TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

BÜTÇE AÇIĞI VE SONUÇLARI

Devlet bütçesi bir yıl önceden hazırlanır. Bütçe bir sonraki  yılın gelir ve giderlerini gösteren hesap hulasasıdır.
2018 yılının bütçesi  66 milyar lira   açık ile bağlanmış idi. Gelir tahminleri 696,2 milyar lira, giderler ise 762,8 milyar lira olarak saptanmıştı. Nisan 2018 ayında bütçe 2,8 milyar lira açık verdi. Bütçe açık vermeye devam ediyor.
Seçime gidildiği için, iktidar ve muhalefet partileri popülist politika uyguluyor. Emeklilere ilave para vermeyi Hükümet yasaya bağladı. 12 milyon emekliye 24 milyar lira verilecek.  Kasada para yok. 66 milyar lira açığa eklediğimiz zaman, açık 90 milyar liraya ulaşıyor. Açık oranı bütçenin yüzde 8’lerine ulaşıyor. Ekonomik açıdan böyle bir açığın karşılanması sorunlar yaratacaktır.
Bütçe açığını karşılamak için ilave vergiler koyma mecburiyeti var. Fakat ilave vergileri ekonomi kaldıramıyor. Mevcut vergilerin dahi ödeme limiti aşılmış durumda. Tahsili zora giren devlet alacakları 100 milyar liraya yaklaştı. Devlet alacakları yapılandırmaya gidiyor. Vatandaş yapılandırıyor.  Bir iki taksit ödüyor.  Tekrar zora giriyor. Ödeyemiyor. Tekrar yapılandırma yapılıyor.  Bu nedenle, ilave vergi konularak bütçe açığının karşılanması mümkün görünmüyor.
Vergi konulamayacağına göre, açığın borçlanma yoluyla karşılanması mecburiyeti var. 90 milyar lira gibi, ilave borç talebi ile Devletin sermaye piyasasına girmesi sistemi zorlayacaktır.
-Birinci zorlama "crowding out" diye tanımlanan, özel sektörün sermaye piyasasından kovulmasıdır. Devlet piyasaya girdiği zaman, özel kesime daha az pay kalıyor. Tasarruf dar boğazı nedeniyle özel sektör yatırımları yapılamıyor.
-İkinci zorlama, piyasa faizlerinin yükselmesi şeklinde tezahür edecektir. Devlet tahvillerine  piyasadan daha yüksek faiz verilmez ise satılamaz. Mecburen yüksek faiz ile piyasaya girilecek ve faizler yükselecektir. Yüksek faiz yatırımların maliyetini artıracak ve yatırımlar azalacaktır. Azalan yatırımlar, eksik istihdam yüzdesini yükseltecektir.
Bütçe gelirlerini artırmanın en kolay yolu kurları artırmaktan geçiyor. Türkiye bütçesinin gelir kalemlerinde, vasıtalı vergilerin oranı yüzde 70 civarında seyrediyor. En büyük vasıtalı vergiler gümrüklerden elde ediliyor. Gümrük vergi oranlarını artırmak  zor. Uluslar arası antlaşmalara uymak mecburiyeti var. Ancak, gümrük vergi matrahını artırmak mümkün. Bunun için, kurları yükseltmek yeterli.
Türkiye kurları yükselterek, gümrük vergi matrahını artırma yöntemini seçmiş gözüküyor. Nitekim  yılbaşından beri sürekli kurlar artıyor. Artan kurlar sayesinde, ayda 8 milyar lira verilmesi gereken bütçe açığı Nisan Ayında 2,8 milyar liraya düştü. Düşmeye devam edecek.

Seçime gidiliyor olmasına rağmen, kurlardaki artışa, Merkez Bankası müdahale etmiyor. Vatandaşın göremediği gerçek budur. Demek ki, Hükümet kurları düşürmek istemiyor. Düşürdüğü takdirde bütçe
açıklarını karşılaması imkânsız. Kurların manipüle  edildiği söylemi, siyasi polemikten ibaret.
Kur artışı ile bütçeye gelir sağlamak, beraberinde enflasyon getirir. Kur artışları "ithal malları fiyat  geçirgenliği yoluyla" maliyetlere giriyor ve enflasyon oranı yükseliyor. Enflasyon en acımasız ve adaletsiz vergidir.
Enflasyonist ekonomilerde, bütçe açıklarını dolaylı olarak  sabit gelirli işçi ve emekli ödüyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.