sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

SİYASİ  ve HUKUKİ MEŞRUİYET

Yöneticilerin  " devleti yönetmeye hakkı olduğuna dair, siyasal toplumun kanaati" siyasi meşruiyet olarak kendini gösteriyor.  Hukuki meşruiyet ise "yasaların geçerlilik alanı ve şartlarını" gösteriyor. Hukuken meşru olan bir konu, siyaseten meşru kabul edilmediği takdirde, hukuki meşruiyet işlevini kaybediyor.

Her hangi bir şekilde, siyasi  iktidarı ele geçirenlerin en önemli sorunu "iktidarlarına siyasi meşruiyet" kazandırmaktır.

Devrimcilerin işi darbecilere göre daha kolaydır. Zira devrim, toplumda kabul görmüş bir ideolojinin dışa vurması olarak sonuç veriyor. Darbeciler ise, askeri gücün "toplumsal boşluğu" doldurmasını gerekçe gösterebilir. Boşluk dolduğu andan itibaren, siyasal meşruiyet tartışması başlıyor.

Zorbanın "siyasal meşruiyet sorunu" yoktur. Onun için aslolan, siyasal erki sonuna kadar kullanmaktır. Genellikle zorbalık rejimlerinden Krallıklar doğar. Zorba, miras yoluyla iktidarı kendi çocuklarına aktarır. Bu aktarım beraberinde "siyasi meşruiyetin miras yoluyla" geçmesine olanak  tanıyor. Krallık rejimlerinde "siyasal meşruiyetin kazanılması"  verasete bağlı hale geliyor.

Tesadüfen ya da darbe ile iktidarı ele geçirenler. Önce, iktidarı kullanarak "kendi ve etrafının zenginliklerini" artırıyor. Yeterli zenginliğe ve siyasi güce ulaştıktan sonra "iktidarı miras yoluyla çocuklarına geçirecek yasal düzeni" kuruyor. Siyasi meşruiyetin kazanımı "verasete bağlı" hale geliyor.

Dine  dayanan "siyasal meşruiyet anlayışı" yaşanmıştır. Vatikan Devletinde, kardinaller kendi aralarından Papa seçerler. Bu seçim, Papaya siyasal ve hukuki meşruiyet kazandırıyor.

Lama dininde " daha çocuk yaşta"  Tanrının gücünü kullanmak üzere seçilen çocuk siyasal meşruiyet kazanıyor.

İslamiyet’te Halife sorunu çözülemedi. Hz. Peygamber öldükten sonra, sahabe  bir araya gelerek Hz. Ebubekir’i Halife seçti. Ömer, Osman ve Ali Halife seçildiler. Ancak, Muaviye, Ali'nin Halifeliğini tanımadı. Siyaset ve kılıç zoru ile Halifeliği iktisap etti. Emevi halifeleri, Muaviye soyuna geçti. Ancak devam edemedi. Abbasiler, kılıç zoru ile Halifeliği Emeviler’den aldı.

Yavuz Sultan Selim kılıç zoru ile Halifeliği 1516 yılında Osmanlı soyuna geçirdi. Ancak, Araplar "Arap olmayan  Türk’e “Halifeliğin geçmesine rıza göstermediler. Halifeliğin siyasal meşruiyet sorunu "kaldırılana kadar" devam etti.

Halk iradesinin "temsilciler yoluyla kullanımı" olarak mana ifade eden demokratik sistemlerin tarihi yenidir.  Antik Yunan Site Devletlerinde seçimler yapılarak siyasi otoriteler belirlendiği dönemler yaşanmıştır.

Antik Yunan Sitelerinde yapılan seçimler, asil sayılan  küçük bir sınıfa ve erkeklere hitap ediyordu. Genel oy sistemi, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması 20. yüzyılı beklemiştir.

Günümüzde demokratik seçimler yoluyla halk iradesini kullanacaklar belirleniyor. Seçilmişlerin yönetimi "zamanla sınırlı" tutuluyor. Amerika'da iki dönemden daha fazla Başkan seçilemiyor.

Modern dünyada, hukuki meşruiyet ile  siyasal meşruiyetin alanları birbirlerine giderek yaklaşıyor.  Seçimleri kaybedenler "siyasi meşruiyeti" de kaybediyor. Siyasal meşruiyet kaybı beraberinde hukuki meşruiyet kaybını getiriyor.

Hukuki meşruiyet kaybedildiği anda demokratik sistemin getirdiği, halkın  iradesine bağlı vekalet görevi de sona eriyor. Hukuki meşruiyet, siyasal meşruiyetin kaybedilmesi halinde işlevsiz kalıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.