Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

YÜRÜMEYİ BİLİYOR MUYUZ? 

Yola girmek isteyenleri kucak açmış hasretle bekleyen yol için yürüyenlerin hepsi eşittir ama yolu bilmekle yolda yürümek aynı şey değildir. Gökyüzünde zindan karası gecede sürü halinde şekiller çizerek uçan binlerce kuşun kanatları birbirine toslamazken, insanoğlunun aynı yolu bölüşememesi ilkelliğindendir. İyi yürümek, iyi yaşamayı hak etmektir. Yürüyebilen canlının insan olması, insan olan herkesin yürüyebildiği anlamına gelmiyor. Etrafta körebe oynar gibi yürüyen bezgin vatandaşlar görüyorum. Ordu'nun yılankavi caddelerinde son bir haftada gördüğüm kazalardan bazıları şunlar; yandan bakıldığında, üzerinden dozer geçmiş plastik bebek profili veren bir kadın elinde tuttuğu telefonla konuşurken ağacın en uç dalından düşen armut gibi yere indi! İkincisi; Manzarayı önüne alıp geri geri yürüyen çimento kamyonu cinsinden 'boğa', başından bir iple tavana bağlıymış gibi yürüyen çelimsizin tekini omuz dürtüsüyle kaldırımdan aşağıya attı. 'İtilmiş sıska' topuzlu mandal gibi yere yapıştı! Eğri bacaklı yengeç gibi yürüyenler yüzünden hem yolumuz hem de yürüyüşümüz 'kirlendi'. Yürüyüşümüzü kaybettik. Lazım olur diye örnek verelim. Köprübaşı semtinde tam köprü üzerindeki kaldırımda temassız sürtünmeden yürümek imkânsız hale geldi. Şehrin etkili ve yetkilileri tehlike zillerini (d)uyuyor musunuz? Cazibe merkezi olma potansiyeline rağmen, yol eksiği bulunan ilimizin gelişimine ve büyüme sürecine önemli katkılar sağlayabilecek ciddi düzenleme planı da ufukta görünmüyor. Milli eğitim bakanlığında dış ticaret bölümüne geometri, felsefe, mantık dersleri koyanlara sesleniyorum. İşe yürümeden başlayalım. Müfredata 'güzel yürüme dersi' koymayı teklif ediyorum. Çünkü ayakların gideceği yere yöneliş düzensiz olursa, yollar yanlış ufka götürür. İşte bunun için hiçbir şey yürüyüş kadar önemli değildir. İlkokulda alfabenin yanında, zorunlu yürüme dersi okutulmalı, üniversitelerde kürsü kurulmalı ki; açık böğründen kılları dışarıya fırlayan, kafası kuş yuvası saçlı, 'zombi'  tipli adamlar, sarı saç, kırmızı dudak, yeşil göz, trafik lambası gibi gösteriş meraklısı ağzı açık dolaşan kızlar yetişmesin. Yolun kurallarına uymayan yolun dışında kalır. Yoldan çıkmak için yola girmek ön şarttır, bir de yolun size girme hikayesi vardır ki, o trajik bir mevzudur. Liposakşın baldırlı, alttan soğutmalı, üstte kaban altta mini etek, sokak lambası gibi kime yandığı belirsiz, alevli oklar gibi dağılmış saçları, göz farı benim geleceğimden daha parlak! küpesi yalı salonundaki avize gibi yürek hoplatıcı bir kız yola girmeye görsün, çitanın ceylana ışık hızıyla yaklaşması gibi 'göden' tipler zıplar etrafta. Toparlarsak; Türkiye'de güvenli yürüyüş tarzı ancak 'üç kişilik' yürümekle mümkün. Birincisi; kendin için yürüyeceksin, ikincisi; önden gideni idare edeceksin, üçüncüsü; arkadan geleni kollayacaksın!                     

*

Bu yazı, yürüme gelişimine katkıda bulunmak üzere hazırlanmıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?