Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

AŞKENAZLAR TÜRK MÜ ?

Biz Türkler ilginç bir milletiz. Tarihimizi bilmiyor ve ilgilenmiyoruz. Yeni duyduklarımızı ise, bize öğretilenler ile bağdaştırmakta güçlük çekiyoruz.

Bunların başında din geliyor. Hâlbuki Türkler için dinin önemi "devlet yönetiminde araç olarak kullanmaktan" öteye geçmiyordu. Din adamları bu gerçeği sakladılar. Dini, yaşam biçimine dönüştürdüler.

Gök Türk Devletinin Doğu-Batı olarak ikiye ayrılmasından sonra, 7. yüzyılda Türkler arasında birlik bozulmuş idi.

Azerbaycan'dan başlayarak, İdil Nehrine kadar oluşan Batı diye tanımlanan topraklarda Hazar Türkleri yaşıyordu.

İran'ın Doğusunda; Buhara, Taşkent, Talkan, Curcan gibi Şehir Devletleri şeklinde yapılanma mevcuttu. Şehir devletleri, ipek yolu sayesinde, ticaret ve sanayide başarılı olmuşlar ve zenginleşmişlerdi.

Zenginliğin getirdiği "müstakil yaşama arzusu" kırılamıyor ve Doğu Türkleri arasında birlik kurulamıyordu.

Araplar "birlikten yoksun şehir devletlerini 690-750 yılları arasında teker teker ele geçirdiler. Ele geçirdikleri şehirleri yağmaladılar. Yağmacılık ile yetinmediler Türk katliamı yaptılar. Kutaybe adlı Emevilerin Horasan Valisi "Türk kafası getiren 50 dirhem altın sözü" vermişti. Türk kafalarından tepeler oluştu. Talkan ve Curcan şahirleri yok edildi. Ahalisi tamamen katledildi. (Internete Kutaybe yaz ve oku)

Batı'da yaşayan Hazar Türkleri ise birlik ve beraberliğini koruyordu. Arapları, Rusyaya sokmadılar. Araplar diplomasiyi tercih etti. Diplomasi sayesinde, Hazar Türkleri ile Araplar anlaştı. Hazarlar, Müslüman olmayı kabul ettiler.

Siyasi ilişkileri perçinlemek amacıyla, Hazar Türk Prensesi, Halifeye gelin gönderildi. Fakat, gönderdikleri Prensesten gelen haberler hiç hoş değildi. Sonunda, Prensesin ölüm haber geldi.

Prensesin ölümü, Hazar Ülkesinde travma etkisi yarattı. Türkler, kendilerine Müslüman olma karşılığı verilen hediyeleri ve dini öğretmek üzere bırakılan imamları toplayıp, Halifeye geri getirdiler ve iade ettiler. Dininiz de hediyeniz de sizin olsun deyip, Savaş ilan ettiler.

Araplar, Prenses için "alt tarafı bir kadın" diyor ve Türklerin kadına verdiği önemi anlayamıyordu. Savaş başladı ve 80 yıl devam etti. Çok kan döküldü.

Hazarları en çok şaşırtan olay, Derbent'de yaşandı. Hazar başkenti Derbent, Araplar tarafından ele geçirilmişti. Hazar Ordusu geri çekilirken, yaşlıları ve yaralı askerleri yanında götürmedi.

Türk kültürüne göre; yaşlıya, kadına, çocuğa ve yaralı askere dokunmak yasaktı. Fakat, Araplar geride kalan yaşlıları ve yaralı askerleri, göle atıp boğdular. Bu durumu haber alan Hazar Türkleri "Gök Tanrı bizi korumuyor" diyerek din değiştirmeye karar verdi.

Müslüman olamazlardı. Zira Arap deneyimi çok kanlı olmuştu. Arap kültürü ile Türk kültürü uyuşmuyordu.

Türk soylu Hrıstiyan Peçenekler ile Hazarlar arasındaki süregelen savaş, Hrıstiyanlığın kabulüne de olanak tanımadı. Bizans kendine rakip gördüğü için, Hazarlar ile Peçenekleri karşı karşıya getiriyordu. Zira İpek Yolu Kuzey'deki Hazar ülkesinden geçmeye başlamıştı.

862 yılında Hazarlar, Yahudiliği Din olarak seçtiler. Bu seçim beraberinde felaket getirdi. Zira Yahudiliğin etkisinde kalan Hazarlar, önce lisanlarını kaybettiler. İbranice konuşmaya başladılar. Parayı önemsediler. Türk gelenek ve göreneklerini kaybettiler. 1030 yılında, Hazar Devleti yıkıldı.

Türk kökenli, Yahudi Hazarlar Rusya içlerinde dağıldılar. İpek Yolu sayesinde ticaret öğrendikleri için, gittikleri ülkenin ticaret sınıfını oluşturdular. Rusya, Polonya ve Almanya'da Sami asıllı Yahudilerden farklı bir Yahudilik ortaya çıktı. Germen lisanı konuşan bu millete Aşkenaz Yahudileri deniliyor. Günümüzde Yahudilerin yüzde 90'ını Aşkenazlar oluşturuyor.

"Babuna Olayını" hatırlayanlar bilir. Şu son günlerin meşhur Babunası.

Babuna adındaki bu şahıs, 1999 yılında hasta olduğundan bahisle kan örnekleri topluyordu. Söylemi, kanı uyuşan kişiden ilik alacak ve hastalıktan kurtulacaktı. İlik alınacak kişiye yüklü miktarda bağış sözü de verilmişti. Hayırsever ve para sever Türkler sıraya girdi, on binlerce kan örneği toplandı.

Daha sonradan, toplanan kan örneklerinin İsrail’e gönderildiği anlaşıldı. Dönemin koalisyon Hükümetinde görevli, MHP kökenli Bakan ortalığı ayağa kaldırmıştı. İsrail, kan örneklerinin tahlil amacıyla getirildiğini söylese dahi, şüpheler giderilemedi.

Kan örnekleri incelendikten sonra, Aşkenazların Türk soyundan geldiği, genetik olarak doğrulandı. Bu bilgi saklanmadı.

Ancak, kültürel değerler ağır basıyor ve Türkler tarafından kabul görmüyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.