sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Acıların kadını

17 yaşındaki oğlu Umut Önal’ın silahla öldürülmesi üzerine bireysel silahsızlanmaya karşı mücadele yürüten Nazire Dedeman’ın yaşamını yitirmesi yürekleri dağladı.

70 yıllık ömründe 3 evlat acısı yaşayan Nazire Dedeman,  kurduğu (Umut Onurlu Önderler Yetiştirme Vakfı (UMUT Vakfı) aracılığı ile Türkiye’nin baş belası olan bireysel silahlanmaya karşı yoğun mücadele sürdürdü.

Vakıf, oğul Umut’un vurulduğu gün olan 28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü’nde ”Sessiz Ayakkabılar” etkinliği düzenleyerek bireysel silahlanmanın yol açtığı ölümleri kınıyor.

Varlıklı bir ailenin bireyi olan Nazire Dedeman, 5 çocuğundan 3 oğlunu kaybederek adeta “Acıların Kadını” oldu. Hele 17 yaşındaki oğlu Umut Önal’ın silahla vurularak yaşamını yitirmesi ile adeta yıkıldı. İçine kapanmak, küsmek yerine toplumsal bir görevi yürütmek için yeniden hayata tutundu.

Bir annenin yaşayacağı en büyük acıları gören Nazire Dedeman, Umut’un ölümünün ardından tüm yaşamını kurduğu UMUT Vakfı aracılığı ile bireysel silahsızlanmaya karşı mücadeleye adadı. Vakıf aracılığı ile ülkemizde korkunç boyutlara ulaşan silahlanmanın ne denli tehlikeli ve ölümcül olduğuna toplumun dikkatini çekmeye çalıştı.  Bu mücadelesi ile “Silaha Karşı Duran Kadın” olarak tanımlanan Dedeman, 70 yaşında geçirdiği açık kalp ameliyatı sonucu yaşamını yitirdi.

Nazire Dedeman, acılarını içine gömerek silahlanmaya karşı yürüttüğü savaşım ile toplumun övgüsünü kazandı. Ailesinden kalan varlığı ile bir yandan UMUT Vakfı’nın çalışmalarını desteklerken, diğer yanda tüm hayır işlerine katkıda bulundu. İşte öylesine toplumsal bir mücadeleyi yürüten, hayır işlerini reklamını yapmadan yerine getiren acılı bir anneydi Nazire Dedeman, Toplum onu asla unutmayacak. Mekanı cennet olsun.

Hukukun üstünlüğünün egemen kılınması, bireysel silahsızlanma konusunda toplumsal farkındalık yaratma ve uzlaşmazlıkların çözümünde barışçıl yöntemleri gençlere benimsetme hedefiyle kurduğu UMUT Vakfı’nın araştırması silahlanmanın ülkemizde ne denli ürkütücü boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Araştırmaya göre, Türkiye’de nüfusun dörtte biri silah taşıyor ve yılda yaklaşık 4 bin 500 kişi bireysel silahlanmadan ötürü yaşamını yitiriyor. Beline silah takan sorumsuz cani kişiler kan davası, husumet, namus gibi sudan gerekçelerle can alıyor.

 Düğünlerde, asker uğurlamalarında, bayram sabahlarında, ulusal takımın başarısında alıyor eline silahını, tüfeğini havaya rastgele saydırıyor da saydırıyor. Hiç düşünmüyor attığı kurşunların nereye gideceğini, kimleri hedef alacağını.

  Umut Vakfı’nın verilerine göre, toplumda 20 milyon silah var. Neredeyse nüfusun dörtte biri silah taşıyor. Silaha sahip beş kişiden biri silahını toplumsal sorun haline dönüşen kadın cinayetinde kullanıyor. Yılda 750’ye yakın kadın silahla öldürülüyor. Silah en çok aile içi şiddette, sonra namus ve alacak verecek meselelerinde kullanılıyor.

Silah artık marketlerde bile satılıyor. İsteyen kuru sıkı alıyor, canı çeken ruhsatsız şekilde belinde silahla dolaşıyor. Bu silahlarla market, kuyumcu, banka soymaya kalkıyor. Ülkenin askeri, polisi, jandarması görevde iken bazı sorumsuz kişiler kendilerine vazife çıkarıp sözüm ona güvenliği, mahallenin namusunu korumaya kalkıyor. Polis ve güvenlik görevlileri varken size ne oluyor?

 Silahlanma yerine, silahsızlanmayı yaşam biçimine dönüştürmek toplum kadar, insanların da önceliği olmalı. Kuşkusuz bireysel silahsızlanmanın öncülüğünü yapacak olan yasal düzenlemeleri, gerekli önlemleri hayata geçirecek devletin kendisi.

Silahı sınırlandırmak, ruhsat vermede katı kurallar getirmek en ciddi önlemler olarak kendini gösterse de toplumu, bireyi silahsızlanma konusunda eğitmek, spot filmler yayınlamak, seferberlik başlatmak devletin temel görevi olmalı, cezalar olabildiğince ağırlaştırılmalı.

 Bireysel silahsızlanma yaşam biçimine dönüştürülmeli. Toplumun ortak hedefi silah değil, barış ve kardeşlik olmalı.

İşte UMUT Vakfı da bu tehlikeye karşı dikkat çekmek amacıyla Nazire Dedeman’ın öncülüğünde yıllardır toplumu bilinçlendirmeye çalıştı. Eminim onun yokluğunda yakınları bu tarihi ödevi sürdürecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.