sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Değer miydi be Kevser?

En büyük sevdasını, tutkusunu, düşünü gerçekleştiremeden yaşamına son verdi atanamayan genç öğretmen Kevser Abdülkadiroğlu.

Kastamonulu emeği ile geçinen bir ailenin kızı 21 yaşındaki Kevser, büyük umutlarla girdiği Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünü başarı ile bitirdi. Tüm heyecanı ile mesleğini bir an önce yapmak için sabırsızlanıyordu. 

Ne var ki, binlerce meslektaşı gibi çaldığı kapılar birer birer yüzüne kapandı. Oysa, ne de umutluydu, geleceğin düşünü kuruyor, öğrencilerine vereceği derslerin heyecanını içinde yaşıyordu. Sabırsızlıkla bekliyordu ataması yapılarak Anadolu’nun herhangi bölgesinde ders vereceği günleri. Ama olmadı, olamadı, bir türlü kavuşamadı  düşünü kurduğu öğrencilerine, okuluna, kara tahtasına.

Atama bekleyen yüz binlerce öğretmenlerden biriydi 21 yaşındaki Kastamonulu Kevser Abdülkadiroğlu. Ankara’dan gelecek atama haberlerine kilitlenmişti gözü kulağı. Öyle ya, ailesi her türlü özveride bulunarak okutmuş, diplomasını eline almıştı. Önünde hiçbir engel yoktu artık. Rahatlıkla mesleğini yerine getirebilirdi.

Başkent’ten beklediği sevindirici haber bir türlü gelmiyordu. Bakanlığın kısıtlı sayıda atama yapması Kevser gibi, diğer öğretmen adaylarını umutsuzluğa sürüklüyordu. Yine de, “Bugün değilse bile mutlaka yarın” diyerek hep umutla bekledi Kevser ve arkadaşları. Hala da bekliyorlar. Aslında, ülkemizin kanayan yarası olan ve bir türlü önlenemeyen işsizliğin net görüntülerinden biridir atanamayan öğretmenler.

Ataması gerçekleşmeyince iyice bunaldı, içine kapandı, adeta yaşama küstü hayatının baharındaki Kevser öğretmen.  Daha fazla dayanamıyordu eşitsizliğe, adaletsizliğe, ayrımcılığa. 

Canına tak dedi.  Dönülmez bir kararın eşiğindeydi. Hayalleri elinden alınmanın ve işsizlik kıskacının yarattığı kahrolası duygu ile ailesi bayram hazırlığı yaparken arife günü kendini asarak 21 yaşında dünyaya veda etti. Ailesi feryat etti, çığlıkları dört bir yanı sardı, ciğerleri yandı. Nasıl yanmasın ki, büyük umutlarla büyüttükleri, okuttukları, öğretmen olmasından gururlandıkları güler yüzlü Kevserleri canına kıymıştı. Su gibi genç bir kız hayatını sonlandırdı. Bundan daha ne büyük acı olabilir ki?  Yazık oldu Kevser’e. Değer miydi be Kevser kardeş canına kıymaya.

Aslında, önceden Kevser gibi pek çok öğretmen aday da aynı nedenlerden yaşamını sonlandırmıştı. Yazık oluyor bu gençlere.

Dediğim gibi atanamayan öğretmenler ülkenin temel sorunlarından biri.  Bir milyona yakın üniversite mezunu genç, mesleğini yapabilmek için bekliyor. Bu sayı yeni mezunlarla her yıl artıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı kısıtlı kadro sayısı talepleri karşılamıyor.

Öğretmen adayları her atama dönemini dört gözle bekliyor. Umutları gerçekleşemeyince hüsranla evlerinin yolunu tutuyor. Devlet büyüklerinin sorununun giderileceğini belirtmelerine karşın,  atanamayınca Kevser gibi gençler karamsarlığa kapılıyor. Umarım son olur Kevser’in canına kıyması. Onlar ailelerinin ve ülkenin geleceği, umudu. Umutlar, gelecekler karartılmasın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.