Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

Üniversiteler açılmasın

Eğitimde tarifsiz bir kargaşa var. İlk ve orta dereceli okulların 'uzaktan eğitim' açılışıyla yeni eğitim öğretim dönemi başladı. Karar değişikliğe uğramazsa 21 Eylül'de yüz yüze eğitime geçilecek. Orta öğretimde durum bu. Üniversitelerin hali daha perişan! Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymak sadece insan temasının seyrek olduğu koşullarında işe yarar. Sınıflarda seyreltilmiş yerleşim tedbirleri alınsa bile yurtlarda sosyal mesafe nasıl korunacak? Yatak odaları, yemekhane vs. ortak kullanım sahalarında ne tür oturma düzeni planlanıyor?  Binalarda temizlik malzemelerini kullanmak salgın riskini azaltmak için tek başına yetmez. Salgının gidişatının kötü seyrettiği sır değil. Kimse virüs yokmuş gibi davranamaz. Dünyada en fazla vaka gösteren ülkeler arasında 17’nci sırada yer alıyoruz. Artık gençlerde de Covid-19 hastalık sıklığı erişkinlerden daha az değil. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, eğer üniversiteler açılırsa vaka sayısının ve ölümlerin artması da asla sürpriz olmaz.

Sağlık her şeyin üstündedir. Eğitim telafi edilir, sağlık asla! Öğrenciler "Yaşama hakkımız elimizden alınamaz, üniversiteler açılmasın" görüşünü bildirirken, Sağlık Bakanlığının YÖK'e 'üniversitelerde uzaktan eğitim yapılsın' tavsiyesi ortada dururken  üniversitelerin açılma ısrarı büyük bir insani felakete kapı aralamaktan öte gitmeyecektir. Bilimsel hakikatten uzak sadece ticari hedefler doğrultusunda yapılan eğitim ısrarı gençlerimizin hayatını ''ateşe atmaktan'' başka anlam taşımayacaktır. Meseleyi önemli kılan insan hayatıdır. Üniversitelerdeki muhtemel can kayıplarının vebalini kim taşıyacak, hesabını kim verecek? Mevcut şartlar uzaktan eğitimi zorunlu kılıyor. Geciken karar, karar değildir. Geç kalmak fayda vermeyeceğinden şimdiden karar verilmeli, taraflar da önlemini ona göre alabilmeli. Her üniversite açılıp açılmama konusunda farklı eğilim belirliyor. Bazıları senato toplantıları neticesinde aklıselim hareket ederek çevrimiçi (online) öğrenim usulü kararını ilan ettiler. Olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız o nedenle üniversitelerde yüz yüze eğitim yerine uzaktan eğitime ağırlık verilmesinin doğru olacağını, ölümlerin önünü alacağını düşünüyorum.

Göz önünde tutulması gereken başka bir konudan bahsedeceğim. Misal; kredi yurtlar kurumundan kayıt hakkı kazanamamış bir öğrenciyi ele alalım. Bütçesine uygun bir ev kiralasa fakat sonrasında örgün eğitime ara verilse, ileri bir tarihe ertelense o öğrenci peşin ödediği kirayı kesinlikle geri alamayacak, boşuna kira vermiş olacak. Ev sahibi ve öğrenci arasında tatsız hadiseler meydana gelecek. Al başına iş! Yani nereden bakarsanız bakın, içinden çıkılmaz bir kaos önümüzde duruyor.

Vaka seyrinde yeniden artışın izlendiği, virüsün yayılmasının kontrolünde problem yaşadığımız şu zorlu süreçte yüz yüze eğitimin doğurabileceği sağlık risklerine dikkat çekiyorum. Hasta sayısı ve sağlık sisteminde ciddi tıkanıklık var. Zira konakladığı yurtta virüs bulgusu gösteren biri, bina içi ve dışındaki herkese, okuldaki, sınıftaki diğer öğrencilere, öğretmenlere, personele de bulaşma tehlikesi söz konusu. Dolayısıyla güz dönemi akademik eğitim mümkün de münasip de görünmüyor. Yükseköğretim kurumlarının karar mekanizmalarındaki yetkili kurullar, değerlendirme yaparken insan yaşamı ve sağlığını ilk sıraya koymalı ve tüm öğrencilerin sorumluluğunu omuzlarında hissetmelidir.

Bu yazı bir vesika, yol haritasıdır. Saklayın, atmayın sakın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.