Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

DİN SOSYOLOJİSİ  VE İSLAMİYET

İnanç sistemleri, din sosyolojisinin konusuna giriyor.  Din sosyolojisine göre dinlerin ortak özellikleri;  tapınmak, tapınak, kutsal mekan, kutsal zaman, kutsal kişi ve mucizelerdir.

1.Tapınmak: İnsanlar tapınmaya ihtiyaç duyuyor. Kimi yazarlara göre, tapınma duygusu genlere Tanrı tarafından kaydedilmiş. Kimi yazarlar tapınmayı, insanın ölmeden önce ölümü biliyor olmasına bağlıyor. Bu nedenle, insandan başka hiç bir canlı tapınmıyor. Müslüman Allaha tapınıyor. Allahtan başka bir nesneye tapınmak şirk sayılıyor.

2. Tapınak: Her dinde tapınak var. İnsanlar tapınağa gidiyor, Tanrı ya da Tanrılara tapınıyor. Bu gelenek eski Sümer medeniyetinden kaynaklanıyor. Sümer'de, Ziggurata giden insanlar beraberinde, Tanrılara yiyecek içecek götürüyor ve dilekte bulunuyordu. Antik Mısır dinlerinde, insanlar tapınağa giderken beraberinde altın taşıyordu. Yeterli altın bulunamayınca,  kurban taşımak moda oldu.

Yunanlılar Tapınaklara "Oracle" denilen "kehanet" öğrenmek için giderlerdi. Beraberlerinde altın ve değerli madenler götürürlerdi. Yunan Kralları savaşa girmeden  önce, mutlaka tapınaklardaki rahiplerin görüşünü alırdı.

Yahudilikte  Tapınak yok. Ancak Süleyman Mabedi tapınak olarak algılanıyor. Süleyman Mabedini,  Yahudi Kralı Davud'un oğlu Süleyman, M.Ö. 1000’li yıllarda  Kudüs’te inşa etmiş idi. Süleyman Mabedi'nin kutsal olma nedeni içerisine "ahit sandığının" yerleştirilmesinden kaynaklanıyor.

Hıristiyanlar için Kilise, Allahın evi sayılıyor. Kudüs kutsal şehir kabul ediliyor. İslamiyet’te tapınak yok. Kuran "Allah, size şah damarından yakındır " diyor.

3. Kutsal Mekan.
Dinler, mensubu oldukları dine ait tapınakları kutsal mekan olarak kabul ediyor. İslamiyet’te kutsal mekan yok. Bununla beraber din sosyolojisinin kuralı gereği "kutsal topraklar, Kabe’nin kutsallığı" dine girdi. Hz. Ömer, Kabe’deki "hacerül esved" taşını kastederek "Peygamberimiz  onu önemsemeseydi, o taşı parçalardım" diye fetva verdiği kayıtlarda yazılı.

Eski Diyanet işleri Başkanının "Allahın evi sayılan Camilere ayakkabı ile girdiler..." söylemini kulaklarım ile duymasam inanmazdım.  Zira İslamiyet hiç bir nesneyi kutsal saymıyor. İnsan eliyle yapılmış olanı, Put olarak değerlendiriyor. Puta tapınmayı şirk sayıyor.

4. Kutsal kişi.
Din adamlarını kutsallaştırma geleneği sosyolojiden geliyor. Lama dininde insan Tanrı sayılabiliyor. Hıristiyanlıkta Papa, Tanrının dünyadaki temsilcisi kabul ediliyor. Yahudilikte kutsal kişi yok. Hahamlar dini öğretmek zorunda olan kişilerdir. Yahudilikte kahinler sınıfı var. Kahinler, gelecekten haber veren insan değildir. Kutsal sandığa nasıl yanaşacağını bilen kişilere kahin deniliyor.

Müslümanlıkta  kutsal kişi yok. Hz. Peygamber dahi "ben elçiyim" diye kendini tanımlıyor. Buna rağmen, Sosyolojinin prensiplerinden İslamiyet kendini kurtaramadı. Ayetullahlar, mollalar, tarikat liderleri, şeyhler, şıhlar, postşinistler kendilerini kutsal kişi addediyor. Maalesef, insanlar kendine faydası olmayan mahcur tarikat şeyhlerinden  medet umuyor.

5. Kutsal zaman.
Her dinin kutsal zamanı var. Kutsal zamanlarda insanlar bir araya geliyor. İnanç tazeliyor. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma sağlanıyor. İnsanların "aidiyet duygusu" tatmin ediliyor.

Müslümanlıkta sadece Kadir gecesi, Kuranın ilk defa inmesi nedeniyle kutsanıyor.  Ancak, sosyolojinin etkisi önlenemedi. Kandiller, kutlu doğum haftaları, cuma günü ve ramazan ayı  gibi kutsal zaman kavramı İslamiyet’e  girdi.

6. Mucizeler.
Her dinin mucizeleri vardır.  Musa'nın denizi yarması, İsa’nın denizde yürümesi mucizedir. Ünlü bilim adamı Albert Einstein "fizik kanunlarına aykırı" söylemleri kabul etmiyor. "Musa denizi yaramaz, Isa suda yürüyemez" diyor

Kura'nda mucize tabiri sadece  Maide Suresinde geçer.  İnsanlar, Hz. Peygambere  "bize bir mucize göster, gökten sofra indir"  diye istekte bulunurlar.  Bunun üzerine, Maide (sofra) Süresi iner.

Maide Süresinde "sofra her gün önünüze kuruluyor, mucize budur" mealinde hüküm var. Yani, buğday tarlada büyüyor, ekmek olarak önünüze geliyor. Hayvanlar çayırda  besleniyor, sofranıza süt ve et olarak geliyor. "Mucize  her gün, sofranın önünüze kurulmasını sağlayan düzendedir" mealine ulaşılıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?