Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Bozdur bozdur harca…

Bağıtlanan toplu sözleşme ile düş kırıklığı yaşayan kamu çalışanının saat başı fazla mesai ücretine yapılacak 13 kuruşluk zam kocaman bir ayıp.

Ağustos’ta Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından sonuçlandırılan sözleşme uyarınca yüzde 4 gibi son derece düşük zamla sefalete mahkum edilen milyonlarca memura bir darbe de fazla mesai ücretine yılbaşında yapılacak komik zamla indirildi.

Devlet memurlarının önümüzdeki yıl saat başına alacakları fazla mesai ücreti yüzde 6.1 oranında artırılarak 2.13 liradan 2.26 liraya yükseltildi. Sadece 13 kuruşluk zammın sorunlarla boğuşan memura ne yararı olabilir ki? Bırakın derdine çözüm olmasını, 1 saatlik fazla çalışma ile memur simit alıp, çay bile içemeyecek.

TBMM’ye sunulan 2020 yılı bütçe teklifine göre kamu çalışanına verilecek 13 kuruşluk zamma, “Bozdur bozdur harca” demekten başka bir şey denilmez. Hayat pahalılığı almış başını gidiyor, hala memura, emekliye, esnafa ve çiftçiye yüzde 3,4, 5 gibi son derece düşük zamlar reva görülüyor,” bununla yetin” denilerek onurları ile oynanıyor. Sanki dizginlenemeyen enflasyonun sorumluları onlarmış gibi.

Memur sendikalarının 4688 sayılı yasa uyarınca, maaşlara yapılacak artış ve sosyal hakların saptanmasında doğrudan etkisi yok. Etkili yaptırım güçlerinden yoksunlar.  Toplu sözleşme masasına oturup, hükümet ile görüşmelerde bulunuyor, zam teklifini sunuyor. Ne var ki maaş artışında siyasi iradenin dediği oluyor. Dolayısı ile milyonlarca dar gelirli kitle yıllardır gerçek enflasyonun gerisinde kalan son derece düşük zamlara talim ediyor. Hali ile maaşlar her gün artan çarşı pazar fiyatlarına yetişemiyor. Yılbaşında ve Temmuz ayında aylıklara yapılan artışlar iki, bilemedin üç ay sonra eriyor. Ayrıca yıl sonuna doğru vergi dilimlerindeki artıştan ötürü maaşlar eni konu kuşa dönüyor.

 Kamu çalışanları sendikalarının faaliyet göstermesi elbette ki emekçiler adına önemli kazanım. Ancak grev gibi önemli bir yaptırım güçlerinin olmaması işçi sendikalarının yanında güdük kalmalarına yol açıyor.

Yine de rahmetli Bülent Ecevit’in yoğun çabası ile çalışma yaşamında yerini alan kamu çalışanları sendikaları üyelerinin sığınacağı önemli bir liman.

Aslında,  sorgulanması gereken üye sayılarını artırma amacı ile siyasi iradenin kararlarına çok fazla ses çıkarmayan,  çıkarsa bile kısık sesten öteye gitmeyen memur sendikalarının tavrı. Üyelerden toplanan aidatlarla kendilerine lüks araç alan, helikopter alanlı plazaları andıran binalarda sendikacılık yapan, bol sıfırlı maaşları cebine indiren sendika başkanları ile yöneticilerinin tutumları sorgulanmalı.

Lüks yaşamları ile medyaya haber olan bu tip kişiler, sendikal yaşama zarar verdiği gibi, kamuoyunda sendikalara olan güveni aşındırıyor. Memur ve emekli yüzde 4 ve yüzde 3 zam,  fazla mesai ücretine yapılan 13 kuruşluk artışla geçinmeye çalışırken, bazı sendikacıların lüks yaşamları kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor.

Bakın 13 kuruşluk zam yazıyı nereye getirdi? Emeği ile ekonomi çarkının dönmesini sağlayan milyonlarca sabit gelirlinin düşük maaş ve aylığa talim etmesi düşündürücü ve üzücü.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.