TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

İSLAM ALEMİ FAKİR

Dünya nüfusu 7,6 milyara ulaştı. Bu nüfusun 1,7 milyarı Müslüman. Müslüman ülkelerin milli gelirlerinin toplamı, 125 milyon nüfusa sahip, Japonya'nın milli gelirine ulaşamıyor. Gelişmiş ülkeler ile mukayese edildiği zaman, Müslüman ülkelerde korkunç  fakirlik var. Afganistanlı  günde bir dolar ile yaşamaya çalışıyor.  Bengaldeş’te bu rakam 50 sente düşüyor.

Müslüman ülkelerin fakir kalmasının nedeni, sanayi toplumuna dönüşememekten kaynaklanıyor, Türkiye dışında, sanayi toplumuna dönüşen Müslüman ülke yok. Türkiye'nin sanayileşmesi de, ucuz emeğe dayalı üretime bağlı olarak gerçekleşti. Katma değeri yüksek mal üretimine geçilemiyor. Buna rağmen, Müslüman ülkeler arasında en yüksek milli hasıla  Türkiye'de elde ediliyor.

Müslüman ülkeler neden sanayileşemiyor?

Sanayileşmeyi engelleyen,  içeriden ve dışarıdan kaynaklanan etmenler var. İç etmenlerin başında niteliksiz emek, yetersiz sermaye ve toplam talepteki eksiklik geliyor. Dış etmenleri ise, gelişmiş Batı'nın uyguladığı "böl ve yönet siyaseti" yaratıyor.

İçeriden kaynaklanan etmenler;

En önemli  içeriden kaynaklanan etmen, insan faktörüdür. Müslüman ülkelerde eğitimin kalitesi çok düşük. Eğitim denildiği zaman dini akaidin öğrenilmesi anlaşılıyor. Teknik eğitime önem verilmiyor. Sanayinin talep ettiği yetişmiş ve bilgili insan bulunamıyor.

İçeriden kaynaklanan ikinci etmen eksik sermaye birikimidir. Kuran faizi yasaklıyor. Faiz yasaklandığı  zaman sermaye birikimi olamıyor. Elde edilen tasarruflar, ülke dışındaki yüksek faiz veren para ve sermaye piyasalarına akıyor.

Petrol zengini Müslüman ülkeler bu durumu fark ettiler.  Finans kapitali ülkede tutmak amacıyla, sukuk adında menkul kıymet icat ettiler. Sukuk "paranın kirası" anlamında, hileyi şeriye bir sözleşmeden ibaret. Ayrıca, kar paylaşımı esasına göre çalışan bankacılık kurdular.

Finans kapital ülkede tutulsa dahi, petrol zengini Müslüman ülkeler sanayileşemedi. Zira sanayileşmek için yeterli talep lazım. Yeterli talep olmayınca, üretilen ürün satılamıyor. Kaddafi bu durumu yaşadı. Kurduğu fabrikalar çalışamadı.

Dışarıdan kaynaklanan etmenler;

Gelişmiş Batı "Böl ve Yönet" siyasetini etkin şekilde uyguluyor. Müslüman ülkelerin bir araya gelmesine engel oluyor. Bir araya geldikleri zaman "yeterli talep sorunu" çözülüyor. Yeterli talep sorunu çözülünce sanayileşmenin önündeki engel kalkıyor. Bu nedenle Batı, Müslüman Ülkeler arasında birlik ve ekonomik entegrasyon sağlayacak politikaları sabote ediyor.

Batı, Müslüman ülkelerin iç işlerinde siyasal istikrarsızlık yaratıyor. En çok mezhep ve ırk ayırımcılığı  kullanılıyor. Batı, İŞİD gibi terörist grupları finanse ederek kaosa neden oluyor. Uluslararası hukuka göre, terörizmi bahane ederek ülkelere müdahale ediyor. Kaosa devamlılık kazandırıyor.

Kaos ve siyasal istikrarsızlık  olan yerlerde sanayileşme gerçekleşmiyor. Müslüman ülkeler sanayileşemedikleri için ileri sanayi toplumları karşısında mal ve sermaye piyasaları kanalından ekonomik artıklarını gelişmiş ülkeler  kaptırıyor ve fakir kalmaya mahkum oluyor

Doğal kaynakları yüksek Müslüman ülkeler, fakirlik içerisinde yaşıyor. Tipik örneği Afganistan dır. Afganistan'da lityum dağları var. Lityum, pil üretiminde dünyanın vazgeçilmez ve en değerli madenlerinden birsidir. Amerika bu nedenle Afganistan’ı işgal etti. Lityum Madenlerinin bulunduğu yerlere, terörizmi bahane ederek üs kuruyor.

Petrol zengini Müslüman ülkelerin durumu iç açıcı değil. Irak malum. Petrol nedeniyle işgal edildi. Irak'ta  Merkez Bankası düzeni kurdular. Sömürü devam ediyor. Libya Merkez Bankası ile tanıştı. Kaddafi'nin  refah ülkesi felaketi yaşıyor. Suudi Arabistan Vahabi zulmü ile idare ediliyor. Küçük bir azınlık, Suudi Arabistan'ın petrol gelirini Amerika ile paylaşıyor.

Batı, böl ve yönet siyasetine devam ediyor. Müslüman ülkeler ise bu siyaseti bozacak sosyolojik akıl üretemiyor. Akıl üretemediği için de fakirlik ve perişanlıktan kurtulamıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.