istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

TÜRKİYE'YE 'KATİL' TOHUMLARLA SALDIRIYORLAR

         Ölüm saçan tohumlar, savaştan daha fazla insan öldürüyor. Dünya tohum piyasasını elinde tutan İsrail, GDO’lu  (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) tohumlarla Türkiye'yi amansızca vurmaya devam ediyor. Arılar, kuşlar, böcekler ve rüzgâr gibi tozlaşmayı sağlayan etkenler genetiği değiştirilmiş polenleri ülkemize taşıyor. Gen kaçışı yoluyla yerli ürünlerimiz kanser değişikliğine yol açıyor. Bu bulaşma sonucu bitki çeşitliliği de azalıyor. Bu nedenle yediğimizi içtiğimiz zehir!

          İsrail'den gelen tohumlar insan merkezli olmayan, çevreyi, eko sistemi korumayan tamamen kazanç ve sömürge amaçlıdır. Bu tohumların sadece bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. Bitmedi! Bunları bir defa almakla kurtulamıyorsunuz. Tohum toprağa ekildikten sonra artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz. Genetik tohum o toprağa müthiş zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız. İlerleyen zamanda ise toprak kanser maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor. Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana yanında kanser bedava!… Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç pazarını da kontrol altına alıyor. Türkiye'de her yıl yüz binlerce kanser vakasının rastlanması asla tesadüf değil.

          Anadolu'nun verimli toprakları son yıllarda uygulanan maksatlı tarım politikasıyla her geçen gün daha da çoraklaşıyor. Türk tarımı İsrail'in kontrolüne geçmek üzere! Kafa kurcalayan soru şu; Son derece tehlikeli GDO ithalatının önüne neden geçilemiyor? Bu sorunun cevabı mı yok yoksa, tohumu dert edinmiş yetkili mi?

          Türk tarımı İsrail'in kontrolüne geçmek üzere! Dış ticarette önemli bir kalem oluşturan çok sayıda önemli sebze türünün tohumları yabancıların hakimiyetinde bulunuyor.  Tohumun ithal olduğu bir ülkede, tarım ve hayvancılığın gelişmesi beklenemez.

          O halde ne yapmalıyız?  Tek çare; İsrail'in 'katil' tohumlarına son vererek, lezzeti, tadı, kokusu ve dayanıklılığıyla kendini ispatlayan yerli tohumlara yönelmektir. Kendi tohum bankamızı kurma çalışmalarını hızlandırmalıyız. Tohum, gıda geleceğimizin sarsılmaz temelidir. Tohumu kontrol eden, gıda geleceğini de kontrol eder.

*

Tarımda hayaller Paris, gerçekler Eminönü!   


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.