sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

AB’nin şımarık çocuğu

Arkasına AB, ABD ve Yunanistan’ı alan Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin, Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerden ötürü Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne karşı takındığı tavır ve üslup son derece tehlikeli, bir o kadar çirkin.

Hukuksuz ve adil olmayan bir şekilde Avrupa Birliği’ne kabul eden Rum Kesimi’nin o günden bu yana Türkiye ile kardeş ülke KKTC’ye yönelik tutumu adeta şımarık çocuk edasından başka bir şey değil.

Uluslararası platformlarda başı okşanan emperyalist ülkelerin desteğini arkasına alan AB’nin şımarık çocuğu şimdi de Türkiye’nin garantör devlet olmanın sorumluğu ile hareket ederek Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz sondajında bulunmasına karşı çıkıyor, aklınca tehditkâr bir dil kullanıyor.

İsrail ve Mısır ile işbirliği anlaşması yaparak Doğu Akdeniz’de petrol arayan, gemilerini buraya gönderen Rum Kesimi kadar Türkiye’nin de sondaj amacıyla üç sismik gemisini bölgeye göndermesi hiçbir devletin karşı koyamayacağı en doğal hakkıdır.

Doğu Akdeniz, Türkiye ve KKTC için yaşamsal öneme sahip bir bölge, aynı zamanda dünya jeopolitiğinin merkezidir. Türkiye ile KKTC’nin bölgeden dışlanmak istenmesi asla kabul edilmez. Çünkü Türkiye, bölgede Yunanistan, İngiltere gibi garantör devlettir ve haklarından feragat etmesi beklenmemelidir. Zaten, Rum Kesimi’nin petrol arama çalışmalarına misilleme olarak bölgeye gönderdiği üç gemi ile haklarından vazgeçmeyeceğini dünyaya göstermiştir.

Kıbrıs’ta bugüne değin yürütülen müzakere sürecinde başarıya ulaşılmamasının önündeki engelin Yunanistan ile Rum Kesimi’nin olduğu yaşanan süreçte bir kez daha açıkça görülmüştür.

Aslında, Kıbrıs’taki sorunun temelinde, iki toplumun egemen eşitliği temeline dayandığının Rum Yönetimi tarafından kabul edilmemesinden ve Rum Yönetimi’nin dünya ülkeleri tarafından Kıbrıs’ın meşru hükümeti olarak görülmesi bulunmaktadır. Ve haksızca Rum Kesimi’nin AB’ye kabul edilmesidir.

Şımarık çocuğun batılı ülkelerin, hatta Rusya’nın da desteğini alarak adanın etrafındaki sularda  ekonomik bölge ilan ederek Amerikan ve diğer yabancı petrol şirketlere petrol ve doğalgaz araştırma ruhsatı vermesi, İsrail, Mısır gibi bölge ülkeleri ile antlaşmalar yapması uluslararası hukuka  aykırıdır.

Hiç kuşku yok ki, ABD ile birlikte İngiltere, Fransa gibi AB üyesi ülkelerle birlikte Türkiye’nin bölgede petrol aramasına şiddetle karşı çıkan Rusya’nın da Rum Kesimi’nin çıkaracağı petrolden pay alması söz konusudur.

ABD ve diğer emperyalist ülkelerin çıkarlarından ötürü Yunanistan ile Rum Kesimi’ni desteklediği, Türkiye’ye tavır aldığı böylelikle ortaya çıkmaktadır.  Rum Kesimi’nin Türkiye’ye karşı uzlaşmaz bir tavır takınması, mızmızlanması bundan kaynaklanmaktadır.

Bu tablo karşısında, Türkiye ve KKTC’nin hak ve çıkarlarını korumaktan başka seçeneği yoktur. Türkiye, emperyalist ülkelerin baskıcı tutumları karşısında boyun eğmemelidir.  Bunun ilk yolu da Doğu Akdeniz’de tıpkı Rum Kesimi gibi “Münhasır Ekonomik Bölge” ilan ederek arama çalışmalarını sürdürmesidir. Doğu Akdeniz’de Rum Kesimi ve Yunanistan kadar Türkiye ile KKTC de söz sahibidir.

Şu kritik günlerde ülkenin birliğe ve beraberliğe her zamankinden çok gereksinim var. TBMM’de grubu bulunan AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti’nin Doğu Akdeniz’deki gelişmeler karşısında ortan bildiri yayınlaması, ülke çıkarlarının korunması gerektiğine vurgu yapmaları çok önemli ve olumlu bir adımdır. Söz konusu olan Türkiye ve kardeş ülke KKTC’dir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.