Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

YOL AÇIN SANDIK GELİYOR!

Şunun şurasında giren ay, çıkan ay, şinanay derken 65 gün kaldı soluğu sandık başında almaya... Dükkâna gelen her ünlünün fotoğrafının duvara asıldığı Ocakbaşı gibi, partiler, dokunulmazlık zırhına bürünmek için devlet kadrolarından boşalıp istifa sağanağı limanı haline dönüşecek. Ve pek yakında, dananın kuyruğunun kopmasıyla küp şeker etrafında üşüşen karıncalar gibi ortalığa dökülen bazı aday adayları pist dışına itilince elinden dondurması alınmış gibi küsen, ardına bakmadan mahalleyi terk eden, cips paketi gibi havası sönen, suratına pamuk şekeri yapışmış gibi yüzünü ekşiten, omuz silken, mızıkçılık yapan, üzerine süt tenceresi devrilmiş gibi zıplayanlar olacak.

İnsanlar böyledir bazıları menfaati bitince, muhabbeti de biter. Oysa rüzgârın şiddeti ne olursa olsun; martı sevdiği denizden asla vazgeçmez! Anormalin normalleşmesi, normalin anormalleşmesi en çok siyasette yaşanır bu memlekette. Meselenin aşk meşk olmadığını herkes bilir lakin araba altında kalmış ördek yavrusu gibi kısık sesten fazla duyulmaz. Çünkü vekillik kıyak iş! Dolgun maaş, ömür boyu emeklilik, hayat desen, o da garanti! Şimdiye kadar seçilen vekilleri ne kadar tanıyorsunuz? Ne yaptıkları yahut yapmadıkları hakkında bilen var mı? Ön seçimsiz genel başkanların seçtiklerini siz mi seçmiş oluyorsunuz? Siyaset sandalye gibidir, ayağının altına alırsan yükselirsin, başının üstüne alırsan ezilirsin. Piyasadaki yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya çeken yanardönerlere dikkat edin. 

Tarih yazmaya geldiğini söyleyip tarih olan nice pusulasını kaybetmişleri öğüten değirmendir bu ülke! ''Menfaatin için etek giyer misin?'' diye sorsak ''benim dedem zaten İskoçyalıydı'' diyecek birçok adamın ortalıkta dolaştığı bir memlekette, uyuz itin kasığındaki pire kadar mutlu, başını çöpe soktuğu için kıçı açıkta kalan kedi kadar tetikte olmalı insan. Siyasetin birbirini tutmayan oynak ikliminde şövalye sandığınız bazı adamların, aslında alüminyum folyo ile kaplanmış olduklarını görmek bayağı zaman alıyor. Çünkü siyasetçilerin söyledikleri bitpazarındaki bir tabelada yazanlar kadar yanıltıcıdır: “BURADA ÜTÜ YAPILIR.” Çamaşırlarını getirirsin ve kandırıldığının farkına varırsın: Tabela, satılmak üzere oradadır.

 24 Haziran bir seçimden daha fazlasıdır. Belki de o gün bu gündür. 24 Haziran, neyi tarttığı, ne kadar tarttığını anlamamızı sağlayan keskin bir ''terazidir''. Her fırsatta Türkiye'nin istikrarına ve gelişimine takoz koyanların boyunun ölçüsünü alacağı kusursuz bir terazi! Acılar ormanında, usulca akan nehirler kenarında, rüyalarıyla donmuş duran kuğular gibi damarları titrek sessiz bekleyen vatandaş! İnsan çay poşetine benzer; sıcak suyun içine atana kadar gerçek rengini bilemezsin. Fasıklar fitne çıkarmak için işbaşında. Uyanık olmak lazım! Bu seferki daha farklı. Eğer merdiveni doğru duvara yaslamazsanız, attığınız her adım sizi yanlış yere götürür. Sonra ''oy anam oy'' deme!..  

*

Ben az konuşurum, siz çok anlayın... 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.