TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

OSMANLI'NIN YEDİ KURALI

Osmanlı 600 yıl yaşamış muhteşem bir İmparatorluktur. Bu İmparatorluğun uzun yaşama sırları, Osmanlı'nın yedi kuralı adı altında sıralamak mümkün. Aslında bu kurallar tarihten geliyor. Osmanlı'dan önce yaşamış imparatorlukların, yıkılma sebepleri araştırılmış ve bulunmuş. Zorunlu kural olarak Osmanlı uygulanmıştır.

Osmanlı'nın yıkılma nedeni, tarihteki diğer İmparatorlukların yıkılmasına benzemiyor. Osmanlı  "sanayi devrimini kaçırdığı için" yıkılıyor. Dünya, sanayi toplumuna evrimleşmemiş olsaydı, Osmanlı'nın yedi kuralı onun yaşamasına olanak sağlayabilirdi. Osmanlı'nın yedi kuralı aşağıya çıkarılmıştır.

1. Saraya Türk Sokmayacaksın;

Osmanlıyı Türkler kurdu. Ancak, Türklerin saraya girmesine müsaade edilmedi. Sebebi ise çok basit. Türkler saraya girdiği zaman, yönetimi ele geçiriyor. Mevcut iktidara son veriyor. Iran, Bağdat ve Mısıra, asker ve  köle olarak götürülen Türkler saraya alındılar ve devlet
yönetimlerini ele geçirdiler. Bu durumu bilen Osmanlı, Türklerin saraya girmesine yasak getirmiş ve  bu yasak  Osmanlı yıkılana kadar devam etmiştir.

2. Hanedanlık Yaratmayacaksın

Hanedanlık iç savaşa neden oluyor. İmparatorluk yıkılıyor. Fatih kanunnamesi ile erkek çocukların teke düşürülme prensibi uygulandı. Osmanlı sarayında erkek çocuk ve kardeş katliamı yaşanmıştır. Osmanlı, hanedanlık yaratmamak için, saraya getirilen köle kadınlar ile evlendi. Köle kadınlar Harem denilen okullarda Türk kültürü ile devşiriliyor ve saraya hazır hale  getiriliyordu. Onların akrabası yoktu. Hanedanlık meydana gelmedi. Tek istisna Genç Osman’dır. Genç Osman, Şeyhülislamın  kızı ile evlenmişti. Kayın biraderinin birini Anadolu, diğerini Rumeli Kazaskeri yaptı. Ortalık karıştı. Genç Osman hanedanlığa adım atmanın bedelini boğularak ödedi.

3. Halktan Farklı Konuşacaksın

Devlet işlerini halk lisanı ile yapmayacaksın. Devletin kendine özgü lisanı olacak. Esasen bu durum Kubilay Hanın 1250 den itibaren Çin’de uyguladığı sistem örnek alınarak yapıldı. Çin'de devlet lisanı olarak Türkçe kullanılıyordu. Osmanlı, Türkçe-Farsça-Arapça karışımlı bir lisan icat etti ve devlet işleri Osmanlıca ile yapıldı. Halk lisanı anlamıyor. Sadece devlet erkânı lisanı kullanıyordu. Halk devletin sırlarına kolay vakıf olamıyordu.

4. Devşirme Sistemi  Kuracaksın

Devşirme Sistemi de Çin'den kopya edildi. Kubilay Han, Çinli zeki çocuklara önce Türkçe öğretiyor. Eğitiyor. Devşiriyor ve  onları memur ve yönetici yapıyordu.  Devleti onlar ile idare ediyordu. 40 yaşına geldiklerinde emekli ediyordu. Devşirmeler,  çocukluktan özel olarak yetiştiği için, Saltanatı aile olarak görüyor ve sadık oluyordu. Osmanlı benzer durumu Yeniçeri düzeni ile taklit etti. Hıristiyan çocukları, küçük yaşta toplanıyor. Türk ailelerin yanına veriliyor. Türkçe öğretiliyor. Özel olarak yetiştirilenle arasından akıllı olanlar yönetici, sıradan olanlar asker yapılıyordu.  Böylece, devlete ve padişaha sadık kullar yaratıldı. İstisnalar dışında başarılı olmuştur.

5. Padişahın Mutlak Egemenliği Vardır.

Siyasi, sosyal ve ekonomik bakımdan hiç bir şey  Padişahtan üstün olamaz.  Padişahın evinden daha büyük eve kimse sahip olamaz. Padişahın üzerinde manevi otorite kurulamaz. Yaşanmış örnek Hazerfan Çelebidir. Hazerfan Çelebi kanat takıp, Galata Kulesinden uçunca sosyal otorite kazandı. Önce mükâfat verildi, sonra Fizana sürgüne gönderildi. Sosyo-ekonomik bakımdan Padişahın üstün tutulmasına yönelik kurallar, imparatorluğu yaşatmak için gerekliydi. Topraklar ve üzerindeki canlı, cansız her türlü malın mülkiyeti Padişaha ait idi. İnsanlar, Padişahın izin verdiği kadar toprağı işleyebilir, ürünlerinden istifade edebilirdi.

6. Milletlerin Yaşam Biçimine Karışmayacaksın

Bu gelenek eski İran'dan kopya edilmiştir. İnsanların dinine ve yaşam biçimine karışılmadığı zaman, milletler isyan etmiyor. Din ve mezhep farkına göre idari yapılanma, yönetimin işini kolaylaştırıyor. Şii Arapların olduğu Basra Bölgesi ile Sünnilerin bulunduğu Bağdat farklı
vilayetlere bölünerek idare edildi. Nusayrilerin egemen olduğu küçük Lazkiye kasabası Vilayet yapıldı. Amaç, milletleri huyuna suyuna göre idare etmek idi.

Balkanlarda da Hırvatlar, Sırplar, Boşnaklar, Arnavutlar, Bulgarlar, Romenler farklı statüler ile idare edildi. Dinlerine, dillerine ve yaşam biçimlerine karışılmadı. Osmanlı oralardan çekildi. Ama Osmanlı yönetimi halen aranıyor. Zira Balkanlarda ve Orta Doğuda barış sadece Osmanlı yönetimi altında sağlanabildi.

7. Hızlı İşleyen Adalet

Osmanlı  "geç gelen adaletin, adalet olmadığını" biliyordu. Gaziantep’te verilen bir mahkeme kararının bir ay içerisinde İstanbul’a temyize gidip, geri  geldiğini ve uygulandığını görüyoruz.  Bu günkü teknolojiye rağmen, Osmanlının kurduğu adalet sistemindeki hıza
ulaşamadık. Osmanlı tabası, Adaletin mutlaka işleyeceğini biliyor ve yasalara saygılı davranıyordu.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.