Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

SİYASAL TOPLUMU İKNA ETMEK

Yöneticilerin en büyük problemi, halkı "ikna" etmekten kaynaklanıyor. Tarihte zorbanın "korku" ile  halkı idare ettiği dönemler olmuştur.

Zorbalığın  ekonomik maliyeti yüksek oluyor. Yönetimde ve üretimde sorunlar yaratıyor. Tipik örnek Osmanlı döneminde "köylü kaçkunu" olarak yaşandı. Korku ve aşırı vergiler yüzünden, köylü toprakta üretimi bıraktı. Hayvanını alarak dağlara kaçtı. Osmanlı, asker beslemekte zorluk yaşadı.

Halk en kolay "İnanç Sistemi" kullanılarak ikna ediliyor. İnanç sistemlerinde, hem korku ve hem de ikna var. Tanrı veya cehennem korkusu ile cennet mükafatı, halkı ikna etmek için kullanılan en kolay yöntemdir. Tarihin her döneminde "inanç sistemleri" devleti ayakta tutmak için kullanılmıştır. Günümüzde de kullanılmaya devam ediyor.

-M.Ö.18.Yüzyılda Hammurabi, Ziggurata (tapınağa) giriyor. Tanrı ile görüşüyor ve ünlü kanunlarını, "Tanrı Dediki" diyerek yürürlüğe koyuyordu.  Tanrı emri olduğu için Baş Rahip Kral Hammurabi'nin sözü kanun sayılıyor ve halk uyuyordu.

- Antik Mısır'da, Frevunlar Tanrıdan gelme ve Tanrının yer yüzündeki temsilcileri idi. Tanrısal içerik, Frevun'un halkı idare etmesinde, hem koku ve hem de ikna için önemli bir etken idi.

-Antik Yunan Site Devletlerinde, her şehrin koruyucu bir Tanrı vardı. O Tanrıya sitedekiler, ülkü birliği ile bağlanıyordu. Yunan dünyasında "Her erkek kişinin mutlaka bir Tanrısı olmalı" fikri yaygın idi ve kabul görüyordu.

-Roma Dünyasında, imparator Tanrının oğlu sayılıyordu. 325 yılında İznik Konsülünde bu anlayış Hz. İsa için de İncil’e girdi. Hz Isa, Tanrı'nın oğlu olarak kabul edildi. Imparatora ise Tanrı'nın Teğmeni unvanı verildi.

- Türkler yedi kat gökyüzünde oturan, tarif edilemez ve her şeye muktedir  bir Tanrıya inanıyordu. Yöneticiler göklerden ilham alarak topluma çeki düzen veriyordu.

-Çok sonraları ortaya çıkan Arap Medeniyetinde İslamiyet insanları "cehennem ile korkutuyor ve cennet ile mükâfatlandırıyor ve ikna" ediyordu. Bu anlayış Emevi döneminde "devlet dinine" dönüştürüldü. Halife sistemi ile Halk kolay idare edilir oldu.  Daha sonradan gelen Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar sistemi   değiştirmeden halkı idare etme kolaycılığına devam ettiler.

Din kullanılarak siyasal toplumları idare etmek kolay. Başka milletlere karşı, inanç sistemini ileri sürmek ve halkı savaşa dahi sokmak mümkün. Buradaki sosyolojik işlev, ötekileştirmekten kaynaklanıyor.

Ötekileştirme ise siyasal toplumun kendi iç işlerinde sorun yaratıyor. Toplumu inanç bazında ayrıştırma önlenemiyor. Ötekileştirme kritik noktaya ulaştığı zaman toplum kendiliğinden ayrışıyor. Sistemi ayakta tutmanın yolu, herkesin inancına saygılı, laik düzene geçmek ile
mümkün oluyor.

Sanayi toplumlarında, ötekileştirmeyi azaltmak amacıyla, din yerine demokrasi tercih ediliyor.  Çok partili demokratik sistemlerde halk "daha kolay ikna" ediliyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?