TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

KÖLELİK DÜZENİ

Sümer metinlerine göre "Tanrı insanı KÖLE olarak kullanmak üzere" yaratmış. Yaratılıştan ¨köle olan insan, bu statüden kurtulamıyor. İnsan, tarihin her döneminde köle olarak yaşadı, günümüzde de  "Kredi Kölesi" olarak yaşamaya devam ediyor.

Tarım üretim aşamasında, toprakta yapılan üretimin zorlukları, kölelik kurumunu meşru hale getirmiştir. Savaşta esir alınanlar, köle ana ve babadan doğanlar köle sayılıyordu. Kölelikten "hür vatandaşlığa geçme" koşulları çok ağır idi. Kölelikten, özgür insan statüsüne geçmek ağır koşullara tabi idi. Sahibinin azat etmesi ile hürriyet kazanılabiliyordu.

Ünlü Yunanlı  Filozof Platon kurduğu üniversitede, Sicilya Prensini eğitiyordu. Prens, babası ölünce Sicilya Kralı oldu.  "Hocam gel bahsettiğin komünist devleti kuralım" diyerek Platonu ülkesine davet etti. İlk Komünist Devlet M.Ö. 4. Yüzyılda Sicilya'da kuruldu. Aradan bir kaç yıl geçti. Özgür işçiler üretimde başarı kazanamadılar. Üretim hızla düştü ve açlık başladı. İnsanlar, açlık yüzünden isyan ettiler. Kralın kafasını kestiler. Platonu esir pazarında köle olarak sattılar. Platonu tanıyan talebesi satın aldı ve özgürlüğünü bağışladı.

Platon olayı, tarımsal üretim aşamasında, özgür işçinin yeterli üretim yapamadığını ve  köleliğin vazgeçilmez kurum olarak yaşaması gerektiğini gösteriyor.

Köleliği din kitapları kaldıramadı. Kuranda "köle azadından ve cariyeden" söz ediliyor. Köleliğin kaldırılması Sanayi Toplumuna geçiş ile başladı. 1865 yılında yapılan, Amerikan iç savaşının gerisinde kölelik yatıyordu. Sanayileşen Kuzey ülkeleri "hür işçi" talep ediyordu. Güney ise tarımsal üretimde  köle kullanmak zorundaydı.

Sanayi devrimi, topraktaki insanları köle olmaktan kurtardı. Adına "proletarya" denilen yeni bir köle sınıfı yarattı. Yeni köleler ücret alıyor ve  hür insan statüsü taşıyordu. Ancak, aldıkları ücret "kendilerini yeniden üretecek" seviyede bulunuyordu.

Zor geçinen ve günde 18 saat çalışan bu insanlar isyan ettiler. 1800’lü yıllardan itibaren, İngiltere'de her on yılda bir, işçi isyanları yaşandı.  Fransa'da 1848 yılında, bir gecede 100 bin isyancı işçi, askerler tarafından öldürüldü.

İşçiler büyük mücadele  sonunda başarıya ulaştılar. Çalışma saatlerini düşürdüler. İş koşullarını iyileştirdiler.  Kölelikten nisbi ölçüde kurtulabildiler.

Sanayi ilerlediği zaman, üretim çok hızlı artıyordu. Artan üretimin satılması gerekiyordu. Sanayiciler fazla üretimi satamadıkları zaman iflas ediyordu. Üretimi tüketmek için yeni bir metot olarak "Tüketici Kredileri" sistemi yaratıldı. Bankalar, çalışanlara 30 yıla kadar tüketici kredisi veriyor. Çalışanlar kredi ile ev, araba satın alıyor. Kredi kartı kullanıyor, her türlü malı tüketiyordu. Bu sayede, sanayi dinamizm kazanıyordu. İnsanlar ise,  borcunu ödemek için var gücüyle çalışıyor.

Çalışmaya süreklilik kazandırmak amacıyla tüketim kalıpları yaratılıyor. İnsanlar tüketmeye, moda ve reklam yoluyla adeta mecbur bırakılıyor. Daha fazla tüketim için gelecekteki gelirini bu günden kullanmak istiyor ve tüketim kredisi kullanıyor. Tüketici kredisi kullananlar "kredi kölesine" dönüşüyor.

Kredi kölelerini ayakta tutmak için Amerika’da "evsiz" diye tanımlanan yeni bir sınıf oluştu. Borç taksitini ödeyemeyen kişinin, kredi ile satın aldığı evi bankalar elinden geri alıyor. Kişi evsiz kalıyor.
Sokaklarda yatıyor.  Kapitalist sistem, bu insanları örnek göstermek amacıyla, sokak yaşamalarını ıslah etmiyor.

Amerikan sistemi çok acımasız. "Evsizlere yardım edenleri" dahi cezalandırıyor. Evsiz durumuna düşmemek için, standart Amerikalı, köle gibi çalışmaya devam ediyor.

İnsanın yaradılış ile başlayan kölelik kaderi, modern toplumlarda dahi çözülemiyor.

Kölelik devam ediyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.