Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Bu inat niye?

Halkın ve sivil toplum örgütlerinin şiddetli itirazlarına karşın biyokütle santralde inadı anlamak olası değil.

Çarşamba Ovası’nda inşaatı süren santrale ilişkin tepkiler ve protesto eylemleri çığ gibi artıyor. Bölge halkı zehir solumamak için mücadelesini sürdürmekte kararlı. Bu doğrultuda bugün Çarşamba’da saat 12.00’de geniş katılımlı “santrale hayır” mitingi yapılacak. Bugüne dek gerçekleştirilen eylemlerdeki çığlığa siyasi irade ile yerel yöneticilerin sessiz kalması son derece düşündürücü.

Çarşamba Ovası gibi ülkenin sayılı tarım alanlarından birine zararsız olduğu savlanan biyokütle santralin kondurulması ne akla ne de vicdana uygun. Kurucu şirketin Mecitözü’ndeki santrali örnek gösterip, “hiçbir şey olmaz” diyerek savunmada kalması da hiç inandırıcı değil. Geçen yazımda vurguladığım gibi ikisinin arasında dağlar kadar fark var.

Yurdun dört bir yanında olduğu gibi ülkenin yeşille bezenmiş bölgesi Karadeniz’de de enerji santralleri yoğunluğu var. Gözünü buraya diken şirketler kolaylıkla aldıkları Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları ile bulabildikleri yerlere, çevre düşmanı santralleri kurmakta, siyanürle altın arama çalışmaları yapmakta sakınca görmüyor. Hem de halkın ve sivil toplum örgütlerinin karşı çıkmalarına rağmen.

Doğu Karadeniz’in neredeyse tüm akarsuları, dereleri hidroelektrik elektrik santrallerinin işgali altında. Ordu’dan başlayıp Artvin’e dek uzanan kıyı bandı ile iç kesimlerde kurulan santrallerden ötürü gürül gürül akan akarsular kurudu, balıklar öldü. Sözüm ona elektrik üretiyorlar.

Ekmek diyarı Görele’nin Çavuşlu Beldesi’nin böğrüne kondurulan çöplük, Sis Dağı’ndan gelen soğuk dere suyunu kirletti, halk kötü kokudan nefes almakta zorlanıyor.

Fatsa’da başlayan siyanürle altın arama çalışmaları bölgenin diğer yerleşim birimlerine yayılıyor. Kavak ile Havza arasındaki dağlık bölgede bu yönde bir çalışma yürütülüyor. Kazdağları gibi acı örnek gözler önünde iken, Karadeniz’in yeşilini, toprağını zehirlemek akla ziyanlıktan başka bir şey değil.

Amasra, Zonguldak gibi Batı Karadeniz’in turistik illerinde santral yapımları hız kesmeksizin sürüyor.Bölge halkı elinden geldiğince tepki koyuyor ama boşuna. ÇED raporunu kapan istediği atı oynatıyor.

Sıra şimdi sebze ve meyve deposu Çarşamba Ovası’nda. Bu denli ekolojik öneme sahip ovaya zararsız olduğu ileri sürülen fındık kabuğu, ağaç kütüğü, dalı ve diğer bitki atıklarının yakılması ile enerji üretecek santralin yayacağı dumanın neresi zararsız olabilir ki? Sonuçta, bacalardan simsiyah kirli  hava çıkacak, doğrudan bitki örtüsünü, yeşili ve insanı olumsuz etkileyecek.

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Samsun Şube Başkanı Müşfik Veysel Erdoğan’ın açıklamaları son derece ürkütücü. Erdoğan, kurulmak istenilen santralin günlük 730 tonluk ham madde ihtiyacı bulunduğunu, bölgede mevcut doğal atıkların gereksinimi karşılamayacağını vurgulayarak, ithal çöplerle açığın kapatılacağını belirtti.

Yani, el alemin çöpleri yakılarak enerji üretecek zararsız olduğu iddia edilen biyokütle santral.

Çarşambalılar bunu bildikleri için aylardır bağırıyor, çığırıyor. Seslerini bir kez daha yetkililere duyurmak için bugün ilçe merkezinde miting yaparak, kaygılarını yeniden haykıracaklar. Sahi, itirazlara, feryatlara karşın bu inat niye?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.