istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

AB’ye İyi Niyet Mesajı

ABD Başkanının dayatmaları karşısında Türkiye ile AB arasında yeniden başlayan yakınlaşma görüşmeleri dış politikada oluşan gri havayı bir anlamda yeniden aydınlattı.

Dengesiz bir kişiliğe sahip Trump’ın aldığı yaptırım kararlarına şiddetle karşı çıkan AB’nin Türkiye’nin yanında yer almasını bozulan ilişkilerin onarılmasının başlangıcı olarak değerlendirilebilir. Başta Almanya Başbakanı Merkel olmak üzere, AB liderlerinin çoğunluğu bölgede stratejik konuma sahip Türkiye’yi gözden çıkarmak istemiyor, ilişkilerin, kesilen müzakere görüşmelerinin yeniden başlamasını istiyor.

AB’li liderler,  Trump’ın NATO’ya Avrupa ülkelerinin yeterli katkıda bulunmadığını, kendisinin parasal  yardımı azaltacağını söylemesini tehdit olarak algılayarak ABD ile aralarına mesafe koydu.  Yani NATO yardımı üzerinden başlayan gerginlik ABD ile AB ülkeleri arasında göreceli soğukluk yarattı.

Aslında, “Delidir ne yaparsa yeridir” atasözüne uygun olarak ABD’nin ağzından çıkanı kulağı  duymayan Başkanı, sadece Türkiye ve AB ile değil, dünyanın hemen hemen her ülkesine haddi olmadığı halde dil uzatıyor, ağır sözler söylüyor, aklınca yaptırımlar uygulamaya çalışıyor.

Trump’ın savurduğu serseri okların kendilerine yöneldiğini gören AB ülkeleri,  ne kadar güvenilmez bir lider olduğunu geç fark ederek birlikte tavırlarını koydu. Bu oklardan payını alan Türkiye’ye de sahip çıktılar.

ABD Başkanı’nın bitmez saldırgan tavırları, asında askıya alınan Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlanmasına katkı sağlayarak yararlı oldu. Yani bir anlamda araları bozuk olan Türkiye ile Avrupa’yı barıştırdı. Bu açıdan irdelediğinizde hayırlı bir iş yapmış oldu dengesiz ABD Başkanı.

Dediğim gibi, AB ile Türkiye arasında atılan köprülerin açılmasını sağladı Trump.

Kuşkusuz, yeniden başlayan AB ile görüşmeler, Türkiye’ye demokratikleşme, hukuk, insan hakları, çevre ve diğer önemli başlıklar konusunda kendini sorgulama, yenileme olanağı  getirdi. Nitekim, Hazine ve Maliye, Adalet, İçişleri ve Dışişleri  Bakanlarından oluşan “AB Reform Grubu” uzun bir aranın ardından toplanarak, AB’nin taleplerini, yapılabilecekleri masaya yatırdı.

Bu taleplerin ne kadarının gerçekleşeceği, yerine getirileceği siyasi iktidarın ve “Reform Grubu”nun gerçekleştireceği çalışmalar sonucu şekillenecek. Burada her iki taraf açısından karşılıklı iyi niyet ve atılacak adımlar önemli.

Bu anlamda Türkiye’nin atacağı ilk adım olumlu olacaktır. Bu adım ne olabilir. Acaba, tutuklu CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, CHP eski milletvekili Eren Erdem, iş insanı Osman Kavala ile çok uzun süre hapishanede olmasına karşın haklarındaki iddianame hazırlanamadığından içeride bulunan gazeteci, yazar ve düşün adamları tutuksuz yargılanmak üzere salıverilemez mi?

Tabii ki, sonuçta buna yargı karar verecek. Ancak, bu insanlar, haklarında suçlayıcı yeterli kanıt bulunmayanlar özgürlüğüne kavuşturularak AB’ye iyi niyet mesajı verilebilir. Böylelikle, Türkiye’nin demokratikleşmeyi, insan haklarını içselleştirmekte ne denli kararlı olduğu hem AB’ye hem de dünyaya bir kez daha gösterilir. Elbette ki, bebek katillerinin, eli kanlı cinayet örgütü üyelerinin salıverilmesini ne AB ne de başka bir ülke ister.

Eline silah almamış, salt yazdığından, söylediğinden, düşündüğünden ötürü hapiste tutulanları kastediyorum. Belki de o insanların çoğunun alacağı ceza içeride yattıkları süreden daha az olacak.

Bilmem,  af tartışmalarının gündemde olduğu bugünlerde Türkiye, bu konulara çok duyarlı olan AB’ye böylesi bir tutumla olumlu mesaj verebilecek mi?

“Türkiye’nin atacağı bir adım karşısında AB’nin buna karşılığı ne olabilir” diye sorabilirsiniz. Merkel ve diğer AB liderleri Türkiye’yi yitirmek istemese de tam üyeliğe şu aşamada karşı çıkıyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un geçenlerde dile getirdiği gibi “tam üyelik” yerine” stratejik ortaklık” önerisini savunuyorlar.

Görünen o ki, kısa sürede AB’ye tam üye olabilmesinin önü şimdilik kapalı Türkiye’nin. Ancak müzakerelerin sürmesinden yanalar. Görüşmeler yolu ile önemli adımların atılacağına inanıyorlar. Türkiye’nin görüşmelerde masaya getireceği  birinci başlık vize serbestliği. Vize başlığı Türkiye’nin olmazsa olmazlarından. Hem de mülteci anlaşması imzalanırken bu konuda verilen söz kağıt üzerindeyken.

Demem o ki, Trump’ın karar ve yaptırımları karşısında yeniden canlanan AB ile ilişkiler kesinlikle Türkiye’nin yararına olacak. Bir de onlara verilecek iyi niyet mesajı masada elini daha güçlendirecek.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.