Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şinasi KARA

Şinasi KARA

TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİ

Türk-Arap ilişkileri Haz. Osman döneminde başlamıştır. Araplar İran’ı 942 yılında fethettiler. 644 yılında Horasan Müslüman Arapların eline geçti. Ceyhun Nehri sınır oldu.

Ceyhun Nehrinin  Doğusunda Türkler yaşıyordu. Doğuda yaşayan Türkler şehir devleti yapılanması şeklinde idi. Aralarında birlik yoktu.

Hazar Denizinin Kuzeyinden, İdil Nehrine kadar olan alanda Hazar Türk Devleti egemen idi.

Araplar, İslam’ı yayma adına önce Hazar Devletine saldırdılar. Hazarlar, Derbentten İdil Nehrine doğru savaşarak  çekildiler. Çekilirken, geride yaralı askerleri ve yaşlıları bıraktılar. Şehri ele geçiren Araplar,  yakaladıkları yaşlı ve yaralı askerleri derede boğarak katletti. Hazarlar, geride bıraktıkları için böyle bir sonuç beklemiyordu. Hazarlar 8 yıl beklediler. Kuvvetlerini savaşa hazırladılar.  Arapları, Kafkasya'dan Diyarbakır’a kadar sürdüler. Hazarlar atlı savaşçılardı, Diyarbakır’da fazla durmadan Bakü'ye geri döndüler.

Hazarlar ile baş edemeyeceğini anlayan Araplar barış çağrısında bulundu. Müslüman olmak şartıyla barış anlaşması imzalandı. İlişkileri geliştirmek amacıyla, bir Türk Prensesi eş olarak Halifeye gönderildi. Fakat Prensesin ölüm haberi gelince işler bozuldu. Türkler Müslümanlıktan vazgeçtiler, Arap imamları topladılar ve Halifeye geri gönderdiler. Prensesin ölmesi nedeniyle savaş ilan ettiler. Araplar şaşkın idi. Nihayet ölen kadın idi. Zira Arap kültüründe kadının yeri yoktu.

Hazarlar, Arapları Rusya’ya sokmadı. Hazar Türkleri olmasaydı, Rusya Müslüman olabilirdi. Hazar Türkleri  ile  Araplar arasındaki savaş bir asır sürdü. Sonunda Hazarlar, Arapları Kafkasya’dan söküp attı. 863 yılında Hazar Türkleri Yahudiliği din olarak seçti.

Araplar ile Doğuda kalan Türkler arasındaki mücadele çok kanlı olmuştur. 670-750 yılları arasında  gerçekleşen katliamlar nedeniyle İslam tarihçileri bu dönemi yok sayıyor.

En büyük kıyım, Kutaybe bin Müslim adındaki Horasan Valisi döneminde (705-716) gerçekleşti.

Kutaybe, Türk kafası getirene 100 dirhem altın sözü vermişti. Araplar girdikleri Türk şehirlerinde ve obalarında, yaşlı genç ayırmadan Türklerin kafasını keserek Kutaybe'ye taşıdı. İnsan kafasından tepeler oluştuğu söyleniyor.  En büyük katliam Talkan şehrinde yapıldı. Şehirdeki herkesin kafası kesildi. Askerler yorulunca, 4 fersah (24 Km) yol boyunca, Türkler ağaçlara asıldı. Kutaybe'nin katlettiği Türk sayısının 500 bini aştığı tahmin ediliyor.

Kutaybe 716 yılında öldü. Ancak, Türk katliamı durmadı.  Araplar Curcan şehrini kuşattılar. Şehir düştü. Yağma edildi. Ele geçirdikleri 40 bin Türkü dere kenarına taşıdılar. Koyun gibi boğazladılar.  Dere haftalarca kan aktı. Nedeni ise, Arap Komutan  uğradığı bir saldırı
yüzünden "Türk kanından ekmek yapacağım" diye  ant içmesiydi.

750 yılına kadar Araplar Türk katliamına devam etti. 750 yılında Abbasiler iktidara gelince, Türk-Arap ilişkileri yumuşadı. 751 yılındaki Talas Savaşı sırasında, Abbasiler Türklere yardım etti. Bu tarihten sonra, Türkler Abbasi Ordusunda asker olmaya başladı. Ancak, katliamların hatırası devam ediyordu.

670-750 yılları arasındaki Arap zorlamaları, Türkleri Müslüman yapmaya yetmedi. Aksine, Türkler  başka dinlere geçtiler. 740 yılında Uygur Türkleri Manizmi din olarak kabul etti. Bir kısım Türk Budist oldu. Peçenekler Hıristiyanlığı din olarak seçti.

670-750 yılları arasındaki Arap-Türk ilişkilerinin, İslamiyet zarar görür gerekçesiyle örtülmesi Türklere sonradan çok pahalıya mal olmuştur.

-Arapları tanımadığı için, Osmanlı  Araplara "necip millet" diyerek öne çıkardı.  Hâlbuki Arapların para ve  iktidar için yapmayacağı yoktur. Halife tanımazlar. Kılıçtan başka bir şey Arapları yola getirmez.  Tarihin yazdığı bu bilgiyi Osmanlı öğrenemedi. Arap olduğu için Mekke Şerifi olarak tayin ettiği İstanbul doğumlu Hüseyin, Osmanlıya ihanet etmiş ve Osmanlı'nın yıkılmasına sebep olmuştur..

-1918 Gazze Savaşını kaybeden Osmanlı Ordusu çekilirken, yaralı askerini Halep Hastanesinde bırakmıştı. Hastaneyi ele geçiren Araplar, yaralı  Osmanlı askerlerini süngü darbesi ile katlettiler. Osmanlı Derbent savaşını  ve Arapların yaralı Hazar askerlerini ve ihtiyarları katlettiğini bilseydi, yaralı askerlerini Halep Hastanesinde bırakmazdı.

-670-750 yılları arasındaki Türk-Arap savaşı sırasında Araplar Türklere söz verdiler. Fakat hiç bir zaman sözlerinde durmadılar. Bu durumu araştıran Ünlü Türk Bilim adamı  Bruni, nedenini Arap Ulemasından öğrendiği zaman şaşırmıştı. Araplar "Şeriatta söz geçerli değildir" prensibi ile hareket ediyordu.  Osmanlı bu Prensibi bilseydi, Gazze Savaşı sırasında "Filistinli Arap askerleri kontrolde tutar, cepheyi bırakıp İngiliz saflarına geçmesine müsaade" etmezdi.

İhanet, verilen sözü tutmamak, para için her türlü kötülüğü yapmak, kadına saygılı olmamak, zayıfı katletmek Arap Kültürünün temel özelliklerini yansıtıyor. Tarihi yaşayarak öğrenmek pahalıya mal oluyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?