Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Başkanların alacağı ders…

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ile eski CHP milletvekili Sinan Aygün arasındaki tartışmadan belediye başkanlarının alacağı öyle çok ders var ki.

Ankara Eskişehir yolu üzerinde çok değerli arazide inşaat halindeki TOGO kuleleri üzerinden başlayan gerginlik, karşılıklı tartışma rüşvet ve ranta kadar uzandı.

İmara aykırı biçimde eski belediye başkanı döneminde büyütülen arazi üzerindeki inşaatın yapımı Ankara Mimarlar Odası’nın başvurusu üzerine yargı tarafından durduruldu. İnşaatın devam edebilmesi için Büyükşehir Belediyesi’nin İstinaf Mahkemesi’ne başvurması gerekiyordu.

Ancak, Mansur Yavaş haklı olarak ruhsata aykırı yapımın devam etmemesi için yargıya başvurmadı. Ondan sonra kızılca kıyamet koptu. CHP’li olduğunu ileri süren Sinan Aygün, “ Vay sen bunu nasıl yaparsın. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş ettim, seninle mi baş etmeyeceğim?” diyerek Yavaş’a saldırmaya başladı. Bununla yetinmedi, kendisinden 25 milyon lira rüşvet istendiğini öne sürdü.

Mansur Yavaş, deneyimli gazeteci Uğur Dündar’ın televizyon programında elindeki belgelerle Sinan Aygün’ün iddialarına yanıt vererek kendisine yönelik suçlamaları çürüttü. Buraya kadar her şey doğal. Her iki taraf da yargıya başvurarak hesaplaşmasını yapacak.

Asıl üzerinde durulması gereken, belediye başkanlarının özellikle gözlerin üzerlerinde olduğu CHP’li başkanların bu olaydan çıkarımda bulunması.

Sinan Aygün gibi haksızlık karşısında iddialarda bulunarak kamuoyuna kendini haklı gösterecek, başkanları “rüşvet”le suçlayacak çok sayıda insan var. Ankara örneğinde olduğu gibi, yurdun her yanında bu tür imara aykırı yasa dışı inşaatlar bulunduğu aşikar. Aynı tartışmalar, karşılıklı salvolar eminim diğer kentlerde, ilçelerde ve kasabalarda da yaşanıyor.

Eğer, belediye başkanları her türlü tehdide karşın haksızlığa göz yummaz, yasa dışı inşaatlara izin vermez, yapılanları yıktırır,  belediyelerdeki olası yolsuzluğun üzerine cesaretle giderse inanın ne denli suçlamalar ve karalamalar yapılırsa yapılsın kamuoyunun desteğini arkasına alacaktır. Çünkü, orada söz konusu olan garibanın, tüyü bitmemiş yetimin hakkı. O hakkı, korumak, rantçılara, gözü doymayanlara  yedirmemek öncelikle belediye başkanlarının görevi.

Koltuğuna oturduğundan bu yana hizmetleri, yoksulun yanında kararlı ve cesaretli tutumu ile Başkentlilerin gönlünü kazanan Mansur Yavaş,  yasaların kendisine tanıdığı hakkı kullanarak tehditlere pabuç bırakmıyor. Önceki dönemde gereksiz yere harcanan paranın, israfın, birilerine haksızca verilen rantın hesabını soruyor. Bunu da tek kuruşuna kadar halka açıklayarak bilgilendiriyor.

Yani Mansur Başkan gösterişten ve reklamdan uzak salt işini yapıyor, Ankaralılara hizmet götürmeye çalışıyor. CHP’den bir dönem milletvekilliği yapan Sinan Aygün de bu tablo karşısında “rüşvet istedi” diye suçlamada bulunuyor. Eğer, iddiaları doğru ise yargıda zaten ortaya çıkar.

Yeri gelmişken sorayım, Sinan Aygün’ü CHP’den milletvekili seçtirenler ya da ismini önerenler ne düşünüyor acaba?  Gerçi, CHP yönetimi Mansur Yavaş’ın yanında olduğunu açıkladı. Yine de soramadan edemiyoruz. Sahi, Sinan Aygün’ün milletvekilliği ne kazandırdı CHP’ye?

Demem o ki, belediye başkanları görevlerini yaparken ve imar planlarında çok ama çok dikkatli olmalı, kılı kırk yarmalı, çok duyarlı bir koltukta oturduklarını asla unutmamalı. Özellikle de siyasi iradenin dikkatle izlediği CHP’li başkanlar. Yasalara uygun davranır, halka eşit hizmet götürür, akçeli işlere karışmazlarsa zaten onlara yöneltilecek suçlamalar ve karalamalar havada kalır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.