Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

FAKİRLEŞEREK BÜYÜME

Kurlar arttığı zaman, ithal malları fiyat geçirgenliği yoluyla maliyetler artıyor. Artan maliyetler yüksek fiyat olarak halka yansıyor. Halkın geliri aynı oranda artmıyor ve  fakir kalıyor. Fakirlikten en çok sabit gelirli etkileniyor.

Kurlar arttığı zaman, dolar bazında işçi ücretleri düşüyor. Emek yoğun endüstri "işçi ücretlerinin düşük olduğu ülkeleri" tercih ediyor. Sermaye girişine bağlı olarak Sermaye/Emek oranı artıyor ve daha fazla işçi  istihdam ediliyor. Ücretler artmadığı halde, daha çok emek istihdamı sayesinde ekonomi büyüyor.

Dolar bazında işçi ücretinin düşmesi, ihracata bağlı endüstriye rekabet gücü kazandırıyor. İhracat artıyor. İhracata bağlı büyümenin getirdiği katma değer işçilere yansımıyor. Sermaye sahibinin kasasında kalıyor. Sermaye büyümesine bağlı ekonomilerde, kapital artışı ile ekonomi büyüyor.

Kur artışı, tüketim malları ithalatını pahalı hale getiriyor. Pahalılaşan ithalat nedeniyle, tüketim azalıyor. Tüketim azalması, tasarruflarda artış sağlıyor. İthal malları tüketimi ile dışarı akan kaynaklar azalıyor. Ekonomi genelinde tasarruf miktarındaki artış, sermaye birikimine katkıda bulunuyor.

Çin "fakirleşerek büyüme modelini" uzun yıllar denedi ve başarılı oldu.  Önceleri halkın fakir kalması pahasına, kurlar yüksek tutuldu. İleri sanayi ülkeleri, fiyatları düşürmek amacıyla sürekli devalüasyon yapması nedeniyle, Çini "doping" yapmakla suçladı. Emek yoğun endüstri ile başlayan üretim, daha sonradan "bilgi yoğun" endüstriye yöneldi.

Son yıllarda, Türkiye "Fakirleşerek Büyüme" modelini tercih etti. Kurlar sürekli artıyor.Artan kur nedeniyle, halk fakir kalıyor. Fakat işçi istihdamında artış devam ediyor. 2017 yılında ekonomi yüzde 7,4 oranında büyüdü. 1.380.000 kişiye ilave istihdam sağlandı. Ancak, emek başına ücret, reel anlamda artmadı. Dolar bazında geri geldi.

Kur artışının sonucu olarak, değeri düşen lira, ulusal üreticilere rekabet gücü kazandırıyor. İthalatın pahalı hale gelmesi, marjinal üreticilerin devreye girmesine olanak tanıyor. Zira pahalılaşan ithalat nedeniyle, talep iç piyasaya yöneliyor.

Kur artışı ile birlikte, ucuzlayan ülke üretimine talep artıyor. Talep elastikiyetinin yüksek olduğu mal ve hizmet ihracatı ivme kazanıyor. 2017 yılında ihracattaki artış yüzde 10,2 rakamına ulaştı. 2018 yılının ilk çeyreğindeki  ihracat artışı yüzde 8,9 oranına ulaştı. Turizm gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31,6 oranında arttı. Dönemsel karşılaştırmada, ekonominin 7,6 oranında büyüdüğü hesap ediliyor.

Büyüyen bir ekonomide neden herkes şikâyet ediyor?

Birinci ve önemli neden,  bölüşümdeki adaletsizlikten kaynaklanıyor.
Ekonomik büyümeden geniş halk kitleleri istifade edemiyor. Ekonomik büyümenin yarattığı katma değer, müteşebbise kar olarak kalıyor.

İkincisi, artan fiyatlar nedeniyle, Türk Halkı kendini daha fakir hissediyor.

3,5 milyon insanın işsiz olduğu ve her yıl bir milyon kişinin işsizler ordusunda katıldığı bir ekonomide, fakirleşerek büyümden başka bir ekonomik büyüme modeli uygulanamıyor.

Türkiye fakirleşerek büyüme modelini seçmiş olmanın sorunlarını yaşıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?