Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜRKİYE TİCARET SAVAŞININ NERESİNDE?

            Roma’nın güvenli tahıl tedariki için Mısır’ı işgal etmesinden, Büyük Britanya’nın pamuk üretimini kontrol etmek üzere Doğu Hindistan kumpanyasını kurmasına varan geniş bir yelpazede dış politika ve askeri güvenlikler her zaman ticari menfaatler üzerinden kurgulanmıştır. Ticaret savaşlarının tarihi, bize bu savaşların ani süvari saldırılarıyla ilerleyen çatışmalar gibi olmadığını bilakis, tarafların enerjilerini tüketen siper savaşlarına benzediğini gösteriyor. 

            Günümüzde çeşitlenen savaşlara finans savaşını da ekleyebiliriz. Ticaret savaşlarının ülkeler arasında yayılması çoğu zaman küresel ekonomide ciddi yavaşlamaya sebep olabilir. Küreselleşen dünyada ekonomik yaptırımlar ordulardan daha büyük tehdit olarak ortaya çıkıyor. Diplomasinin başarısız olduğu yerlerde 'finansal silah' devreye giriyor. Bu tehdide en çok başvuran ülke ise hiç şüphesiz Amerika'dır. Amerikan ordusu Mart 2009’dan itibaren 60 ekonomi ve finans uzmanının rehberliğinde küresel finans savaşı tatbikatı yapıyor. Şüphesiz ki, son birkaç aydır dünya piyasalarında kontrolsüz bir finansal fırtına var. Zaman zaman şiddeti ve yönü değişse de vurduğu yerlerde tahribatı ağır olduğu bir gerçek. Bugün korona virüsü de doların egemen gücünü korumak isteyen ABD ile Asya Pasifik'te özerklik ve etkinliğini artırmak isteyen Çin arasındaki ekonomik savaşın 'gizli silahıdır.' Görünen köy mevcut haliyle ateşi harlanan Ejderhanın, yaralı Kartal'ın Tiranlığına son verebilecek cesaret ve azimden çok uzak olduğudur.

           Artık savaşsız bir dünya beklemek pek işe yaramıyor. Öyleyse en doğru tedbir sağlam bir pozisyon almaktır. Türkiye'miz, gelirinden fazlasını harcadığı için bütçe açık veriyor.

Bir ve diri olmak zorundayız. Türkiye, son kaledir! O bakımdan askeri sahada olduğu kadar iktisadi alanda da kuvvetli olmak mecburiyetindeyiz. Gelirimiz sınırlı. İsrafı da sınırlayacağız. Maalesef Türkiye, kurdaki perişan haliyle küresel ticaret savaşlarında çok geridedir. Milli paramız çok zayıf ve güçsüzdür. Yurtdışından döviz cinsinden ithal edilen petrol makam araçlarında hoyratça israf ediliyor. İflas budur! Geliri kadar harcamayan ülke finansal savaşta kaybeder. Bir parayı sağlam tutmanın temelinde üretim yatar. Yetmez, ürettiğini satmak gerekir. Buna paralel olarak ülke içinde alınacak tasarruf tedbirleri de yol almanın, ilerlemenin hızını belirler. Enerji fakiri Türkiye, makam aracı saltanatına, kamu lojmanları ve sosyal tesis savurganlığına, gereksiz resmi bina inşaatlarına dur demelidir! Aksi halde Türk Lirasını dış tehditlere karşı koruyamaz. Toparlarsak, bu savurganlık ve israfla Türkiye'nin hiç bir finansal savaşı kazanması çok zor. Çok...

    
 




 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.