Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Asgari ücret ne olmalı?

Yedi milyona yakın emekçinin yeni ücretini saptayacak Asgari Ücret Tespit
Komisyonu aralık başında çalışmalarına başlayacak.


Halen net 2 bin 20 lira olan asgari ücrete yapılacak zam çalışanlar tarafından merakla bekleniyor. Komisyonun gerçekleştireceği dört veya beş toplantının ardından 2020 yılında uygulanacak yeni ücreti belirlenecek.


Yılın ilk aylarında ellerine geçen para ile bir ölçüde soluklanan asgari ücretli emekçi, ekim ayından itibaren yüzde 20’lik vergi dilimine girmesinden ötürü kesintiler artıyor ve kuşa dönen ücreti açlık sınırının gerisinde kalıyor. Halen 2 bin 60 lira olan açlık sınırı mevcut asgari ücreti aylar öncesi solladı. Emekçi geçinmek için mucizeler yaratmaya çalışıyor.

 

Yıllardır talep edilmesine karşın, asgari ücret vergi dışı bırakılmıyor. Türk-İş, Hak-İş ve DİSK önceki gün yaptıkları ortak açıklamada, asgari ücretten vergi kesintisi yapılmamasını yineledi.
Patronlar kulübü TÜSİAD da vergide adaletli bir sistemin uygulanmasını istedi. İşçi ve işveren örgütleri “az kazanandan az, çok kazanandan çok” vergi alınmasında hemfikir. Ancak, bir süre önce düzenlenen gelir vergisi tarifesine göre, asgari ücretli vergi ödemeye devam edecek. 5 işçi, 5 işveren ve 5 hükümet temsilcisinden oluşan komisyonun, açıklanan ekonomik programlar uyarınca asgari ücrete yüzde 10-15 arasında zam yapması olası. Bu da net asgari ücrette 200  ile 300 lira arasında artış anlamına geliyor. Aslında  asgari ücrete, çeşitli vergi, trafik cezaları ile pasaport ve harçlara 2020’de yapılacak artışta esas alınan yeniden değerleme oranında, yani yüzde  22.58 oranında zam yapılmalı. Komisyonun bu oranda zam yapması halinde net asgari ücret 2 bin 500 lira olacak. Ne var ki, çok zor. Böylesi bir artışa hükümet  ve maliyetleri artıracağı gerekçesi ile işveren karşı çıkar.
Asgari ücrete en fazla yüzde 15 veya bir miktar üzerinde artış yapılacak gibi. Siyasi irade yüzde 22.58 oranında zamma yanaşırsa hayat pahalılığından bunalan 7 milyon emekçiyi sevindirir.

Yıllardır kanayan yara olan vergideki adaletsizlik hep emeği ile çalışanları vuruyor. Gelir vergisinin neredeyse üçte ikisini emekçiler ödüyor. Onlar sürekli “kümesteki hazır kaz” olarak görülüyor.

Vergide adaletsizliğin giderilmesine yönelik çağrılar, talepler gündemden düşmüyor. Önceki gün Türk-İş, Hak-İş ve DİSK yaptıkları ortak açıklamada vergideki adaletsizliğe dikkat çekerek, ücretliler lehine düzenleme yapılmasını istediler.

Açıklamada, gelir vergisi tarife basamakları ve oranlarının ivedi olarak çalışanlar lehine güncellenmesi gerektiği belirtildi.

Tüm ücretlerden asgari ücrete tekabül eden kısmın vergiden muaf olmasını talep eden üç konfederasyon, temel tüketim maddelerinden alınan KDV oranının sıfırlanmasının istedi.

İşçi konfederasyonları ortak açıklama ile asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını yeniden gündeme getirdi. Ne var ki, kazın ayağı hiç de öyle değil. Çünkü, hükümet 2020 yılında ücretten alınanlarla birlikte 182.1 milyar lira gelir vergisini hedefliyor. Kurumlar vergisinden
beklenen gelir ise 89.4 milyar lira. Yani, verginin yükünü yine çalışan kesim sırtlayacak.

Asgari ücretten vergi alınmamasını isteyen işçi sendikalarının siyasi irade tarafından karşılık görmeyeceği bu rakamlarla ortaya çıkıyor.

Hiç olmazsa asgari ücrete yüksek zam yapılsın ki, yüksek enflasyonla baş edemeyen  yedi milyon emekçi yılın ikinci yarısından itibaren sefaletleri oynamasın.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.