Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Bu Kez Japonca Haykırdılar

Sinoplular,  bugüne dek Türkçe duyuramamış olacaklar ki bu kez Japonya’dan Japonca nükleer santral istemediklerini haykırdı.

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, Sinop Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) üyeleri Türkiye-Japonya-Fransa ortaklığında doğa harikası İnceburun’a yapılması öngörülen nükleer santrale karşı olduklarını Japon Parlamentosu önünde yaptıkları açıklama ile parlamenterlere duyurmaya çalıştılar.

Japonca hazırlanan açıklamada Fukişama nükleer felaketi anımsatılarak, bu tür olayların geri dönüşü olmayan korkunç sonuçlara yol açabileceği vurgulanmış. Pınar Demircan tarafından okunan metinde Türkiye’nin de Japonya gibi deprem ülkesi olduğundan Sinop’a nükleer santral kurulmasının büyük riskler oluşturacağı belirtilmiş.

Sinoplular,  “O kadar Türkçe bağırıp, çağırdık sesimizi bir türlü duyuramadık, derdimizi anlatamadık. Bu kez de Japonca seslenelim”  demiş olacaklar ki ta dünyanın öbür ucuna Japonya’ya giderek oradan “nükleer santral istemiyoruz”  diye haykırdılar. Doğrusu iyi de ettiler. Ancak, Japon ilgililer ve parlamenterler bu sese ne kadar kulak verir, ilgi gösterir bilinmez.

İnceburun’da 650 bine yakın ağacın kesilerek doğanın katledildiğini, olası nükleer santralin denize salacağı radyoaktif atıktan ötürü balıkçılığın biteceğini Japonca okunan metinden öğreniyoruz. İnceburun, Karadeniz’in en uç noktası doğa harikası bir yer. 650 bin ağacın kesilmesi büyük vahşet. Böyle giderse sayı daha artacak gibi. Yani dünya genelinde ülkelerin birer birer vazgeçtiği nükleer santral uğruna canlıların soluklandığı, yeşile özlem giderdiği yurdun cennet köşelerinden biri yok olmak üzere.

Küresel iklimin her geçen yıl olumsuz  etkisini aşırı sıcaklık, aşırı yağmur ve sel felaketi olarak gösterdiği ülkemizde kalkan vazifesi görevini üstlenen ağaçların, doğanın olumsuz sicili kanıtlanmış nükleer santral uğruna yok edilmesine nasıl onay verilir, hayata geçirilir? Anlamak, akıl erdirmek olası değil.

1986 yılında bin kilometre mesafede meydana gelen Çernobil faciasının yarattığı olumsuzluklar giderilememiş, yaraları daha sarılamamışken İnceburun’a yapılacak nükleer santralin oluşturacağı benzer sonuçları hesap edememek, öngörememek basiretsizlik olsa gerek. 

Eğer, buraya nükleer santral kurulur ve bir felaket yaşanırsa Karadeniz’de radyoaktif kirlilik oluşacak ve sonucunda Türkiye’nin en lezizlerinin avlandığı balıkçılık bitecek. Santralin faaliyete geçmesi ile Karadeniz’den günde 28 milyon metreküp soğutma suyunun çekileceğini, bu miktarın Türkiye’nin içme suyu olarak kullanan 15 milyon metreküpten fazla olacağını yine Japonca okunan açıklamadan öğreniyoruz.

Sinoplular, kurulacak santralin Karadeniz’in en modern ve güzel ilinin idam fermanı olacağını dile getiriyorlar. Dünyada yaşanan nükleer felaketleri örnek göstererek böyle bir iddiada bulunuyorlar.  Haksız değiller. Rusya ve Japonya’da meydana gelen faciaların ne denli yıkım yaptığını, canlılara zarar verdiğini daha unutmadı dünya.

Aslında  bu kadar tartışılan  nükleere santral  yerine ucuz ve temiz olan yenilenebilir enerjiye ağırlık vermek, oraya yönelmek öncelik olmalı. Türkiye su, rüzgar,  güneş ve jeotermalden oluşan yenilenebilir enerji kaynağına fazlasıyla sahip.  Bu potansiyelin kullanılması gerekirken daha maliyetli, risk taşıyan nükleer enerji yatırımlar nedense tercih ediliyor.

 Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesi temiz ve ucuz yenilenebilir enerjiye çoktan yöneldi. Biz ise yapımı devam eden Mersin Akkuyu’nun yanı sıra yapımı öngörülen Sinop İnceburun ile Kırklareli ile felakete yol açabilecek nükleer santralleri gündeme alıyoruz.

Ayrıca yenilenebilir enerjinin maliyeti ve fiyatları oldukça düşük.  Yani güneş, rüzgar, jeotermal enerjinin üretim ve satış fiyatı fosil yakıtlardan (petrol, doğal gaz, kaya gazı, kömür)  oldukça ucuz olacak. Nükleer santral kadar risk de taşımayacak.

Ez cümle, ülkemizde termik ve nükleer santral yerine daha çok yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlara İhtiyaç var. Hem temiz, hem ucuz, hem de tehlike söz konusu değil. İşte bundan ötürü Japonya’dan “nükleer santral istemiyoruz” diye Japonca bağırıyor Sinoplular.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.