Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

2 Nisan 2016, Muscat... Sınır kapısındaki polis size o ülke hakkında ilk sinyali verir.   Biz de şansızlık ata sporu! Bana Afrika dere kurbağası gibi somurtkan biri denk geldi. Döviz bürosunda para sayar gibi çevirdi pasaportun sayfalarını. Seyretmekten gözüm alev topuna döndü! İşaret parmağıyla ortaladığı defteri kalktı, tee iki banko ötekine götürdü. Kendimi gelinin damada aşık olmadığı bir düğünün ilk dansı gibi hissetmedim değil. Başını yoğurt bakracı gibi ileri geri sallayınca 'iş tamam' diye düşünürken okeye dördüncü adam türünden, geniş ayağı terliğinden taşan, diş fırçası kaşlı biri yaklaştı, usulca. “Başınızı ağrıttım özür dilerim” diyen dilsize benzediğimi hissettim o an. 'Tiyatro' bittiğinde, evlenme programında hayır cevabı alınca çıkış yolunu    şaşıran kestane koleston saçlı yaşlı amca gibi yürüdüm, öylesine yıkık... 1001 gece masallarının efsanevi kahramanı Sinbad'ın ülkesindeyiz. Masalı bilmeyen yoktur. Denizci Sinbad hem kötü kalpli Sultana karşı direnir, hem de şehirdeki tüm genç kızların kalbini çalar. Ülke nüfusunun yüzde otuzunun yaşadığı Muscat, çöl ile okyanus arasında bir 'muhafız' gibi duran kayalık dağların eteklerinde saklanmış bir huzur köşesi. Yol boyu şahane palmiyelerin gölgelediği dantel işlemeli kar beyaz villalar arasından geçerek, altın mozaiklerle süslü kubbesinden yansıyan güneş ışınları, şehir siluetine yansıyan Sultan Kâbus camisinin çekim alanına giriyoruz. İçeride 3000, dış avluda 8000 kişinin ibadet edilebildiği mabette, üzerinde değerli taşlarla süslü,                      14 metre uzunluğundaki kristal avizeyi 1200 ampul aydınlatmaktadır. Hemen herkesin ilgi alanına girebilecek çeşitlilikte sanatsal bir koleksiyonun ve Hz. Muhammed tarafından, “İslam'a davet” için dönemin Umman Sultanı'na hitaben yazılmış bir mektubun sergilendiği Ulusal müze ülke tarihi ve kültürünü yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Kavşaklarda trafiğin düzen ve sessizliği yanında, 'gelinliği' andıran Opera binası zarif ihtişamı ile Batı'ya göz kırpmaktadır. Oturduğunuz koltuğun önündeki ekrandan geçen altyazı, yabancı dildeki oyunu anlamanızı sağlıyor. Yüksek duvarlarla çevrili bahçe içinde cumbalı villalarda yaşayan halk, örf ve adetlerine aşırı düşkün. Erkekler boyun bölgesinden püsküller sarkan bir tür entari giyiyorlar. Bellerine sarılı kuşak içinde, asalet simgesi hançer taşıyorlar. Diğer Arap ülkelerinden sıra dağlar ile ayrılan ülkede suç oranı yok denecek seviyede. Gün ortasında saat 13:00-16:30 arası resmi kurumlar dâhil hiçbir yerde yaprak kımıldamıyor, her yer kapalı. Halıların istiflendiği lüks bir mağazada, vantilatör yanında kıvrılmış halde uykuya dalan satıcıya şahit oldum. Kapı baca ardına kadar açıktı. Şehirde, her 20 Ekim tarihinde başlayan festival, Umman milli günü 18 Kasım'a kadar kutlanır. Kuzu ve deve etinin başı çektiği geleneksel Arap yemekleri yanında, acılı baharatın sık tüketildiği Hint mutfağının esintilerini de görmek mümkün. Şehre ruhunu veren, tarihi kapalı çarşı Souk'ta, telkari hançerler, çeşitli gümüş takılar, kırmızı topraktan tütsü kapları, keskin kokulu reçine topakları ve daha pek çok göz alıcı hediyelik eşya satın alabilir, alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz. En başta taksiciler, alışveriş sırasında size sunulan ilk rakamın gerçek olmadığını aklınızda tutun ve pazarlığa yarı fiyatla başlayın. Trafik yoğun değil ama, gaz pedalının ne kadar dibe gittiğini merak eden sürücülere rastlayabilirsiniz. Denizcilik geleneği olan ulusun, denize girme alışkanlıkları pek olmasa da 1700 km. boyunca uzanan doyumsuz plajlarda çeşitli su sporları yapılabilmektedir. Kırlangıç   sırtlı yatların sıralandığı, at nalı biçimindeki liman, ticari taşımacılığın kalbi durumunda. Su üzerinde uyuyan 'kuğu' gibi duran devasa tekne Sultan'a aittir. Yabancı misafirlerin en fazla resim çektikleri Al Alam Sultan Sarayını ve şehir turlarının başlangıç noktası Bandar Jissah tepesinde, kızıl 'gömleğini' giymiş Güneşin, sapsarı bir 'ovaya' benzeyen okyanusun yastığına yatmaya hazırlanışını seyretmeden sakın buradan ayrılmayın. Göğün 'horozu' Ay, gökyüzünün büyüsüne kapılıp yıldız 'bağları' arasında gezintiye çıktığında, dönüş uçağının camından son bakışla vedalaşırken “Ne kadar çok şey öğrendim!” diyebildim. 

*

Yakın gibi uzaklar, uzak gibi yakınlar var. Mesafesiz yollar, yolsuz mesafeler var. Sessizlik gibi sözler, söz gibi sessizlikler ülkesindeyiz. Gelecek hafta!

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?