sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Ayağını yorganına göre uzat

Gün hesap, kitap günü. Ekonomik krizin en çok olumsuz etkilediği vatandaş zorunlu gereksinimlerinin dışında harcama yaparken kırk kez düşünüyor, olanakları ölçüsünde tasarrufa gidiyor.

E, düşünmesin da ne yapsın?  Kurdaki yükselişi fırsat olarak değerlendirenlerin ellerindeki ürünlere aşırı zam yapması hayat pahalılığını artırdıkça artırıyor. Dövizin yükselişi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan damacana su fiyatı bile yüzde 50’ye yakın arttı. Bu fırsatçılık değil de ne? 

Peynir, zeytin, süt, et fiyatları gibi temel gıda ürünleri zaten önceden zamlandı.  Alışveriş için gittiğiniz markette, mahalle bakkalında fiyatların nasıl uçtuğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Yani vatandaşın hem mutfağında hem de cebinde ateş yanıyor.

Doğalgaz, elektrik gibi temel ihtiyaç maddelerine üste üste yapılan zamlar evden, konuta, işyerine dek herkesin bütçesinde daralmaya yol açtı. Daha da yükseleceği belirtiliyor fiyatların. Yani şimdi zamların etkisini çok hissetmeyen tüketici kış aylarında oldukça kabarık fatura ödeyecek.

Ünlü firma ve şirketler de dövizdeki artışa dayanamayarak ya işçi çıkarıyor ya da iflas öncesi konkordato ilan ediyor. Her gün bir şirketin konkordato başvurusu gazetelere haber oluyor. Yılbaşından bu yana Türk Lirasının yüzde 40 değer yitirmesi ve kredi faizlerinin yüzde 30’lara ulaşması üzerine yüzlerce şirket iflastan bir önceki aşama olan konkordato başvurusu için yargıya başvuruyor. Eğer böyle devam ederse domino etkisiyle dev şirketlerin bile mahkeme yolunu tutmasından korkuluyor.

 Borçlu bir firmanın ticari durumunun sekteye uğramasından ötürü alacaklıları ile anlaşma yapmak için yargıya başvurması anlamına gelen konkordato sayısında artış var. Eğer yapılan anlaşmaya karşın borcunu ödeyemezse şirketler çareyi kepenk indirmekte bulacak.

Derin ekonomik krizin bir an önce ortadan kaldırılması için vatandaşa “Ayağını yorganına göre uzat” denilerek tasarruf çağrısı yapılırken, devletin bazı birimlerinde israfın sürmesi doğrusu kuşku yaratıyor.

Sözcü gazetesinde Erdoğan Süzer’in haberine göre, kamunun şirketlerden kiraladığı lüks binalara 8 ayda 680 milyon lira ödenmiş. Makam araçlarına 334 milyon, uçak kirasına ise 154 milyon lira harcanmış. Devletin toplam kira ödemesi 1.6 milyar liraya ulaşırken 8 ayda temsil, tanıtım ve ağırlama için 112 milyon lira harcanmış.

Oysa bakanlıkların, kamu kurumlarının o denli kullanıma elverişli, kentin ortasında binaları var ki. Ama bir modadır gidiyor kendi binanı boşalt yüksek kira bedeli ile lüks plazalara yerleş, kendi aracın yerine dışarıdan pahalı olanı kirala. Bunun neresi tasarruf Allah aşkına? Önce devlet tasarruf yapacak ki vatandaşa örnek olsun.

Eğer topyekun tasarruf yapılacaksa bakanlıklar ve diğer kamu kurumları lüks plazadan çıkarak kendi binalarına, yoksa düşük bedelle daha mütevazı binalara taşınmalı. Lüks makam aracı kiralamadan vazgeçilerek, alt segmentte otomobiller alınmalı. Ki, devlet yurttaşına tasarruf yaptığını göstermeli, inandırmalı. Yoksa o çağrılar hiç bir anlam taşımaz. Aynı durum birçok belediye için geçerli. Onlar da bildiğini okuyor.

Kuşkusuz vatandaş bütçesine göre tasarrufunu yapacak, bir çok şeyden kısıntıya gidecek. Aslında düşük maaş alan işçi, memur, emekli, dul ve yetim, çiftçi bu hayat pahalılığında ister istemez harcamasını kısıyor, bazı alışkanlıklarından vazgeçiyor.

Ekonomistler krizin etkisinin ileri ki günlerde daha ağırlaşmış şekilde görüleceğini belirterek, vatandaştan aşırı tüketimden, lüks harcamalardan kaçınması gerektiğini ifade ediyor. Yani “temel gereksinimler dışında zorunlu olmadıkça harcama yapmayın” diye uyarıyor.

O halde herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Emin olun kamu kurumlarında da ayaklar yorgana göre uzatılsa ekonomik kriz o kadar kısa sürede giderilir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.