sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Çalmadık, soymadık…

Maden işçiliği güç olduğu kadar, saygı duyulması, hakkı geciktirilmeden ödenmesi gereken önemli bir meslektir.

Yerin yüzlerce metre altında saatlerce gün yüzü görmeden kazma sallayan maden emekçileri her an ölümle burun buruna çalışır. Hiç beklenmedik anda göçük veya grizu patlaması onları ailesinden, sevdiklerinden koparır. Böylesine tehdit ve riskle karşı karşıyadırlar.

Aldıkları yüksek olmayan ücret analarının ak sütü gibi helaldir. Adeta zehir soluyarak emeği ile yerin altını oyan maden işçiliği öyle her babayiğidin yapabileceği, kazma sallayacağı sıradan bir iş değildir. Onların hakkı asla yeterince ödenemez.

Belki bu ifadeleri daha önce çoğu kez yazdım. Çünkü, Orhan Veli’nin “Yüz karası değil, kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası” diye tanımladığı maden emekçilerine üstlendikleri zor görevden ötürü her daim sevgi, saygı duydum, savundum, savunmaya da devam edeceğim. Onlar her türlü tehlikeyi göze alarak alın teri akıtan, tedbirsizlikten, işverenin aşırı kar hırsından ötürü yaşamlarına erkenden veda eden emekçilerdir.

Belleklere kazınan, 301 emekçinin yaşamını yitirdiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük iş cinayeti Soma faciasının üstünden beş yıl geçti. Önlemlerin ıskalandığı, emek sömürüsünün en üst düzeyde olduğu kaçak maden ocağında ölen emekçilerin arkadaşları bir süre sonra işten çıkarılmış, kimi de emekli olmuştu. İşyerinde örgütlü sarı sendikanın ilgisizliği, işveren ile olan yakınlığı ölenler kadar, işten çıkarılanların ocağına da ateş düşürmüştü.

İşten çıkarılan ve emekli olan 3 bin 500 emekçi beş yıldır ne kıdem tazminatını ne de emekli ikramiyesini alabildi. Açtıkları davada yargı işçileri haklı bulmasına, işverene icra uygulanmasına karşın emekçiye alın terinin karşılığı 5 yıldır ödenmiyor. Yaptıkları tüm girişimlerden sonuç alamayan maden emekçileri seslerini duyurabilmek için Soma’dan Ankara’ya yürümeye başladı.

Ne var ki, yürüyüşleri izinsiz olduğu gerekçesiyle engelleniyor. Oysa, onlar kırıp dökmeden, sırf alacaklarının ödenmesi için seslerini Ankara’ya, yetkililere duyurmak, kamuoyu oluşturmak istiyor. Ama önleri hep kesiliyor, yürümelerine izin verilmiyor. Belli aralıklarla yürüyor, sonra yine engelleniyorlar. Bakalım, Ankara’ya ulaşıp Enerji Bakanlığı önünde basın açıklamaların yapabilecekler mi?

Duyarlı bazı gazete ve televizyonlar emekçilerin hak arama yürüyüşünü Türkiye’ye duyurmaya çalışıyor. Yandaş medyadan ses yok.  Onları görmemeleri, sayfalarına ve ekranlarına taşımamaları basın etiği kadar habercilik adına büyük kusur. Söz konusu olan 3 bin 500 emekçi ve ödenmeyen haklar. Çileli madencinin haber olabilmesi için illa büyük can kayıplarının yaşandığı iş cinayetleri mi meydana gelmeli? Öylesine ıvır, zıvır, magazin haberleri arasında kitlesel bir yürüyüşün yer almaması savunulacak bir şey değil.

Maden emekçileri, “Çalmadık, çarpmadık, soymadık. Ödenmeyen alın terimizin karşılığını istiyoruz” diye bağırarak mesajlarını öyle güzel veriyorlar ki. Bu söz karşılığında ne denir ki?  Emeğinden başka sermayesi olmayan, kırıp dökmeyen emekçiye hakları niye ödenmiyor, yürümeleri niye engelleniyor?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.