin kendine göre ekonomik ve sosyal bir yapısı vardır. Tüketim ekonomisinin hüküm sürdüğü ülkemizde yatırım ortamının iyileştirilmesi, ticari girişimlerin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması, faiz oranlarının düşürülmesi, Türkiye'nin yapısına uygun bazı çözümlerdir. Başta mevzuat reformu olmak üzere kamu yönetiminde keyfiliğin terk edilerek, kural hakimiyeti anlayışı yerleşmediği, kamu sektörünün israf ve verimsiz yapısı giderilmediği sürece, vergi ve sosyal güvenlik primlerinin artırılmasıyla sorunlar çözümlenemez. Bu olumsuz şartlar sürdükçe, ekonomik büyüme istihdama yansımayacak, ülke dışında iş kapısı arayan dinamik işgücü kaçmaya aralıksız devam edecektir.

Sokağın değişmez gündemi: Geçim derdi. Sayıları milyonları bulan sabit ücretliler, emekliler, devletin eline bakan yaşlılar, sakatlar... Bütün bu nüfusun ana meselesi aybaşlarında ele geçen ücretleri. Ülkemizde refaha yönelik en ciddi tehditlerden biri, gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Toplumsal birlik ve bütünlüğümüz tehdit altına girmeden, Türkiye'nin ekonomi politikalarının büyüme ve istikrar kadar gelir dağılımı adaletine de odaklanması gerekiyor. Eşitsizlik eğitim imkânlarına erişimden sağlık ve refahın dağılımına kadar pek çok konuda toplumu etkiliyor.

Zenginin kesesini genişlettiği, orta direğin ortadan kalktığı, fakirin iyice dibe vurduğu Türkiye'de emeklinin aylığı insaf ölçülerinin çok altında. Geçim derdi toplumun kafasında inip kalkan bir balyoz halinde. 'İşi bilenlere' hayat güzel. Marinalar yatlarla dolu; bir zenginlik, bir zenginlik! Ama işsizlik rekor seviyede... Genç işsizlerin durumu felaket. Geleceğe duyulan endişenin yarattığı psikolojik bozukluk had safhada. Geçim sıkıntısı yuva yıkıyor. Yoksulluğa dayalı psikolojik bozukluğun aile yapısına yansıması nedeniyle boşanmalar artıyor. Dolardaki yukarı doğru fırlamanın sebep olduğu su, elektrik ve doğalgaz zamları, vatandaşın bütçe ayarlarını tarumar etti. Yıl boyu uğraşıp ürettikleri fındığın                 fiyatı üretim maliyetlerinin altında kalan üreticinin imdat çığlığını duyan yok. 

İhracat getirisinde üç milyar dolar paya sahip üreticiyi faiz lobisinin, bankanın kucağına iten sisteme karşı acil kurtuluş planı uygulanmaz ve 'mutluluk' kelimesiyle tanışmayan emeklinin cebinin deliğinin genişlemesine bir çare üretilmezse dert toplumsal bunalıma dönüşebilir. 

*

Sıradaki Güneş size gelsin efendim!..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.